‘İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’na katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ‘Bu konferans aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihiyle yüzleşmek ve 2026’da bu dönüşümü gerçekleştirmek anlamına geliyor. Öcalan’ın barış çağrısıyla bu fikirlerin harmanlanarak ilerlemesi çok önemli’ dedi
Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında demokratikleşme tartışmaları sürüyor. 29 aydın ve yazarın çağrısıyla düzenlenen “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”na siyasetten sivil topluma ve kültür-sanat camiasına kadar pek çok çevreden isim katıldı.
Konferansa katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, etkinliğin işçilerin, emekçilerin ve kadınların taleplerinden doğduğunu ifade etti.Hatimoğulları şunları söyledi:
“1921 Anayasası halkların çok önemli bir bölümünü içeriyordu. Ama ne yazık ki daha sonra tekçi ve ırkçı bir ideoloji şekillendi; bütün farklılıkları yok sayan bir ideoloji. Lazlar asimile oldu, Ermeniler tehcirden sonra da göçe zorlandı, Arapların dilleri unutturulmaya çalışılıyor. Buna karşı en büyük mücadeleyi Türkiye tarihinde Kürt halkı sergiledi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında artık Aleviler, Kürtler ve bu ülkedeki bütün farklı halklar eşit yurttaşlar olarak varlık göstermek, anadilleriyle eğitim görebilmek ve inançlarını özgürce yaşayabilmek istiyor.”
‘Çağrı Cumhuriyetin demokratikleşmesine dayanıyor’
Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrının Cumhuriyetin demokratikleşmesinin de çağrısı olduğunu belirten Hatimoğulları şunları kaydetti:
“Bu çağrının bütün dayanakları Cumhuriyetin demokratikleşmesi ve yeniden inşasına dayanıyor. Kürt halkı bugüne kadar güçlü bir varlık ve yokluk mücadelesi yürüttü ve şimdi bütün dünyaya var olduğunu kanıtladı. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında beklenen en önemli kazanım, Kürtlerin varlığının siyasi ve hukuki olarak tanınmasıdır. Bu çok temel ve önemli bir adım. Bu konferans aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihiyle yüzleşmek ve 2026’da bu dönüşümü gerçekleştirmek anlamına geliyor. Öcalan’ın barış çağrısıyla bu fikirlerin harmanlanarak ilerlemesi çok önemli.”
Demokratik Cumhuriyete giden yol
Hatimoğulları sözlerini şöyle tamamladı:
“İşsizlik ve yoksulluk Türkiye’de nüfusun yarısından fazlasını esir almış durumda. Türkler başta olmak üzere bütün işçi ve emekçilerin, LGBTİ+’ların, gençlerin, doğa ve insan hakları savunucularının barış mücadelesini kendi öz mücadeleleriyle harmanlayarak örgütlenmesi demokratik Cumhuriyete giden yolu açacaktır. Bu dinamiklerin ortak örgütlülüğü ve barıştaki ortaklığıyla Cumhuriyeti dönüştürmek istiyoruz.”
Kaynak: MA









