Amed’de düzenlenen ‘Özgürlük Mitingi’nde konuşan İmralı Sekreteryası üyesi Veysi Aktaş, Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve demokratik müzakere sürecinin başlatılması çağrısında bulundu. Aktaş, ‘Tecrit çözüm getirmez, demokratik çözümün yolu özgür çalışma koşulları ve müzakereden geçer’ dedi
Amed’de İstasyon Meydanı’nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle, “Özgür Önderlikle demokratik topluma” şiarıyla düzenlenen “Özgürlük Mitingi”nde konuşan İmralı Sekreteryası’ndan Veysi Aktaş, sözlerine Kadir İnanır’ı anarak başladı. Aktaş, “Değerli bir sinemacı değildi sadece, sosyalisti. Duruşuyla, adaletli mücadelesi, özgürlük, barış mücadelesiyle örnek oldu. Toplumun sorunları için çalıma yürüttü. Kadir İnanır her zaman gönlümüzde yaşayacak. Devrimci duruşu her zaman örnek olacak. Allah rahmet eylesin. Sevenlerine, ailesine, halklarımıza baş sağlığı diliyorum” dedi.
Abdullah Öcalan’ın Kürt Halk onuru, uyanışı, geleceği olduğunu belirten Aktaş, “Kürt vardır ve hep var olacak. Başkan, ‘Kadın özgürleşmeden, toplum özgürleşmez’ dedi. Kürt kadınları özgürleşecek. Kürt kadınları mücadelenin öncüsü oldu. Önderlik tarihimiz, geleceğimiz, barışın, demokrasinin, birliğin, özgürlüğün mimarıdır. Önder Apo, bir halkın doğuşudur. Demokratik çözümüdür. Sayın Öcalan sadece bir başkan değil, onurlu barışın inşacısı. 1993’ten bu güne müzakereler yürüttü. Sayın Öcalan’ın gücü odur ki; halkın kimliğine sahip çıktı. Sayın Öcalan halktır, özgürlüktür, direniştir” diye belirtti.
‘Tecrit demokratik çözümü engelliyor’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne rağmen tecridin devam ettiğine dikkat çeken Aktaş şöyle konuştu:
“Önderlik halkların geleceğidir. Barışın, demokrasinin iradesidir. O yüzden başkan baş müzakerecidir. Sayın Öcalan irademizdir, devlet saygılı yaklaşmalı. Özgür Önderlik Ortadoğu’yu da, Türkiye’yi de demokratikleştirir. O yüzden tecrit sürüyor. O yüzden özgürlükten korkuyorlar. Önder Apo’nun özgürlüğü bu halkın özgürlüğüdür. İradesi irademizdir. Amed, ‘Özgür Önderlikle demokratik topluma’ diyor. ‘Ya özgürlük ya özgürlük’ diyor. Tecritte ısrarın nedeni nedir? Özgür bir Önderlik Türkiye’nin demokratik kapısını açar. Mandela örneğine bakın. Afrika’da rejim yıkıldığı zaman çaresiz kaldılar, çözüme gitmek zorunda kaldılar. Tarih söylüyor; tecritle barış olmaz. Tecrit çözümü getirmez, demokratik çözüm olmaz. Tecrit ile Önderliği toplumdan uzaklaştırıyorlar. Barış halkın tanınmasıdır, kimliğe saygıdır, halkın iradesine saygıdır. O çağrı milyonların çağrısı. Müzakere şartlarının hazırlanması gerekiyor. Kürt halkı, Amed halkı size soruyorum; tecridi kabul ediyor muyuz?” diye sordu. Kitle hep bir ağızdan, “Hayır” yanıtını verdi. Aktaş, “O zaman hep beraber bağıracağız; tecride hayır, hayır, hayır. Tarih ne diyor? Tecrit çözümü getirmez. Çaresi nedir? Demokratik müzakeredir, özgür yaşamdır.”
‘Teslimiyetle barış karıştırılmamalı’
Veysi Aktaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Demokratik müzakere ne istiyor? Birlik, saygı, özgürlük istiyor. İsteğimiz nedir? Özgür çalışma koşulları, eşit müzakere, onurlu özgürlük istiyoruz. Barış istiyoruz ama onurlu barış istiyoruz. Çözüm istiyoruz ama demokratik çözüm istiyoruz. Yasa istiyoruz ama barış yasası. Barış zorla gelmez. Barış halkın onurunu ezmek değil. Barış onur, özgürlük, hak tanımayla gelir. Kimse kusura bakmasın; teslimiyet barış değil. Bu halkın inancı barışa var. Barış ve teslimiyeti bir birine karıştırmamak gerekiyor. Çözüm söylemleri için teslimiyet söylemlerinden vazgeçin. Bilin ki bu halk teslim olmaz. Barış istiyoruz, onurlu barış, eşit gelecek istiyoruz. Herkes bilsin barışın teslimiyetine dönmesine izin vermeyiz. Demokratik çözümün tasfiyeye dönmesine izin vermeyiz.”
Veysi Aktaş, konuşmasını Abdullah Öcalan’ın şu sözüyle tamamladı: “Ey hayat! Ya seni özgür yaşayacağım ya da hiç yaşanmamış sayacağım.”
Kaynak: MA









