• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Akademisyen Yasemin Gülsüm Acar: İnsanlar kendini eşit seviyede görmek ve hissetmek istiyor

18 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:57
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

Barış Akademisyeni Yasemin Gülsüm Acar, barış süreçlerinin toplumun tüm kesimlerini kapsaması gerektiğini belirterek, ‘İnsanlar ‘Kendimi eşit seviyede görmek istiyorum. Bu şekilde hissetmek istiyorum’ diyor. Bu benim için hak temelli barıştır ‘dedi

Kürt sorununun çözümü noktasında başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci devam ederken, barışın nasıl toplumsallaşacağına dair kimi eylem ve etkinlikler düzenleniyor. Amed, 12-17 Mayıs tarihlerinde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında süreç ve barış tartışmaları yürütüldü. “Bu suça ortak olmayacağız” imzacılarından Barış Akademisyeni Yasemin Gülsüm Acar da forumun katılımcıları arasında yer aldı.

Barışın toplumsallaşmasına dair değerlendirmelerde bulunan Yasemin Gülsüm Acar, 2013-2015 sürecini hatırlatarak, o dönem kimi konuları konuşmanın daha rahat olduğunu söyleyerek, “O dönemde sanki alan açılmıştı. Herkes çalışıyordu bu konuları. Toplum buna açtı. Bir hazırlık vardı. Şimdi yine barış için bir talep var ama biraz belirsizlik var aynı zamanda. İnsanlar bunun nereye gittiğini bilmiyor. Soru sormaya başlayınca da cevabını hemen bulamıyorsun” dedi.

Toplumun tüm kesimlerinin barış noktasında çalışması gerektiğini ifade eden Gülsüm Yasemin Acar, “Dünyanın her yerinde farklı barış anlayışları var. Akademisyenler, siyasetçiler, tarihçiler… Yani herkesin çalışması lazım. Çünkü barış tek bir şey değil. Tek bir anlamı yok. O anlamı, yani herkesin anladığı bir şekilde bir barış bulunana kadar barış olamayacak. O yüzden kesinlikle çalışılması lazım” diye belirtti.

‘Kürtler barışın ne anlam ifade ettiğini hep düşünüyor’

Barışın bazıları için “özgürlük”, bazıları için “güven” anlamı taşıdığını kaydeden Yasemin Gülsüm Acar, “O yüzden ben hak temelli barış çalışıyorum. İnsanlar ‘Kendimi eşit seviyede görmek istiyorum. Bu şekilde hissetmek istiyorum’ diyor. Bu benim için hak temelli barıştır. Hak temelli barış çalışan bir Türk olarak burada bulunuyorum. Ama herkes için aynı değil; Türklere ‘Barış sizin için ne anlamı ifade ediyor?’ dediğim zaman aynı görüşte olmuyoruz. Çünkü Türkler bunu çok düşünmek zorunda değil. Hiç zorunda olmadılar. Bundan dolayı o soruya hazır bir cevapları yok. Ama şimdi düşünmeleri lazım. Ama Kürtler bunu hep düşünüyor” şeklinde konuştu.

‘Meseleye ne kadar yanlış yerden girdiğimi anladım’

Yasemin Gülsüm Acar, “Barış ne demek?” ve “Barış senin hayatını nasıl etkiler?” gibi konuları konuşmada iki farklı barış perspektifinin bir araya getirilemeyeceğini vurguladı. Yasemin Gülsüm Acar, çoğunluğun her zaman karar alan bir noktada olduğunu ve tarihi yazdığına işaret ederek, “Ben yurt dışında doğmuş büyümüş bir insanım. Türkiye’ye taşındım, biraz İstanbul’da yaşadım. Sonra Mardin’e gittim. Çok merak ediyordum; bir tepede ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ yazıyordu. ‘Ne kadar vatansever insanlar var burada. Ne mutlu Türk’üm diyene yazmışlar tepeye herkes görsün diye’ dedim. Sonra onun ne olduğunu anladım, meseleye ne kadar yanlış yerden girdiğimi anladım. Orada başladı benim sorgulamam, merakım. Çalışma alanım oradan doğdu. Kendim geldim, gördüm, yaşadım, yanlışlarımı öğrendim.”

