• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Haziran 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

Muhalefet ve yeni bir dönemeç

13 Haziran 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

Muhalefet için kritik bir süreç. Zira Türkiye, cumhuriyetin ikinci yüzyılından yıl alırken derin sorunlar ve kırılmalar yaşıyor. Bunu görmeden ve geçmişten ders çıkarılmadan yol almak olası değil. CHP meselesi de bundan bağımsız değil. Dönüp geriye bakıldığında rahatlıkla görüleceği gibi yüz yıllık tarih, demokratikleşme vaatleriyle dolu olmasına rağmen, zemini genişletmek yerine daraltan bir seyir izlendi. Kimi muhalefet kimi hükümet ama her dönem Kürt sorunu, Alevi hakları, farklı kültürler, emek hakları yok sayıldı, sekülerizmin erozyonu ve devletin inançlarla mesafesinin korunamaması, Türk-Sünni merkezli tekçi bir ulus-inanç dayatmasının ürünü politikalar süregeldi.

Kemalist, paralel ya da farklı kulvarda ilerleyen yönetimler milliyetçilik ve ulus inşası üzerinden farklı dil, kültür ve inançları yok sayarken; bugünkü AKP 25 yıllık iktidarında dinî ve muhafazakâr ayağı öne çıkararak tekçiliği sürdürüyor. Ancak bu dönemde devlet kurumları tam denetim altına alındı, erkler ayrılığı fiilen ortadan kalktı, düşünce, ifade, örgütlenme özgürlükleri ayaklar altında ve hukuk bir iktidar sopasına dönüştürüldü.

Tekçilik ve demokratik tıkanıklık

1923’ten beri Türkiye, homojen bir ulus-devlet inşasını amaç edindi. Kürt kimliği ve dili resmî olarak inkâr edildi; Alevilerin cemevleri hâlâ ibadethane statüsünde tam tanınmıyor; laiklik ise, devletin Sünni-Hanefi yorumunu finanse eden Diyanet üzerinden “kontrollü din” modeline evrilmiş olarak hedef tahtasında. İşçi sınıfının ve emekçilerin derin bir sömürü ağına hapsedildiği gerçeği için söze bile gerek yok. Tek parti yönetiminden 1946’da geçilen çok partili hayat sık sık kesintiye uğradı. 1960, 1971, 1980 askeri darbeleri ve diğer darbe girişimleri bu tekçiliği pekiştirdi. Toplumsal hareket önce altmışlı yıllarda ardında yetmişli yıllarda daha güçlü gelişti ancak her defasında zapturapt altına alındı. Demokratikleşme, Anayasa’da yazılı kaldı ama pratikte daraldı. Bugünkü iktidar ise, bu mirası kapsamlı yeni bir hesapla başka bir aşamaya dönüştürdü. Başında eşit yurttaşlık söylemi vaadi çoktan yerine “yerli ve milli” bir hegemonya inşasına bıraktı ve beka hesabıyla sürüyor.  Bu tarihsel süreklilik, Kürt ve Alevi taleplerini, farklı inanç ve dil eşitliğini bir kez daha “güvenlik” ya da “bölücülük” kalıplarına hapsederek tarihsel sorunların çözümünü ertelemeye devam ediyor. 2002’den beri yönetimde olan AKP’nin devlet üzerindeki hâkimiyeti, klasik parlamenter sistemden “saray rejimi”ne geçişi tamamladı. Yargı, yasama ve yürütme fiilen tek elde toplandı. Muhalefetin basiretsizliğinin bunda payı olsa da maharet AKP’nindir! Yasama, Meclis’in işlevini yitirdiği, kararnamelerle yönetilen bir yapıya dönüştü. Yürütme ise başkanlık sistemiyle fiilen “tek adam” modeline evrildi. “Milli irade” söylemiyle tahkim edilen tek adam ve tek parti yönetimi var. Geçmişin kırıntı halindeki erkler ayrılığı, artık yok. Son “Mutlak Butlan” kararıyla yargı, muhalefeti dizginlemenin yeni bir aracına dönüştü. Kürt barış süreci ise belirsiz. Öcalan’ın her kritik dönemeçte ısrarlı açılım yönelimine ve Kürt hareketinin süreci ilerletme çabalarına rağmen iktidardan somut karşılık gelmiyor.

