• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
31 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Muhammed İnal

Demokratik İslam Konferansı üzerine

30 Temmuz 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Muhammed İnal, Yazarlar

20-21 Haziran’da Amed’de gerçekleşen Demokratik İslam Konferansı’nın 3. büyük toplantısı, çok önemli bir çalışma olarak yerini aldı. İlk konferans, 2014 yılında yine Amed’de birçok Müslüman ülkeden temsilcilerin katılımıyla gerçekleşmiş ve başta Ortadoğu olmak üzere dünya Müslüman topluluklarının ilgisini çekmişti. Özellikle DAİŞ denen ve ABD İsrail kumandalı İslam- maskesi kullanan çeteci sapmanın güç kazandığı bir dönemde bu sapmaya karşı Demokratik İslam Konferansı’nın Kürdistan’ın dört parçasının haricinde, Afrika’dan Avrupa’ya birçok Müslüman topluluğun temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşmesi halen değeri tam anlaşılamamış bir çalışmaydı. 2014’te bu konferansın oluşum ve gerçekleşmesinde önemli katkıları olan Sayın Öcalan ve diğer katılımcıların kıymetini takdir etmek hakkaniyetin gereğidir.

Bu son konferansta yine tarihi bir eşik gerçekleşti. İslam devrimi adı altında gerçekleşen fakat sonrasında İslami Şii- milliyetçiliği ile dejenere edip bir iktidar ideolojisine dönüştüren ve giderek zorbalaşan İran’dan, aynı şekilde İslam’ı maske olarak kullanan fakat özünde emperyalizmin işbirlikçisi olan zorba Arap monarşilerine kadar bölgede hakim olan iktidarların kendi iç çatışmaları yanı sıra; ABD -Avrupa-İsrail sömürgeciliğinin Ortadoğu’yu yeniden kan gölüne çeviren saldırılarının yaşandığı bir dönemde, halkların özgürlük ve eşitlik ideallerine/ özlemlerine muvafık bir İslami anlayışın alternatif olarak ortaya konulması, tarihi önemde sonuçlar doğurmaya adaydır.

Ayrıca önemli bir konu olarak son iki yıldır, Kürt sorununun yüzyıllık inkâr girdabından kurtarılarak çözüme kavuşturulması sürecinde Kürdistan dindarlığının kendini aktif bir siyaset- toplumsal özne olarak yapılandırılması çok önemli bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Demokratik İslam Kongresi yeniden yapılanma gücü gösterir ve tarihi bir misyona denk bir duruşu yakalarsa, sadece Kürdistan’da değil, Ortadoğu’da halkların demokratik mücadelesine önemli katkılarda bulunacaktır ve aynı zamanda İslam’ın özüne uygun demokratik yapılanmaya öncülük de edebilecektir.

Kürt inkârı döneminde özellikle Kemalist rejimin jakoben laikçi- seküler karakteri nedeniyle en fazla tahrip edilen, zarar gören ve bu nedenle dejenerasyona maruz kalan boyutlardan biri de Kürdistan dindarlığı oldu. Şêx Seîd’e dönük İngiliz destekli komplo ve ardından gerçekleşen inkâr-katliam süreciyle beraber Kürt dindarlığının geleneksel kurumları, entelektüel ve kurumsal yapıları neredeyse tamamen imha ve tasfiye edildi. Birçok eksik ve yetersizliklerine rağmen 20. yüzyıl başına kadarda Kürt medrese sistemi hem diğer Müslüman topluluklara da öncülük edecek düzeydeydi; hem de Kürt yurtseverliği ve dilinin geliştirilmesi ve taşınmasında en önemli merkezlerdi. Ancak Cumhuriyet’in kuruluşuyla, özellikle 1924 anayasasının katı laik zorbalığı sonucu (Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Tekke ve Zaviyelerin kapatılması hakkında kanun, vakıfların ve camilerin devlet denetimine alınması ve benzeri) ‘devrim’ yasaları neredeyse bin yıl boyunca Kürdistan’da beyin işlemi gören medreseleri ve diğer dini kurumlaşmaları birden imha etti. 1925 -1970 arası çoraklaşmanın, öncüsüzlüğün temel sebebi buydu.

Bu nedenle Demokratik İslam Kongresi bileşenlerinin yeni süreçte yeniden yapılanma tartışma ve çalışmalarında ciddi bir sorumluluk yüklendikleri açıktır. Kürdistan dindarlığının kurumsal ve zihniyet faaliyetlerinde neredeyse yüzyıldır devam eden bir ‘’fetret dönemi” var ve bu dönemde yaşanan tahribatların giderilmesi, çok acil bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Bu öncülük, Emevilerle başlayan Yezitçi sapmayla Avrupa modernleşmesine özenen modern- Selefici- Vahhabi sapmaya karşı en güçlü devrimci Muhammedî İslam odağı olacaktır. Eğer bu öncülük şu ya da bu sebeple, içsel yetersizlikler veya dışsal engellemeler nedeniyle gerçekleşmezse, İŞİD benzeri sapkın yapıların yeniden güçlenmesine ve onarılması güç tahribatlara yol açmasına zemin sunulmuş olacaktır.

