• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Mart 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

TTB Merkez Konsey Üyesi: ATK Çam’ın yaşam ve sağlık hakkını ihlal ediyor

26 Mart 2026 Perşembe - 10:20
Kategori: Güncel, Manşet

Ağır hasta tutuklu Mehmet Emin Çam hakkında ATK’nin verdiği, ‘Cezaevinde kalabilir’ raporuna dair konuşan TTB Merkez Konsey Üyesi Mehmet Şerif Demir, Çam’ın cezaevinde tutulmasının hem sağlık hem de yaşam hakkını ciddi şekilde ihlal ettiğini dile getirdi

Son olarak kaldırıldığı hastanede verem teşhisi konulan ağır hasta tutsak Mehmet Emin Çam, bütün çağrılara ve başvurulara rağmen tahliye edilmiyor. Günde 17 ilaç kullanan, çok sayıda kronik hastalığı bulunan ve ailesini tanıyamayacak duruma gelen Mehmet Emin Çam’a dair yapılan infaz erteleme talepleri ATK’nin, “cezaevinde kalabilir” raporları nedeniyle reddediliyor.

‘ATK’nin yaklaşımı bilimsellikten uzaktır’

Sağlık ve yaşam hakkına erişimin bir lütuf değil, hak olduğuna dikkat çeken Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Üyesi Mehmet Şerif Demir, Mehmet Emin Çam’ın ağır hastalıklarına rağmen tahliye edilmemesini değerlendiren Şerif Demir, “Ne yazık ki hasta tutukluların tahliyesinin önündeki en büyük engellerden biri ATK raporlarıdır ve ATK’nin yaklaşımı çoğu zaman bilimsellikten uzaktır” sözlerini kullandı.
İleri yaşta olan bir kişinin yaşadığı sağlık sorunları da dikkate alınarak cezaevinde kalmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Şerif Demir, kişinin kendi yaşamını devam ettirmesinin bu hastalıklarla mümkün olmadığını ifade etti. Kişinin sürekli bakıma ihtiyacı olan bir hasta olduğunu ve düzenli takip edilmesi gerektiğini aktaran Şerif Demir, Çam’ın cezaevinde tutulmasının hem sağlık hem de yaşam hakkını ciddi şekilde ihlal ettiğini dile getirdi.

‘Çam’ın yaşam ve sağlık hakkı ihlal ediliyor’

Cezaevi koşullarına ve verilen raporlara ilişkin konuşan Şerif Demir, bu aşamada verilen “cezaevinde kalabilir” raporunun bilimsel verilerden uzak olduğunun altını çizdi. Şerif Demir konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi:

“Türkiye’deki cezaevi koşulları, sağlıklı bir insanın bile sağlık hakkına erişiminde ciddi engeller barındırırken; bu kadar hastalığı olan, en son verem teşhisi de konulan bir hastanın burada kalması ciddi bir sağlık sorunu ve yaşam hakkı ihlali meselesidir. Bu nedenle tedavisinin bir an önce yapılması gereken durumlar vardır. Bakıma ihtiyacı vardır. Günlük aktivitelerini sürdürebilmesi için birisinin yanında olması gerekmektedir. Ayrıca hastanede yatırılarak tedavi edilmesi gerekir. O yüzden cezaevinde kaldığı sürece yaşam hakkı ihlali ve geri dönüşümsüz ciddi sağlık sorunlarına neden olabilecek bir durum söz konusudur.”