Yeni dönem ve yeni çıkış

Dolayısıyla siyasi yargı ve “Mutlak Butlan” kararı yeni bir aşamaya ve güncellenmiş yeni hedefe işaret ediyor. Muhalefetin tasfiyesi ve yedeklenmesi, ama esas olarak halkın, işçi ve emekçilerin etkisizleştirilmesi amaçlanıyor. Bu, sadece mevcut iktidarın tahkimi değil, toplumda biriken tepkinin yeni kanallara akmasını engelliyor.

CHP Lideri Özgür Özel ve yönetimi görevden alındıysa ve yeni saldırıların odağı olmaya devam ediyorsa ve Kemal Kılıçdaroğlu ile ekibi partinin başına iktidarın işine yarayacak halde atandıysa ve ihraçlarla kıyıma başladıysa burada uzun erimli ve kapsamlı bir hesap var. Zira YSK itirazlarının hızlı reddi, sürecin iktidar için seçim güvenliğine yönelik tahkimat olduğu düşüncesini de iyice güçlendirdi. Neyse ki son anda atılan bir adım oldu ve bir nevi kayyım olan Kılıçdaroğlu ekibi PM’de karar alma çoğunluğundan düşürüldü.

Tepkiyi muhalefete dönüştürmek

İktidarın CHP’ye kayyım girişimine geniş ve güçlü bir tepki oluştu. Bu çok önemli. İşler hiç de iktidarın istediği yönde ilerlemiyor. Toplumsal tepki sadece CHP tabanıyla sınırlı kalmadı; DEM Partiden, sol ve sosyalist parti ve güçlere, liberallerden muhafazakârlara kadar uzanan kapsamlı ve haklı bir itiraz var. Sendikalar, meslek odaları, aydınlar güçlü bir karşı tutum aldı. Bunun büyüyeceği görülüyor. Ancak sol ve sosyalist, devrimci demokratik güçler daha görünür olamadı.

Özcesi “Mutlak Butlan”ın muhalefeti etkisizleştirme stratejisinin parçası olduğu kanaati çok güçlü. Kılıçdaroğlu ve ekibinin itibarı yok, onların “iktidar sınırları içinde” kalma tercihi, Özgür Özel’in ve ona alan açan geniş muhalefetin direnciyle çatışıyor olmakla kalmıyor; tepki, CHP’yi bölmek yerine yeni bir “bağımsız hat” örme dinamiğini de tetikliyor. DEM Parti, sol ve sosyalist güçler bu hukuksuzluğa karşı çıkarken bağımsız bir yol geliştirmeyi öne çıkarmalıdır.

Çözüm sürecinde beklentiler ve kaygılar

Bu gelişmeler doğal olarak çözüm süreciyle ilişkilendirilerek değerlendiriliyor. Oyalama, muhalefeti ezme girişimlerinin sürmesi her tarafı etkiliyor. Çözüm kapsamlı adım atmamakta ısrarın yarattığı kırılmaların etkisi yayılıyor. Ancak Kürt sorununda çözüm için adım atılmaması ve hukuksuzluklara karşı tepki büyüyor. Ayrıca muhalefet cephesi çaresiz değil ve her yeni hukuksuz gelişme yeni ve güçlü bir muhalefet odağına zemin yaratıyor. Geç kalmak kayıptır…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Butlanın gölgesinde memleket ahvali

Sonraki Haber

Yaşlarından büyük dertleri var!

Sonraki Haber

Yaşlarından büyük dertleri var!

SON HABERLER

Bekleyen yer

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

El Nino görülmeye başladı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Yaşlarından büyük dertleri var!

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Muhalefet ve yeni bir dönemeç

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Butlanın gölgesinde memleket ahvali

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Kürt ulusal birliğinin tarihsel zorunluluğu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

‘Cinsiyetçi paketlere boyun eğmeyeceğiz’

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır