Uzun süredir ‘Terörsüz Türkiye’ hakkında çalışmalar yürütülüyor ama halen bir sonuç çıkmadı. Etrafımız alev topu ile sarılmışken çözüm adına kayda değer bir somut adım yok. Zamana yayılan ve ötekileştirmenin daha da dip yaptığı bir zaman birimine tanıklık yapıyoruz. İmralı dönüşlerinde heyetin açıklamaları da ‘’olumlu bir görüşten’’ öteye gitmedi. Nihayet içeriği dolu ama bugüne kadar yapılması gereken bir açıklama geldi. Özellikle de yerel yönetimlere ve siyasilere bir uyarı niteliğindeki bu açıklama umarım yakın bir gelecekte hayat bulur. Yerelde ekolojik yaşamın hayat bulduğu, kadroların yerel yönetimler hakkında donanımlı olduğu ve liyakat karinesine uygun olması gerektiği açıklanması olumlu bir gelişme. Dost acı söyler diye bir söz vardır ama gerçekleri de göz ardı edemeyiz. Halkımızın özlediği demokrasi ve barış adımlarını bütünleşerek gerçekleştirmek zorundayız. Herkesin bildiği gibi ülkenin gidişatı olumsuz olarak yokuş aşağı gidiyor. Günümüzde yaşananlar demokrasinin ve adaletin olmadığının bir göstergesidir. En çok da bu durumdan etkilenen Kürt siyaseti ve kurumlarıdır. Tarihsel bir yüzleşme ile hesaplaşmadıkça ileriye doğru adım atmak her geçen gün zorlaşıyor. Anayasa değişikliği de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Nasıl ki ekonomide çıkarlar gözetiliyorsa ki yanlış bir yoldur, anayasa değişikliğinde bu çıkarcı zihniyete pirim verilmemelidir.
Türkiye’de gündem değiştirmek o kadar doğal oldu ki biri bitiyor diğeri başlıyor. Şimdi de mutlak butlan ile CHP’ye operasyon düzenlendi. Erdoğan’ın biz bu işin içinde yokuz bu CHP’nin iç işleridir demesine bakmayın. Demokrasi ve adaletin olduğu bir ülkede polis ve polis görünümlü kişilerin bir partinin genel merkezini basıyorsa ve cumhurbaşkanı olarak bunu kınamıyorsa bal gibi işin içindesiniz AKP genel başkanı. Yeniden seçimi kazanmak için yapılan bir girişim olduğunu en azından size oy vermeyen seçmenler biliyor ki bu seçmen sayısı da % 60’ların üzerine tekabül ediyor. Seçimler er geç olacak ama hafta sonu yapılan belde seçimlerinde oyları nasıl arttığını açıklamanız gerekmez mi? Taşıma oylarla kazanılan belediyeler gün gibi ortada duruyor. Adalet bakanı, İçişleri Bakanı siz bu oyların nasıl kullanıldığının açıklamasını yapmayacak mısınız? YSK siz neden sessiz kalıyorsunuz? Ülkede ekonomik, sağlık ve eğitim sorunları varken gündem CHP’ye uygulanan mutlak butlan ile adeta ört bas ediliyor. Tedirginlik gün geçtikçe daha üst seviyelere ulaşıyor. Herhalde bundan sonra sırada Abdullah Gül ile olacak çatışma var. Konular derin ama iktidara Erdoğan’dan sonra kimlerin geleceği ve akabinde yaşanacak büyük olaylara tanıklık edeceğiz gibi görünüyor.
Bazı devlet yetkililerinin açıklamalarına da şaşırıp kalıyoruz. İçişleri Bakanı – Kudüs valiliğini bana nasip et duası- herhalde gözünü Kudüs’e dikmiş. Erdoğan’dan – faizin olduğu yerde huzur olmaz, peki bu faizin nedenini de açıklamak gerekmez mi? Mehmet Şimşek’ten – yurt dışına çıkamayanlar yurt dışı çıkışı harcı ödemeyecek. Güler misin ağlar mısın konumundayız.









