• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Özgür Müftüoğlu

Butlanın gölgesinde memleket ahvali

13 Haziran 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Özgür Müftüoğlu, Yazarlar

Demokrasiyi var eden kurumları (yasama-yürütme-yargı, yerel yönetimler, basın, akademi, demokratik kitle örgütleri vb.) işlevsiz hale getiren AKP/saray rejimi, butlan kararıyla “sadece ana muhalefet partisini değil tüm toplumsal muhalefeti etkisiz hale getirerek” demokrasi mücadelesinin olanaklarını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Demokrasi umudunun zihinlerden bile silinmesini ve faşizme boyun eğdirmeyi amaçlayan bu süreç, toplumun geniş kesimlerince kaygı ve öfkeyle izlenirken gündemin de neredeyse tamamını meşgul ediyor.

Dikkatler CHP’ye yönelik operasyonlara yoğunlaşırken (Butlancı yönetimin her hamlesini de bu operasyonun bir parçası olarak değerlendirmek gerekir.) toplumun bugünü ve geleceği üzerinde yaşamsal öneme sahip konular neredeyse gündemden tamamen düşmüş vaziyette. Birbiriyle ilişkili olan bu konulardan ilki hiç şüphesiz ekonomide yaşanan çöküş ve buna bağlı olarak milyonlarca yurttaşı kasıp kavuran geçim derdi. İkincisi yüzyılı aşkın bir mesele olan Kürt sorununun çözümü konusunda yürütülen müzakerelere rağmen siyasi iktidar tarafından atılması gereken adımların akıbeti. Üçüncüsü ise değişen küresel dengelerle beraber yeniden şekillenen dünya düzeninde Türkiye’nin üstleneceği yeni rol ve bu çerçevede önümüzdeki ay Ankara’da yapılacak olan NATO zirvesi.

Ekonomi yönetiminin bütün manipülatif açıklamaları ve TÜİK’in tüm çarpıtılmış verilerine rağmen enflasyon, dış borç, faiz ödemeleri, cari açık, istihdam gibi bilumum göstergeler Türkiye ekonomisinin büyük bir batak içinde olduğunu gösteriyor. İzlenen vergi ve ücret politikaları ile sosyal politikalara bakınca bu batağın faturasının tamamının -bugüne kadar olduğu gibi- emekçi, yoksul halk kesimlerin sırtına yükleneceği anlaşılıyor. Örneğin kamu emekçileri, emekliler ve toplu iş sözleşmesi kapsamındaki tüm ücretliler için Temmuz’da geçerli olacak enflasyon farkının TÜİK marifetiyle belirlenen gerçek dışı enflasyon oranlarıyla sınırlı kalması, izleyen aylarda emekçilerin daha da yoksullaşacağı anlamına geliyor. Önümüzdeki günlerde bir düzenleme yapılmazsa yılın geri kalanında “sahte” enflasyon farkından bile yararlanamayacak olan ve zaten açlık sınırının altında kalan bir ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca asgari ücretlinin içinde bulunduğu sefaletin de çok daha derinleşeceğini söylemek mümkün.

Kürt sorununun çözümü konusunda 2024 Ekim’inde başlayan sürece ilişkin iki temel kaygı vardı. Bunlardan birincisi siyasi iktidarın yüzyılı aşkın bir sorunu, “Terörsüz Türkiye” diyerek 42 yıllık bir örgütün tasfiyesinden ibaret gören bir anlayışla yola çıkılmış olmasıydı. Diğer kaygı ise başta hukukun işlerliği olmak üzere demokrasiyi tesis edecek tüm mekanizmaların yerle bir edildiği, her geçen gün otoriterleşmenin daha fazla ağırlık kazandığı koşullarda toplumsal barışın nasıl sağlanacağı ve çözümün hukuki zemininin nasıl oluşacağıydı. Geçen bir buçuk yılı aşkın zamanda sürece ilişkin gelişmeler kaygıları haklı çıkardı. CHP’ye yönelik operasyonlar, bugüne kadar Kürt siyasi hareketi için uygulanan hukuksuzlukların ülke geneline ve tüm muhaliflere yöneldiğini gösterdi ki bu da çözüme ilişkin kaygıları katmerledi. Bugün gelinen noktada anlaşılan o ki hükümetin sürece yönelik tavrını, Kürt halkının siyasi ve kültürel eşitliğini esas alan taleplerinden ziyade, iktidarın varlığını sürdürecek koşulları sağlamak için iç siyasette ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler şekillendirmektedir. Bu ise sorunun çözümüne ve toplumsal barışa ilişkin belirsizlikleri ve riskleri arttırmaktadır.

Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD ile İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaşla birlikte sadece savaş bölgelerinde değil, tüm yerkürede dengelerin yeniden kurulması kaçınılmaz hale geldi. Bu arada gerek coğrafi konumu gerekse savaşlarda doğrudan (ABD) ve dolaylı (AB ve NATO) taraf olan ülkelerle ve uluslararası örgütlerle olan bağları, Türkiye’nin jeostratejik önemini arttırdı. ABD, NATO ve AB, Türkiye’nin jeostratejik konumunu kendi çıkarları için kullanma arayışına girdi. Halkı yoksulluğa ve sefalete sürükleyen ekonomi politikaları, Kürt sorununda dayatmacı çözüm ve CHP’ye yargı vasıtasıyla yapılan operasyonlar vb. karşısındaki sessizliğine bakılırsa bu yapılar, Türkiye’nin jeostratejik konumunu kendileri için kullanmanın karşılığında AKP/saray rejiminin artan otoriterliğine göz yummaktadır! ABD’den, NATO’dan ve saraydan yapılan açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla Ankara’da yapılacak NATO zirvesinde de Türkiye’nin Avrupa ve NATO’nun ileri üs bölgesi olma konumu tescillenecektir.

Butlan kararı ve CHP’ye yönelik operasyonların Türkiye’de demokrasiyi ve hukuku kağıt üzerinde bile bırakmayıp tamamen yok etmeyi amaçladığı aşikârdır. Ancak bununla eş zamanlı olarak toplumun geniş kesimlerini açlığa ve sefalete sürükleyen, toplumsal barış umudunu boşa çıkaran ve ülkeyi emperyalistlerin sıcak savaş alanı haline getirecek gelişmelerin de butlan kararının tozu dumanıyla gölgelenmesine olanak vermemek gerekir!

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kürt ulusal birliğinin tarihsel zorunluluğu

Sonraki Haber

Muhalefet ve yeni bir dönemeç

Sonraki Haber

Muhalefet ve yeni bir dönemeç

SON HABERLER

Derede toplu balık ölümlerine inceleme

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

 Perihan Karaman tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Pezeşkiyan: Yaptırımlar savaşla birlikte ‘çok daha tehlikeli bir aşamaya’ girdi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Yemen’de yapay zeka ile füze ve güdümlü roket yazılımları geliştirildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Bursa’da şüpheli kadın ölümü: Balkondan düştü iddiası

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

İsrail Lübnan’a hava saldırısı düzenledi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Husilerden açıklama: 5 bin 400 kilometrekarelik alan kontrol altına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır