Hasta tutsak Enver Yanık’ın sağlık durumunun kötüye gittiğini belirten hukuk ve insan hakları örgütleri, Yanık’ın bir an önce serbest bırakılmasını talep etti
İnsan Hakları Derneği(İHD), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir şubeleri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Temsilciliği ile Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Enver Yanık’ın durumuna dikkat çekmek ve maruz bırakıldığı insan hakları ihlallerini kamuoyuyla paylaştı.
İHD şubesinde yapılan toplantıya Yanık’ın ailesinin yanı sıra İzmir Barosu adına yönetim kurulu üyesi Zöhre Dalkıran da katıldı.
Wernicke-Korsakoff hastası
Açıklamayı okuyan İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Av. Nazlı Turan, Enver Yanık’a Wernicke-Korsakoff Sendromu teşhisi konulduğunu belirtti.
Enver Yanık’ın 1994’den beri birçok kez tutuklandığını belirten Nazlı Turan, ” 1999’daki hapishane operasyonları sırasında ağır yaralanan Enver Yanık seri ortopedik ameliyatlar ve ayrıca göğüs tüpü takılmasını gerektiren tıbbi operasyon geçirmiş olup, vücudunda halen el bileklerinde, göğüs boşluğunda, leğen kemiği, uyluk bölgeleri ve baldır bölgelerinde çok sayıda şarapnel parçaları bulunmaktadır. Yine hapishanede maruz bırakıldığı ağır fiziki travmalar ve açlık grevi sonucu olabileceği düşünülen hidrosefali gelişmiş; bu durum nörolojik açıdan kalıcı ve ilerleyici sonuçlar doğurmuştur” ifadelerini kullandı.
Tekerlekli sandalyesi geri alındı!
Enver Yanık’ın sevk tarihinden bu yana 21 kilo verdiğini, ağırlaşan sağlık sorunlarının hala devam ettiğini söyleyen Nazlı Turan, Yanık’a hareket edebilmesi için idare tarafından verilen tekerlekli sandalyenin herhangi bir geçerli hukuki gerekçe gösterilmeksizin “ailen alsın” denilerek geri alındığını dile getirdi.
Nazlı Turan, şöyle konuştu:
“Devletin gözetim ve sorumluluğu altındaki, hareket kabiliyeti son derece sınırlı bir mahpusun temel yardımcı cihaza erişiminin engellenmesi; insan onuruna aykırı ve ağır sonuçlar doğuran bir uygulamadır. Hükümözlü (Yerel mahkeme tarafından verilen cezası onaylanmamış kişi) statüsünde olmasına rağmen, gün boyu yararlanması gereken havalandırma hakkı fiilen engellenmektedir. Günde yalnızca bir saat, bulunduğu blok dışında bir havalandırma alanına çıkarılmakta; bu alan ise sürekli kamera ile izlenmektedir. Sürekli gözetim altında tutulması, mahremiyet hakkını ihlal ettiği gibi, psikolojik baskı yaratmakta; bu nedenle Enver Yanık çoğu zaman havalandırmaya çıkmaktan vazgeçmek zorunda kalmaktadır. Enver Yanık’ın sağlık durumu gereği başka kişilerle birlikte kalması ve sürekli gözetim değil, sürekli bakım alması gerekirken Menemen R Tipi Hapishanesi’nde tek başına tutulması başlı başına ağır bir hak ihlalidir. Sık sık bayılma atakları geçiren, hareket kabiliyeti son derece kısıtlı olan bir hasta mahpusun yalnız bırakılması; yalnızca psikolojik yıkıma değil, doğrudan yaşam hakkı bakımından da ciddi ve yakın bir tehlikeye yol açmaktadır. Kriz anlarında yardım isteyememesi ya da geç müdahale edilmesi, telafisi imkânsız sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Hapishane idaresi tarafından Adli Tıp Kurumu’na başvuruda bulunulmuş; ancak aradan üç ay geçmesine rağmen henüz herhangi bir sonuç alınamamıştır. Geri dönüşü olmayan sonuçlar doğmadan Enver Yanık derhal serbest bırakılmalı ve uygun sağlık koşullarında tedavi altına alınmalıdır. Aksi halde doğabilecek her türlü sonucun sorumluluğu; mevcut sağlık raporlarına, hapishane koşullarındaki açık risklere ve yapılan başvurulara rağmen gereğini yerine getirmeyen idari ve adli makamların üzerinde olacaktır.”
Dayanışma konseri
Enver Yanık’ın eşi Şükriye Yanık ise “Enver Yanık için adil yargılama hakkı” ve “Hasta tutsaklara özgürlük” diyerek 27 Nisan Pazartesi günü Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek konsere katılım çağrısı yaptı.
Kaynak: MA









