‘Bakırköy Hapishanesi’nde şu an kantinde uçlu kalem satılıyor ama uç satılmıyor, onun yerine kurşun kalem satılıyor ama kalemtıraş satılmıyor’
Bakırköy Kapalı Kadın Hapishanesi’nde tutulan tutsak Ebru Yiğit, hapishanedeki akıl almaz uygulama dikkat çektiği bir yazı kaleme aldı.
ETHA’da “Kurşun kalemi nasıl açalım?” başlığı ile yayımlanan yazıda, hapishanelerdeki akıl almaz kısıtlamalara dikkat çekilirken, hapishanelerde kantinden alınan eşyalara bile “amacı dışında kullanıldığı” gerekçesiyle el konulduğu ifade ediliyor.
Ebru Yiğit’in yazısından bir kesit şöyle:
“Bakırköy Hapishanesi’nde şu an kantinde uçlu kalem satılıyor ama uç satılmıyor, onun yerine kurşun kalem satılıyor ama kalemtıraş satılmıyor. Sanırım renkli kalemin, siyah ve kırmızı tükenmez kalemin satılmadığını belirtmeme gerek yok. Neden diye sormayın, biz aldığımız 1 milyon üç yüz elli sekizinci “yasak” cevabından sonra vazgeçtik zira. Artık sormuyoruz. Onun yerine içinde cevap barındırabilecek daha farklı sorular soruyoruz. Örneğin “Kurşun kalemi baltayla mı açacağız?” gibi. En azından evet ya da hayır minvalinde bir cevap alma olasılığınız var. Nitekim haftalık koğuş aramasında daha önce kantinden aldığımız kalemtıraşa el koyan gardiyana “Bu kalemleri neyle açacağız?” diye sorduğumuzda “bıçakla açın” diye dahiyane bir cevap verdi.
Ama unuttuğu küçük bir ayrıntı vardı ki, amaç dışı kullanılan ürünlere de el konuluyordu. Örneğin kantinden aldığımız çarşafı ikiye bölüp yarısını kullandınız. Kendinizce kullanımı kolay olsun diye bir yöntem belirlediniz. Olmaz, çarşafı amaç dışı kullandığınız için o çarşafa el konulur. O yüzden meyve, sebze doğranması için ucu kesilerek verilen yarım bıçağımızla kalem açma önerisine temkinli yaklaşıyoruz. Zira böyle bir kullanımdan sonra bıçağa mı yoksa kaleme mi el konulacağından emin değiliz. Bir eşyayla iki işlem yapamadığımız Bakırköy’de kalemden de bıçaktan da vazgeçmek zor bizim için. Ucu kesik yarım bıçağımız ve ucu bitmiş kurşun kalemimiz hala bu girift sorunun çözümünü ve hangisini tercih edeceğimizin yanıtını bekliyor boynu bükük.”
HABER MERKEZİ