‘Epistemik şiddet çalışanlar Kürtlerden bahsetmiyor’ 

Yasemin Gülsüm Acar, çalışmaya başladıktan sonra akademide “epistemik şiddet”i fark ettiğini belirterek, “Ele aldığımız bir sürü sosyal psikoloji çalışması vardı. Baktık bunların hepsi Kürt sorunu çalışıyorlar ama herkes farklı çalışıyor. Bir kere Kürtlerden bahsedemiyorlar. Mesela ‘doğulu’ insandan bahsediyor. Bir çalışmada Kürtler için ‘Anadili Türkçe olmayan’ deniliyor. Kürtleri bir grup olarak öyle bulmuşlar. Epistemik şiddet şu aslında; Kürt demek zor ve akademisyen bir çalışma basmak istiyor. Ama izin yok. Mesela nasıl basacağım? Nasıl yapacağım ben bu çalışmayı? O zaman Türkçe bilmeyen ya da anadili Türkçe olmayanlar olarak basacak. Yani bir yol buluyor. Yani epistemik şiddet aslında bunların ya farkında olmamak ve hala işte bu problemli yaklaşımları kullanmak ya da bir baskı altında olup da başka bir şekilde çalışmak. Biz de bunu yazmaya başladık” ifadelerini kullandı.

‘Barışın halk seviyesinde olması lazım’

Yasemin Gülsüm Acar, herkesin barışın içerisinde yer alması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

“2013’te Kürt Aleviler, ‘biz kendimizi bu süreçte görmüyoruz’ diyorlardı. ‘Biz de Kürt’üz’ diyor. ‘Maraş, Adıyaman, Malatya, Sivas’ta konuşulmuyor(barış)’ diyor. Yani arada kalmış hissi var. Liderler barışı konuşsunlar, ama barışın halk seviyesinde olması lazım. İnsanların komşularıyla barışması lazım. Yani herkesi içermiyorsa o bir barış olamaz. Liderler barışır ve biz barışmazsak bu süremez” dedi. Topluma umut ile umutsuzluk arasında bir duygunun hakim olduğunu kaydeden Yasemin Gülsüm Acar, “Bu süreç hala çok yeni. O yüzden çok fazla bir şey diyemiyorum. Ama insanlar o sorunların aşılmasını istiyorlar. Sadece nasıl bir yol alacaklarını bilmiyorlar.” 

“Temas olmadan biz birbirimizi tanımıyoruz. Ne istediğimizi de bilmiyoruz” diyen Yasemin Gülsüm Acar, son olarak şunları söyledi:

“Yani büyük şehirlerde Türkler ve Kürtler zaten temas içinde değil mi? Evet, ama temastan bahsederken tek bir şeyden bahsedemem. Benim manavım Kürt, tamam bir Kürt tanıyorsun. Yani bu insanın hayatından ne biliyorsun, geçmişinden ne biliyorsun? O senin geçmişine dair ne biliyor? Bu aslında tek bir temasla olmuyor, tek bir görüşle olmuyor. O yüzden bu bahsettiğim temas, belki o şekilde başlayabilir. Sen ve ben oturup konuşabiliriz. Sadece konuşup değil, birlikte çalışıp ne yapacağız? Aslında bahsettiğim temas bu. Bu 10 yıllar sürebilir. Kolay bir şey değil ve sabır lazım. Hem de onları bir masayı getirmek lazım. İlk adım son adım olamaz. Sabır, temas, biraz da o bahsettiğim işte masada olmayan insanları yavaş yavaş çeke çeke getirmek lazım.” 

Haber: Berivan Altan – Müjdat Can \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Cizîr TSO Başkanı: Nisêbîn-Qamişlo Sınır Kapısı’nın açılması gerekiyor

Sonraki Haber

‘Barış için adım at’ yürüyüşlerinden ortak ses: Öcalan ve siyasi tutsaklara özgürlük

Sonraki Haber

‘Barış için adım at’ yürüyüşlerinden ortak ses: Öcalan ve siyasi tutsaklara özgürlük

SON HABERLER

Niğde’de iş kazası: Bir işçi ağır yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

TAJÊ’nin 3’üncü kongresi başladı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

İsrail’den Sumud Filosu’na saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Totonac halkından AK BK’ye mektup: Öcalan’ın özgürlüğü sağlansın

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

TÜİK verileri: İşsizlik geriledi, atıl işgücü yüzde 30.4’e yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Amed’den yükselen ses: Barış gazeteciliği

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Şiddet uyguladığı kadın hayatını kaybetti: Mahkemeden ‘kast yok’ kararı!

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır