• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Nisan 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Polis, Kobanê eylemlerinde katledilen Toprak ve Gezer’in failleriyle sık sık görüşmüş

10 Nisan 2026 Cuma - 09:37
Kategori: Güncel, Manşet

Av. Kenan Maçoğlu, Kobanê eylemleri sırasında HÜDA PAR’lılar tarafından katledilen Bilal Gezer ve Sinan Toprak soruşturmasında sanıklılarla polisler arasında çok sayıda telefon görüşmesi olduğunu ve soruşturmada birçok şeyin görmezden gelindiğini belirtti

DAİŞ’in Rojava’ya dönük saldırılarına karşı Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde 7 Ekim 2014 tarihinde düzenlenen protesto eylemlerine dönük HÜDA PAR’lı kişilerin saldırısı sonucu Bilal Gezer ve Sinan Toprak katledildi. Bilal Gezer ve Sinan Toprak’ın katledilmesinden 12 yıl sonra iddianame hazırlanarak dava açıldı. 12 yıldır tek bir tutuklama olmayan davanın 2 Mart’ta görülen duruşmasında ise, avukatların tutuklama talepleri reddedildi. Davanın ikinci duruşması 13 Nisan Pazartesi günü görülecek.

Kenan Maçoğlu

Dava avukatlarından Kenan Maçoğlu, yargılama sürecine ilişkin konuştu. 12 yıl süren soruşturma sürecinde tek bir tutuklama olmamasının delillerin karartılmasına neden olduğunu belirten Kenan Maçoğlu, Bilal Gezer ve Sinan Toprak’ın katledildiği silahların hala bulunamadığına dikkati çekti. Kenan Maçoğlu, “Tedbiren de olsa tutuklama kararı verilmesi gerekiyordu. Karartılan deliller var ama suç aletleri ortada yok. 2014 yılından beri hem Sinan’a hem Bilal’e ateş eden silahlar ile mermi çekirdekleri ortada yok” dedi.

Soruşturma yürütülürken birçok şey görmezden gelinmiş

Kenan Maçoğlu, Sinan Toprak’ın vurulma anını gören ve HÜDA-PAR’a yakın dernek olan Ravza-Der’in kamera kayıtlarına da müdahale edildiğini ve yine “tetikçilerin” geçtiği güzergahlarda önemli tespitler içeren kamera kaydı alan bazı dükkanlara da müdahale edildiğini belirterek, “Bu doğrudan delil karartmadır. Delil karartma; tutuklu yargılanmayı gerektirir. Onun dışında sanıkların evlerinde bulunan silahların bazıları çamaşır makinesi ya da çöp kutusuna saklanılırken yakalanmış. Abdurrahman Seyhan’ın evinde arama yapılırken, evdekilerden biri ‘Çocuğu okula bırakacağım’ diyerek evden çıkıyor; meğerse gidip dükkanda bulunan bir tabancayı çıkarmaya çalışmış, çıkarmaya çalışırken de devriye atan polisler fark edip tutanağa geçirmiş. Tüm bunlar tutuklama sebebi fakat soruşturma yürütülürken tüm bunlar görmezden gelinmiş ve tutuklama yapılmamış” diye belirtti.

‘5 sanığın ciddi bir telefon trafiği var’

Soruşturma aşamasında da birçok usulsüzlüğe denk geldiklerini aktaran Kenan Maçoğlu, “Kadri Şengül, olayların ertesi günü gözaltına alınıyor fakat telefonuna el konulmuyor. Eğer telefona el konulmuş olsaydı yazışmalar ya da telefon görüşmelerinden olay sıcağı sıcağına aydınlatılabilirdi. Kadri Şengül’ün ikametinde arama yapılıyor. Ruhsatsız birden fazla tabanca, birden fazla af tüfeği ve bu silahların çeşitli miktarlarda mermilerine el konuluyor. İfadesi alındıktan sonra adli kontrol ile serbest bırakılıyor. Tanıkların, Şengül’ün ailesinden başka kişilerin de olay yerinde olduklarını ve göstericilere ateş ettiği yönünde beyanları olmasına rağmen, aynı evde ikamet eden Musab Şengül gözaltına alınmıyor. Yine o gece Şengül’ün evinde bulunan sanıklardan Ziya Sayhan’ın da hakkında gözaltı işlemi yapılmıyor. HTS kayıtlarına göre özellikle Bilal ve Sinan’ın vurulduğu saatte dosyadaki 5 sanığın ciddi bir telefon trafiği var. Hem mesaj hem de telefonla arama trafiği var. Muhtemelen bu sırada meseleyi organize ediyorlar” ifadelerini kullandı.