Bu noktada DEM parti başta olmak üzere özgürlük hareketinin kadrolarının bu çalışmalara gerekli değeri ve demokratik İslami dindarlığın temsiline daha fazla önem vermeleri gerekmektedir. Açıktır ki bu konudaki kimi ciddi yetersizlikler, önem vermeme, dikkate almama, İslami yurtsever dindarlığı bir nevi yokmuş gibi ele alma hataları vardır. Kürt muhalif basınında bu konuda duyarlı davrandığı söylenemez. DİK başta olmak üzere demokratik İslami kurum ve çalışmalarını, bir nevi görmezden gelme, önemsememe tutumu göze çarpıyor.

Kürt toplumunun çoğunluğu halen dindarlığı önemli bir değer olarak benimsemektedir. Doğru bir dini anlayış ortaya konulmadığı zaman, bu boşluk farklı sapmalara alan açmaktadır.

Unutulmamalıdır ki, din; bazılarının sandığı gibi sadece bireysel alana, birkaç ritüel- ibadete veya bazı geri adetlere sıkıştırılabilecek bir olgu değildir. Din aynı zamanda bir siyaset, bir ekonomi, bir sosyolojidir. Doğru dini anlayış, Hz. Muhammed döneminde olduğu gibi ezilen sınıfların, diri diri toprağa gömülen kadınların, mazlum halkların kurtuluş ve devrim ideali; çok güçlü bir mücadele öncülüğüdür. Kuran’da ana eksen, çok güçlü bir ezen- ezilen çelişkisi ekseninde ezilenlerin sosyal, siyasal, ekonomik, adalet ve özgürlük mücadelesidir. Tarih felsefesi, egemen müstekbirlere, Firavun, Nemrut, Neron, Ebu Cehillere karşı peygamberler öncülüğündeki halk devrimleridir. Ümmet, halkların ve inançların kardeşçe ve barış içinde yaşama modelidir. Eğer İslam’ı, gerçek özüyle yeniden yapılandırmak istiyorsak bu tarihsel öze uygun söylem, zihniyet ve kurumsallaşmayı gerçekleştirmemiz gerekiyor. O zaman iktidarların elinde özünden uzaklaştırılarak halkların afyonu haline getirilen sahte- dinci argüman da boşa çıkarılmış olacak ve toplumsal demokratik mücadele çizgisi de güçlenmiş olacaktır. Yıllardır Türkiye’de İslam’ı çarpıtarak iktidarların payandası yapan kesimlere karşı mücadelenin zayıf kalması ve tam başarıya ulaşamamasının temel sebebi Muhammedî İslam eksenindeki siyasal- sosyal mücadelenin tam örgütlenememiş olmasıdır.

Dolayısıyla Demokratik İslam çalışmalarını sadece geleneksel fıkhi alanla, ya da bazı ibadetlerin yerine getirilmesiyle sınırlamak ya da ‘devletin Diyaneti var, bizim de bir Diyanetimiz olsun’ anlayışıyla ele alınması hatalıdır. Demokratik İslam çalışmaları toplumu ilgilendiren bütün alanlarda, sadece Kürdistan’la da sınırlı kalmayarak, siyasette, sosyal alanda, ekonomik boyutta, gençlik ve kadın örgütlenmesiyle, birçok alanda kendisini yapılandırmayı esas alırsa, güçlü başarılar kazanacaktır.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Demokratik toplum ve DEM’in yeniden kuruluşu

Sonraki Haber

Kapsayıcı yasa kalıcı barış

Sonraki Haber

Kapsayıcı yasa kalıcı barış

SON HABERLER

Müzakere özgür insanlar arasında olur

Yazar: Yeni Yaşam
31 Temmuz 2026

‘Kalemim hakikatin izinde’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Temmuz 2026

‘Devletin zamanı… Kürtlerin zamanı…’

Yazar: Yeni Yaşam
31 Temmuz 2026

Tenhada düşmek

Yazar: Yeni Yaşam
31 Temmuz 2026

1921’den Rojava’ya: Söz değil statü

Yazar: Yeni Yaşam
31 Temmuz 2026

Eşitsizlik vaadi: Bölgesel asgari ücret

Yazar: Yeni Yaşam
31 Temmuz 2026

Rusya Ukrayna’ya ait 4 gemiyi vurdu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır