8 Mart kapsamında birçok kentte çeşitli etkinlikler düzenlendi
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne sayılı günler kalırken, bu kapsamda birçok kentte eylem ve etkinlikler devam ediyor. Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde düzenlenen etkinlikler kapsamında Dêrsim’de panel düzenlendi.
Kentteki bir kafede düzenlenen panele çok sayıda kişi katıldı. DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eşsözcüsü Yüksel Mutlu ile siyasetçi Gültan Kışanak’ın konuşmacı olduğu panelin moderatörlüğünü DEM Parti Dêrsim İl Eşbaşkanı Hümeyra Tusun Yeğin yaptı.
‘Yaşamın her alanında direniyoruz’
Yüksel Mutlu, kadınların sadece 8 Mart’ta değil, yaşamın her alanında direndiğini belirtti. Yüksel Mutlu, “Her toplumun bir hafızası vardır. Kadınların da güçlü bir hafızası var. Bu kenti, bu dili, bu inancı bugüne taşıyan kadınlardır. Ben 1937-38’de hayatını kaybetmiş tüm kadınlarımızın, annelerimizin hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Çünkü bizi bugünlere getiren onlar oldu. Dilimizi, kültürümüzü, inancımızı onlar yürüttü. Eğer bugün Aleviliğimiz, Kızılbaşlığımız, Kürtlüğümüz nefes alıyorsa bu onların emeği sayesindedir” diye konuştu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratik Toplum çağrısına dikkati çeken Yüksel Mutlu, “Eğer bu ülkede tarihsel bir yüzleşme olacaksa Kürtlerle, Alevilerle ve diğerleriyle olmalı. Ermeni meselesiyle, kadınlarla da yüzleşme olmalı” diye kaydetti.
‘Değerlere sahip çıkalım’
Gültan Kışanak ise, emek vermeden özgürlüğün kazanılamayacağını vurguladı. “Bu toprakların mayasında eşitlik, özgürlük ve demokratik bir yaşam var” diyen Gültan Kışanak, “Bu inanç, bu kültür bize bunu öğretiyor. Yeter ki biz bu değerlere sahip çıkalım. Yeniden kendi ayaklarımızın üzerinde duracak bir iradeyi yaratabiliriz. Dêrsim sadece bir şehir değil, bir kimliktir. Kadın olmak bir kimliktir, Kürt olmak bir kimliktir. Ama Dêrsimli olmak da özgürlüğüyle, direnişiyle bir kimliktir. Dêrsimli kimliğini korumak, bu kimliği gelecek kuşaklara taşımak istiyorsak Dêrsimli olarak yaşamak zorundayız. Dilimiz ve inancımız bu kimliğin iki temel taşıdır. Bu coğrafya yüzyıllardır haksızlığa karşı direniyor. Dêrsim halkı her zaman mazlumun, haklının yanında oldu. Bu toprakların direnişi; işgale, asimilasyona, inkâra karşı bir direniştir. Bugün de aynı iradeyle, aynı bilinçle mücadele etmeliyiz” diye söyledi.
Gülten Kışanak, “Bu topraklar yüzyıllarca kimseye minnet etmeden kendi iç örgütlenmesini kurdu. Alevi inancındaki ocak örgütlenmesi, hem inancın hem de toplumsal dayanışmanın temelidir. Bu anlayış bugün de bize yol gösterebilir.” diye kaydetti.
Êlih
Êlih’te (Batman) 8 Mart Kadın Parkı’nda bir araya gelen kadınlar, erbaneler eşliğinde halaya durdu. Ağaç etrafına örgü ören kadınlar “Jin, jiyan, azadî” sloganı attı.
Ankara
Ankara Kadın Platformu, 8 Mart kapsamında Kuğulu Park’ta bir araya gelerek, bildiri dağıttı. Yüksel Caddesi’ne kadar bildiri dağıtan kadınlar, 8 Mart yürüyüşüne davet etti. Kadınlar sık sık “Yaşasın kadın dayanışması” ve “Jin jiyan azadî” sloganları attı.
Sonrasında kısa bir açıklama yapan platform üyesi Eylül Soyluoğlu, kadınlara yönelik şiddete karşı 8 Mart’ta Yüksel Caddesi’nde açıklama ve yürüyüş gerçekleştireceklerini ifade etti.
Riha

Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) Belediyesi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında kadınlarla bir araya geldi. “Güneşin Sofrası” adıyla düzenlenen iftar programına tekstil işçileri, mevsimlik işçiler, ilçedeki kadın esnaflar, sanat ve sporla ilgilenen çok sayıda kadın katıldı. Wêranşar Belediyesi Kadın Danışma Merkezinde yapılan programa kadınlar hazırladıkları yemelerden serdiği sofrada buluştu. Ezanın okunmasıyla birlikte kadınlar iftarlarını açtı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısını hatırlatan Wêranşar Belediye Eşbaşkanı Bedriye Yorgun, “Sayın Abdullah Öcalan Barış ve Demokratik Toplum manifestosu yayınlandı. Bu manifesto sadece Türkiye’deki Kürt sorunu için değil dünyadaki bütün ezen ezilen ilişkilerine son verecek bir manifestodur. Bu manifesto inançların başta olmak üzere bütün hakların özgür bir şekilde kendi kimliklerini koruyarak bir arada yaşayacağı manifestodur. Biz kadınlar bu manifestonun içeriğine sahip çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ancak barışın olduğu yerde eşitlik ve özgürlük sağlanabilir. Barışın olduğu yerde kadınlar nefes alabilir” diye konuştu.
Barış için “Güneşin Sofrasını” kurduklarını dile getiren Bedriye Yorgun, “Güneşin sofrası bereket ve bolluktur. Güneşin sofrası yardımlaşma ve ortaklaşmadır. Bu ortaklaşma ruhuyla hazırladığımız soframızda mücadelemizi ve dayanışmamızı büyüteceğiz. Örgütlülüğümüz büyüteceğiz ve bu örgütlülüğümüzle savaşın karşısında demokratik toplumu öreceğiz” ifadelerini kullandı.
Program, “Jin, jiyan, azadî” sloganıyla son buldu.
HABER MERKEZİ