‘Bir numaralı sanığın ifadesi 2015 yılında alındı’

Olay günü Sinan Toprak’ın vurulmasına ilişkin kamera görüntülerinin olduğunu da söyleyen Kenan Maçoğlu, “Sinan’ın vurulduğu sokağa giren iki kişi var. Kırtasiyenin kamera görüntülerine yansıyorlar. Vurulmasından yaklaşık bir iki dakika sonra vurulduğu yerden 500- 600 metre ileride elinde uzun namlulu silah ile Reşit Vural görüntüye yakalanıyor. Vural, aslında dosyanın bir numaralı sanığı. Telefon trafiğinin de temel organizasyonunun içinde. O gece Reşit Vural evine gitmiyor. Dosya sanıklarından Abdülkerim Sayhan’ın evinde kalıyor. Birçok tanık Vural’ı meydanda halka ateş ederken gördüğünü, bu sırada Abdurrahman Seyhan’a, ‘Bunu da gebertelim mi’ diye bir ifade kullandığını söylüyor. İddianamede de, özellikle bu cümleden hareketle Sinan’ın vurulmasının baş şüphelisi olarak Reşit Vural gösteriliyor. Dosya sanıkları bu kişiler hakkında gözaltı kararı alınmıyor.  Sadece Kasım ayında ev aramaları yapılıyor. Bu aramalarda birden fazla af tüfeği ve ruhsatsız tabanca bulunuyor  fakat buna rağmen hala ifadelerine başvurulmuyor. İfadeleri 2015 Mart ayında alınıyor. İfadeleri alındıktan sonra da adli kontrole dahi gerek duyulmadan serbest bırakıyorlar” diye belirtti.

‘Tanıklar duruşmadan önce tehdit edildi’

Dava tanıklarının duruşmadan önceki günlerde sanıklar tarafından tehdit edildiklerini de aktaran Kenan Maçoğlu, “Dosyada onlarca tanık var. Birçok kişi ateş edenleri görmüş. Fakat bunlar ellerini kollarını sallayarak dışarıda gezdikleri için insanlar korkup mahkemede tanıklık yapamıyor. Birçoğu bunu açık açık söylüyor. Soruşturma aşamasında şunu gördük;  mesela aileler olaya tanık olanlar ile görüşüyor. Tanıklar, aileye kimlerin ateş ettiğini anlatıyorlar ama gidip savcıya bunu ifade edemiyor. Normal şartlarda cinayetle yargılanan bir sanık, tanık ile sohbet bile edemez ama bunlar direkt gidip tanıkları tehdit ederek ifadelerini değiştirmelerine neden oluyor” dedi.

Polis sanıklarla defalarca görüşmüş

Dosyadaki HTS kayıtlarını incelediklerinde  Kerboran’da bulunan TEM polisi ile dosya sanıklarından Kadri Şengül başta olmak üzere birçok sanık ile telefon trafiğini tespit ettiklerini ifade eden Kenan Maçoğlu, “Birçok tutanakta imzası olan TEM çalışanı, olaydan önce ve sonra dosyadaki sanıklarla HTS trafiği var. Bu polis hem olaylardan önce hem de sonrasında bu sanıklarla dakikalarca görüşme gerçekleştirmiş. Görüşme içeriğini bilemiyoruz ama sanık Kadri Şengül’ ‘gözaltına alınacaksın, hazırlık yap, silahları ortadan kaldır’ mı dendi bilmiyoruz. Bu anlamda şüpheli ve dikkat çeken bir isim. Bu yüzden bir sonraki duruşmada bu polisin de dinlenmesini talep edeceğiz” dedi.

