Sezay Koçak’ın şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine dair takipsizlik kararı verilmesinin ardından dosyayı AYM’ye taşıyan ailesi Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan komisyonun dosyayı incelemesini talep etti
Dîlok’ta (Antep) 3 Eylül 2020 tarihinde şüpheli bir şekilde balkondan düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Sezay Koçak Özahi dosyası, Antep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iki kez verdiği “takipsizlik” kararı ve yerel mahkemelerin itirazları reddetmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı. “Etkin soruşturma yürütülmediği” ve “Yaşam Hakkı”nın ihlal edildiği gerekçesiyle 19 Mart 2026 tarihinde yapılan başvuruyla, Sezay’ın ailesi adalet mücadelesini Ankara’ya taşıdı.
Takipsizlik kararı verildi
3 Eylül 2020 tarihinde gerçekleşen şüpheli ölümün ardından Antep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada, 18 Kasım 2021’de “yeterli delil bulunamadığı” gerekçesiyle ilk takipsizlik kararı verildi. Ailenin itirazı üzerine Antep 4. Sulh Ceza Hakimliği 11 Nisan 2022’de soruşturmanın eksik yürütüldüğüne hükmederek dosyayı yeniden açtı. Ancak savcılık, yeniden inceleme neticesinde 18 Haziran 2025 tarihinde ikinci kez takipsizlik kararı verdi. Mahkeme, olay anında evde bulunan boşanma aşamasındaki Ali Özahi, kardeşi Didem Özahi ve Emrah Özahi’nin olayda kast veya taksirinin bulunmadığına karar vererek dosyayı kapattı.
Dosyada eksikler var
Savcılık raporunda Sezay Koçak Özahi’nin genel beden travmasına bağlı iç organ hasarı ve kanama sonucu yaşamını yitirdiği belirtilirken, aile dosyada ciddi eksiklikler olduğunu savunuyor.
Sezay’ın ablası Neveser Özyalçın, dosyadaki eksiklere dair şu iddialarda bulundu:
“Sezay ve olay anında evde bulunan diğer üç yetişkinin telefonlarının dijital incelemesi yapılmadı. Sezay’ın tırnaklarında DNA örnekleri tespit edildi, ancak bu bulgular etkin bir şekilde soruşturulmadı. Şüpheli sıfatıyla incelenen şahısların kıyafetleri ve vücutlarındaki izler adli makamlarca yeterince araştırılmadı. Olayı gördüğü iddia edilen komşular ve görgü tanıklarının ifadeleri, mevcut takipsizlik kararına esas teşkil eden tanık beyanlarıyla çelişiyor.”
‘Dosyanın yeniden açılmasını istiyoruz’
Kardeşinin intihar etmediğini, boşanma aşamasında olduğu erkekle yaşadığı tartışma sırasında yaşamını yitirdiğini savunan Neveser Özyalçın, 5 yıldır adalet mücadelesi verdiklerini belirtti. Neveser Özyalçın, Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvurunun temel amacının dosyanın yeniden açılması ve tüm delillerin titizlikle incelenmesi olduğunu vurgulayarak, “Biz sadece adil olanın ortaya çıkmasını istiyoruz” dedi.
‘Adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz’
Dosyanın AYM’ye taşınmasıyla birlikte, aile Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan komisyonun da harekete geçmesini bekliyor. Neveser Özyalçın, mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirterek, “5 senedir yasımızı tutamadık çünkü adalet mücadelesi veriyoruz. Biz adil olanın ortaya çıkmasını istiyoruz. Güçlü olanın değil, haklı olanın kazandığı bir yargılama istiyoruz” dedi.
Haber: Ekrem Tunçoğlu / MA









