Rakamlarla bu kadar oynanan ülke Türkiye. Rakamların açıklandığı halk, Türkiye halkı. Açıklanan rakamlar da yine Türkiyeli çiftçilerin ürettiği ürünler hakkında. Bu kadar çelişki ve karmaşa neden, kim(ler) için
Abdullah Aysu
Bu yıl yağış rejimi tahıllar için uygun bir seyir izledi. Verimlilik, kurak geçen yıllara göre bazı bölgelerde biraz daha yüksek seyredecek gibi.
Buğday ve arpa referans fiyatları, 2 Haziran 2026 tarihinde açıklandı. Bilindiği üzere açıklanan referans fiyat, maliyetlerin altında kaldı.
İyi bir fiyat verilmiş olsaydı; çiftçi biraz nefes alacak, belini bir miktar doğrultacaktı. Ancak hükümet “cingözlük” yapıp olası yüksek verimlilik durumunu, ürüne düşük fiyat belirleyerek, tüccar ve sanayici için bir tür fırsata dönüştürdü. Fakat açıklanan fiyattan çiftçi memnun olmadı, tepkiyle karşıladı. Belirlenen referans fiyatının düşüklüğüne karşı oluşan tepkiyi; hükümet, “ne eder ne yaparız, fiyatla nasıl oynarız da tepkiyi biraz sönümlendiririz” arayışına itti.
Çözüm olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “temel destek ve planlı üretim desteğinin güncelleneceğini” söyledi. Fakat çiftçiler; temel ve planlı üretim desteği yerine fiyatın yeniden gözden geçirilip artırılmasını istiyor ve bekliyor.
Çünkü bu yılın desteği 2027 yılında verilecek, bu yılın yarasına merhem olmayacak ve
bir yıl sonra propaganda malzemesi yapılarak, “müjdeli haber” eşliğinde ödenecek.
Ancak bu süre içinde çiftçi ihtiyaçlarını gidermek ve üretime devamını sağlayacak, girdilerini temin etmek için bankalara başvurmak zorunda kalacak. Bankalardan alacağı krediye faiz ödeyecek. Fakat çiftçilerin bir yıl gecikmeli olarak alacağı destek, kuruş faizsiz olacak. Alacağı paranın bir yıl içindeki değer kaybetmesi de cabası olacak!
‐ 2027 yılında ödenecek alan bazlı destek tapu sahibine verilecek. Bu durum, tapu sahibi olmayan, ama üreten çiftçiyi mağdur edecek. Tapu sahibi açıktan haksız kazanç elde edecek.
Doğrudan çözüm var iken, durumu bu kadar karmaşıklaştırarak çözümsüzlük üretmek niye?
Çözüm: Maliyet + %25 kazanç + insanca yaşam payı (enflasyon) eklenerek taban fiyat belirlemektir. Piyasada belirlenen fiyat, taban fiyatın altına düşerse, TMO alım yapar, piyasayı düzenler, düzlüğe çıkarır.
Rakamlarla oynamak doğru mu?
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 11 Haziran 2026 tarihinde, buğdayda geçen yıl dekar başına 276 kilo verim olduğunu, bu yıl 400 kiloyu bulduğunu, hatta bazı bölgelerde verimin 700 kiloya ulaştığını açıkladı.
Ancak bakanın açıkladığı (rakamlar) veriler birbiriyle çelişik bir durum arz ediyor.
Şöyle ki,
– Türkiye’de buğday ekilen alan 70,3 milyon dekar. Bakanın bu söylemine göre rekolte hesabının şöyle olması/açıklanması gerekirdi: 70,3 milyon dekar buğday üretim alanı x 400 kg ortalama verim= 28,1milyon ton.
– Ama bakan bu yılın buğday rekoltesinin 23 milyon ton civarında olduğunu aynı açıklamasında ayrıca söylemektedir. Bu durumda, hangi veri doğru sorusu açıklanmaya muhtaç! Acaba buğday fiyatı, ortalama verim olarak kabul edilen 400 kg/dekar üzerinden mi belirlendi? Değilse bu karmaşa ne, fiyatlar neden bu kadar düşük?
Rakamlarla bu kadar oynanan ülke Türkiye. Rakamların açıklandığı halk, Türkiye halkı. Açıklanan rakamlar da yine Türkiyeli çiftçilerin ürettiği ürünler hakkında. Bu kadar çelişki ve karmaşa neden, kim(ler) için?
Ayrıca rakamlarla oynanarak bu kadar yanılsama yaratmak, verimlilikte genelleme yapmak, ne kadar doğru bir politika?
Türkiye bölgesel toprak yapısı, iklimsel özellikleri oldukça farklı bir ülke. Biliniyor. Bu bölgesel özelliklere göre her bölge için ortalama verimlilik belirlenebilir, maliyet hesabı ona göre yapılabilir, çıkan maliyetin üzerine kazanç + enflasyon eklenerek bir fiyat açıklanabilir. Böylece Türkiye tarımında çiftçilerin %65’nin geçim ve uğraşı alanı olan buğday üreticileri için adalet sağlanabilir.
Rakamlarla bu kadar dansa ne hacet!









