Pirxûs’ta yapılmak istenen D-GES’e karşı nöbet eylemi sürerken, Kürdistan’da ‘Yeşil enerji’ adıyla ekolojinin talan edildiğini belirten MEH Eşsözcüsü Erdoğan Ödük, ‘Yerel halkın görüşü alınmadan bunun uygulanmaması gerek. Eğer demokratik bir karar verilecekse halk burada’ dedi
Bedlîs’in (Bitlis) Xelat (Ahlat) ilçesine bağlı Pirxûs beldesinde Ecogreen Enerji Holding A.Ş. bünyesinde bulunan Ecowind 1 Enerji A.Ş. Şirketi, Depolamalı Güneş Enerji Santrali (D-GES) kurmak amacıyla 12 Haziran gecesi çalışmalara başladı. Beldenin bin 80 dönümlük mera alanında başlatılan D-GES çalışmasına, yurttaşlar engel olmaya çalışırken, çok sayıda yurttaş jandarmanın şiddetine maruz kaldı, gözaltına alınanlar oldu. Sonraki günlerde çeşitli eylemlerle tepkilerini sürdüren yurttaşlar, 26 Haziran’da Van İdare Mahkemesi’nin alanda gerçekleştireceği keşif için traktörleri ve hayvanlarıyla alana gelerek, nöbet eylemi başlattı.
Yurttaşların beklentisi projenin iptal edilmesi yönündeyken, Mezopotamya Ekoloji Hareketi (MEH) Eşsözcüsü Erdoğan Ödük, Kürdistan’da artan talan ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Beldenin tek mera alanının enerji santraline açıldığını kaydeden Erdoğan Ödük, hayvancılığın büyük oranda olumsuz etkileneceğini belirtti. “Üretilen enerjinin halka nasıl bir hizmet sunacağı” sorusunun sorulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan Ödük, “Şirketlere peşkeş çekilmiş bir alandayız. Ablukaya alınmış bütün bir alan. Keşif heyetinin düzenleyeceği rapor sonucunda bir karara varılacak. Umarım halkın ihtiyaçlarına cevap olabilecek bir karar çıkar buradan. Enerji üretimi tabi ki yapılmalı. Fakat enerjinin, üretileceği alandan kime ve neye hizmet edeceğine kadar sorgulanması gerek. Burada üretilecek enerjinin halka, yaşayan canlılara hiçbir şekilde fayda sağlamayacak. Arkamızda da görebiliyoruz. Geçim kaynağı hayvancılık ve tarım olan bir bölgedeyiz. Yoksul bir bölgedeyiz. Maalesef uygulanan politikalar, bölge halkının gerilmesine ve ciddi reaksiyonlar vermesine sebep oldu. Olay artık bir politik durum olarak yorumlanmaya başlandı. Bu durumda GES projesinden vazgeçilmesi ve daha uygulanabilir bir politikaya yönelmeleri gerekiyor” dedi.
‘Eğer demokratik bir karar verilecekse halk burada’
Yanlış enerji politikalarının halkın göçüne sebep olacağını söyleyen Erdoğan Ödük, enerji üretim politikalarında ciddi problemlerin olduğuna işaret etti. Enerji üretilirken dikkat edilmesi gereken noktaları sıralayan Erdoğan Ödük, “Yerel halkın görüşü alınmadan bunun uygulanmaması gerek. Bir kurumun verebileceği bir karar değil. Coğrafyaya genel olarak baktığımızda Varto hattından Kanîreş bölgesine kadar büyük bir JES alanı, burada GES projeleri, Mardin’de GES projeleri, Zîlan’da GES projeleri… Kırsal alan yaşanmaz bir hale getiriliyor. Bu halkın göçüyle sonuçlanacak bir olgu. ‘Yeşil enerji’ diye sanki zararmış gibi öne sürülüyor. Ama öyle bir durum söz konusu değil. Alınan güvenlik önlemlerini de şöyle yorumluyorum ben: Şirketi mi halka karşı, halkı mı şirkete karşı koruyorlar? Gerek var mı buna? Hiç gerek yok. Halk yıllardır bu topraklarda yaşıyor. Sahip olduğu toprakların ablukaya alınması elbette insanları gerecektir. Çok ciddi müdahaleler oldu. Halk yine bugün de burada. Toprağına sahip çıkmak için tekrar alana geldi. Temennimiz keşfin sermayeden yana bir karar vermemesi yönünde. Eğer demokratik bir karar verilecekse halk burada. Demokratik zemin halktır” ifadelerini kullandı.
‘Halkın toprağını, merasını talan etmekle bir yere varılmaz’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Pirxûs Belde örgütü Eşbaşkanı Fesih Bitim de, beldenin başka merasının olmadığının altını çizdi. Bitim, “Halkın toprağını, merasını talan etmekle bir yere varılmaz. Halka zulüm edilmemesi gerek. Sesimizin gereken mercilere gitmesini istiyoruz. Bu halkın merası elinden alınırsa, halk göç edecek. Hayvanlar nerede otlatılacak. Ovakışla halkı zor durumda. 1 aydır direniyor. Halktan yana bir karar çıkmasını istiyoruz” diye konuştu.
Haber: Can Kırbaş \ MA