DAİŞ ya da EL-KAİDE kamplarında eğitim aldığı şüphesi

Dosyanın bir numaralı sanıklarından Reşit Vural’ın olay öncesinde Afganistan’a ve Irak’a gittiğini, burada DAİŞ ya da El-Kaide kamplarında eğitim almış olabileceğini ancak bu durumun araştırılması yönündeki taleplerinin tamamının mahkeme tarafından reddedildiğine dikkat çeken Kenan Maçoğlu, “Dosyadaki mevcut profil de buna uyumlu. Çünkü uzun namlulu silah ile kamera görüntülerine yansımış. Gidip gezdiği yerlerde nerde kamera var, nerede kamera yok diye kamera açılarına bakıyor. Yine kendi ifadelerine göre yüzlerce eylemcinin olduğu sokakta ellerinde uzun namlulu silahlarla çok rahat gezebiliyorlar. Adeta gösterici avına çıkmışlar. Bu kadar eğitimli olmasalar rahat rahat gezebileceklerini düşünmüyoruz. Biz pasaport kaydı, yurtdışı giriş çıkış kaydının ortaya çıkarılmasını talep ettik. MİT veya emniyet tarafından herhangi bir soruşturma yürütülmüş mü ki muhtemelen yürütülmüştür. Buna dair bir araştırma yapılsa biz ciddi bulguların ortaya çıkacağını düşünüyoruz” diye belirtti.

‘Görünmez bir el tutuklamaları engelliyor’

Mahkemede reddedilen bir diğer taleplerinin ise keşif olduğunu söyleyen Kenan Maçoğlu, “Bir cinayet dosyasında mahkeme keşif talebimizi de reddetti. Mahkemenin önce araştırması gereken temel şeyler şunlar; mesele nasıl gelişti, nasıl ateş edildi, kim nereden vuruldu olmalıydı. Bu talepler daha ilk duruşmada reddedildi. Bu durum bile meseleye yaklaşımlarını gösteriyor” diye konuştu.

Soruşturma sürecinde savcılık tarafından tanık beyanlarına başvurularak sanıklar hakkında araştırma yapıldığını ancak herhangi bir tutuklama ya da gözaltı işlemi yapılmasının engellendiğine dikkat çeken Kenan Maçoğlu devamla şunları kaydetti:

“Dosyayı kim okusa; cinayeti kimin işlemiş olabileceğini rahatlıkla görebilir. Fakat görünmez bir el bunların tutuklanmasına engel oluyor. Cinayet saatleri polis tutanaklarında net olarak belirtilmiş. Bilal’in vurulma saati 21.20.  Sinan’ın 21.33. Tam bu dakikalarda sanıklar arasında çok ciddi bir telefon trafiği var. Fakat sadece Kadri Şengül gözaltına alınıyor.  O da ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılıyor. Devamında birçok tanık ifadesi alınıyor. Savcılık tarafından verilen her bir isime ilişkin ciddi bir araştırma yapılmış fakat bu tarz dosyalarda temel eksiklik gözaltı yapılmamasıdır. Anladığımız kadarıyla bu konuda bir blokaj var. Muhtemelen gözaltı da yapılmak istenmiş ancak bir yerlerden engellendiği için gözaltına başvuramamış. Sadece yazışma ve araştırma ile dosyayı yürütmeye çalışmışlar. Hakimler ve savcılar kendilerini rahat hissedebilseler, tutuklama da dahil olmak üzere çeşitli önlemler alabilirler. 

‘Sanıkların tamamı HÜDAPAR çevresinden’

Sanıkların tamamı HÜDAPAR çevresinden. Bildiğiniz üzere HÜDA PAR da bugün iktidarın ortağı konumunda. Dolayısıyla yargının mevcut durumunu da göz önünde bulundurduğumuzda; hakimler ve savcılar karar verirken bundan bağımsız hareket edemiyorlar. Bu cinayet dosyasında sanıkların tutuklanmamaları için hiçbir sebep yok.”

Haber: Sema Bingöl \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kommagene’den günümüze: Semsûr’da üç tarihsel miras

Sonraki Haber

Seferihisar da JES tehditti ile karşı karşıya: Memleketimizden uzak dursunlar

Sonraki Haber

Seferihisar da JES tehditti ile karşı karşıya: Memleketimizden uzak dursunlar

SON HABERLER

Gar Katliamı’nın 126’ncı haftasında yaşamını yitirenler anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2026

Her şeyi çalmışlar, evleri de yıkmışlar: Geriye sadece toprak kalmış

Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2026

Türkoğlu: Kalıcı barış kapsayıcı siyasetle mümkün

Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2026

Mısır’da kötü hava koşulları en çok çalışan kadınları vurdu

Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2026

Emine Ahmed değerlendirdi: Ortadoğu’daki savaş denkleminde Kürtlerin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2026

Sudan’da aralarında 17 çocuğun bulunduğu 40 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2026

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı: Suça sürüklenen çocuklarda ceza miktarları artacak

Yazar: Yeni Yaşam
10 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır