KJAR, İran’da artan idamların özgürlük taleplerini bastırmayı amaçladığını belirterek, özellikle kadın siyasi tutukluların durumuna dikkat çekti ve uluslararası topluma acil çağrı yaptı
İran’da artan idamlar ve siyasi baskılar uluslararası gündemdeki yerini korurken, Doğu Kürdistan Özgür Kadınlar Topluluğu (KJAR) bir açıklama yaptı. Açıklamada idam cezalarının özgürlük talep eden sesleri susturmak için kullanılan sistematik bir araç haline geldiği belirtilerek özellikle kadın siyasi tutukluların durumuna dikkat çekildi ve uluslararası topluma acil harekete geçme çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, kadınların tarihsel olarak ayrımcılık ve baskıya karşı mücadelede oynadığı role vurgu yapılarak, kadınların “özgür yaşamı savunmanın ön saflarında” yer aldığı ifade edildi. Kadınların sesinin, sevdiklerinin özgürlüğünü bekleyen ya da mücadele sürecinde bedel ödeyen annelerin, kız kardeşlerin ve kadınların acılarını yansıttığı belirtildi.
KJAR, kadın siyasi tutukluların durumuna dikkat çekerek kadın siyasi tutukluların “insani hakları için mücadele ettikleri, güçlü iradeleriyle işkence ve baskıya karşı durarak tüm İranlı kadınlar için direniş sembolü haline geldikleri ve İran rejimini endişeye sevk ettikleri” ifade edildi.
‘İdamlar özgürlük mücadelesini engelleyemiyor’
Açıklamada siyasi tutukluların idam edilmesinin toplumda “korku yaratma ve umudu bastırma” amacı taşıdığı ifade edilirken, bu sürecin özgürlük taleplerinin yayılmasını engellemediği, aksine “insan onuru için mücadelenin devamını” güçlendirdiği belirtildi.
Savaş koşulları ve ağır internet kısıtlamalarına da değinilen açıklamada , “saha verilerine” göre son günlerde yaklaşık 30 kişinin idam edildiği belirtildi. Bu kişilerin ifadelerinin işkence altında alındığı ve en temel insan haklarından mahrum bırakıldıklarına da yer verildi.
‘Biz ölüme karşı duruyoruz’
KJAR, dünya kamuoyunun savaş gelişmelerine odaklandığı bir dönemde idamların uygulanmasını, İran’da “insan hakları ihlallerini gizleme politikası”nın bir parçası olarak değerlendirdi. Açıklamada ayrıca, İran ve Ortadoğu’da demokratik bir toplumun inşası için “tüm etnik, dini ve mezhepsel kimliklere saygı gösterilmesi gerektiği” vurgulandı. KJAR, kendisini mücadeleci kadınların iradesinden doğan bir güç olarak tanımlayarak şu ifadeleri kullandı:
“Biz ölüme karşı duruyoruz, çünkü yaşamı seçtik; baskıya karşı duruyoruz, çünkü özgürlüğü hakkımız olarak görüyoruz; idama karşı duruyoruz, çünkü adaleti öldürmekte değil, özgürleşmede görüyoruz.”
İdamların son bulması için çağrı
Açıklamanın sonunda, insan hakları kuruluşlarına, sivil toplum aktörlerine ve dünyanın dört bir yanındaki “duyarlı vicdanlara” idamların derhal durdurulması için harekete geçme ve bu sürece sessiz kalmama çağrısı yapıldı. Açıklama “İdama hayır; yaşama, özgürlüğe ve insan onuruna evet” sloganı ve ortak eylem çağrısıyla sona erdi.
Kaynak: NûJINHA