‘Ağır hasta tutukluların tahliyesi noktasında en ciddi sorunlardan biri‘

Sağlık hakkına erişimin engellenmemesi gerektiğini vurgulayan Şerif Demir, “Burada hem TTB olarak, hem sağlık emek-meslek örgütleri olarak, hem de hekimliğin sorumluluğu gereği sürekli dile getiriyoruz: Kişinin cezası ne olursa olsun, kim olursa olsun sağlık hakkına erişimin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bu, cezaevi için de geçerlidir. Cezaevinde olsa bile sağlık ve yaşam hakkının önünde bir engel olmamalıdır. Bu hem anayasal bir haktır hem de devletin vatandaşlarına karşı bir sorumluluğudur. Burada özellikle ağır hasta tutukluların tahliyesi noktasında en ciddi sorunlardan biri de ATK’dir. ATK raporları bu sürecin en önemli belirleyicilerinden biridir. Ancak ne yazık ki hasta tutukluların tahliyesinin önündeki en büyük engellerden biri yine ATK raporlarıdır ve ATK’nin yaklaşımı çoğu zaman bilimsellikten uzaktır” dedi.

‘Bilimsel değil, kimi zaman siyasi tercihlerle şekillendiğini görüşürüz‘

ATK raporlarına yönelik eleştirilerini aktaran Şerif Demir, “Oysa hastanın sağlığını ve yaşam hakkını önceleyen bir değerlendirme yapılması gerekirken, tam tersi bir yaklaşım söz konusu olabilmektedir. Kamu ve üniversite hastanelerinde verilen birçok rapora rağmen, ATK’nin farklı yönde raporlar verdiğine dair çok sayıda örnek bulunmaktadır. Tam teşekküllü hastanelerde bağımsız heyetlerce değerlendirildiğinde cezaevinde kalamayacağı açık olan durumlar, ATK tarafından farklı şekilde değerlendirilebilmektedir. Bu durumun bilimsel değil, kimi zaman siyasi tercihlerle şekillendiğini görürüz.

Bu nedenle ATK’nin hasta tutukluların sağlık ve yaşam hakkına erişimi önündeki engel oluşturan yapısının düzeltilmesi, daha bağımsız ve bilimsel bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

‘Bağımsız uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi şarttır‘

Şerif Demir, son olarak şu değerlendirmede bulundu:

“Türk Tabipleri Birliği olarak bu konudaki yaklaşımımız nettir. Her defasında bunu dile getiriyoruz. Uluslararası sözleşmelere de atıf yaparak ilgili kurumlara ve yetkililere bu taleplerimizi iletiyoruz. Hekimliğin temel sorumluluğu gereği öncelikle yaşam hakkının korunması gerektiğini savunuyoruz. Bu doğrultuda, cezaevi koşullarında yaşamını sürdüremeyecek durumda olan hasta tutukluların derhal tahliye edilmesi gerekmektedir. Tedaviye uygun sağlık koşulları sağlanmalıdır. Özellikle hasta tutukluların sağlık hizmetine erişiminde sorun yaşaması durumunda, bir an önce tahliye edilmeleri gerekmektedir. Ayrıca bu kişilerin bağımsız uzman hekimler tarafından değerlendirilmesi şarttır.”

Son olarak çağrısını yenileyen Şerif Demir, “Sağlık hizmetine erişmeye çalışırken kişinin sağlığını bozacak tüm koşullar ortadan kaldırılmalıdır. Son olarak tekrar vurgulamak gerekir ki yaşam kutsaldır. Hiçbir koşulda sağlık hakkına erişimin önünde engel olmamalıdır. Sağlık hakkına erişim bir lütuf değil, temel bir haktır ve her koşulda sağlanmalıdır” dedi.

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hasta tutsak yakınından tepki: Böyle barış mı olur?

Sonraki Haber

PJAK: HPJ kadın örgütlenmesi değerli bir deneyim sunuyor

Sonraki Haber

PJAK: HPJ kadın örgütlenmesi değerli bir deneyim sunuyor

SON HABERLER

Fehim Tosun’un cenazesi 4 gün sonra alındı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösterildi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Milazgir’de Newroz: Direnişten vazgeçmeyeceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Ayşegül Doğan: Zaman iyi değerlendirilmez ise riskler ortaya çıkabilir

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Siyasetçi Alınak’a verilen hapis cezası onandı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Sudan’da iki ayrı dron saldırısı: En az 28 sivil yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Mersin’de kadın katletme girişimi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır