Cûdî Dağı eteklerinde faaliyet gösteren termik santral halk sağlığını etkiliyor. Bölgedeki kanser vakalarında artış var
Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesine bağlı Bêspin (Görümlü) ile Gite (Çalışkan) beldeleri arasında bulunan Ciner Grubu’na ait termik santral, hem doğayı hem de halk sağlığını tehdit ediyor. Cûdî Dağı eteğinde bulunan santralin neden olduğu hava kirliliği yaz aylarıyla birlikte arttı. Kötü koku ve duman nedeniyle çevrede bulunan yerleşim yerleri evlerinin pencerelerini açamaz duruma gelirken, santralden herhangi bir filtre bulunmadan her gün tonlarca uçucu kül havaya salınıyor.
Şırnak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2024 Yılı Çevre Durum Raporu’na göre; santralde bir yıl içinde 840 bin 682 ton kömür-asfaltit kullanılıyor. Raporda, 262 bin 636 ton uçucu kül ve 192 bin 521 ton cüruf (katı atık) oluştuğu belirtilerek, söz konusu atıkların 2’nci sınıf düzenli depolama alanında depolandığı belirtildi. Hava kirliliğine rağmen ilçede hava kalitesi ölçüm istasyonu bulunmuyor. Kentte kanser vakalarının her geçen gün arttığı belirtilirken resmi makamlar söz konusu artışa dair bir veri paylaşımı yapmıyor.
Santralin hem halk sağlığına hem de ekosisteme ağır zarar verdiğini belirten Şirnex Ekoloji Platformu üyesi Fadıl Tay ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şirnex Şube Eşbaşkanı Mihriban Şenbayram, santralin bir an önce kapatılması çağrısında bulundu. Santralin yaklaşık 20 yıldır bölgeyi zehirlediğini belirten Şirnex Ekoloji Platformu üyesi Fadıl Fadıl Tay ise santralin arandan geçen zamanda büyütüldüğünü kaydetti.
‘Filtreler çalıştırılsa bile bu gazların doğaya yayılması tamamen engellenemiyor’
Santral nedeniyle her gün tonlarca atık oluştuğu bilgisini veren Fadıl Tay, “Cudi Dağı’nda çıkarılan asfaltit kömürünün kalori değeri oldukça yüksek. İlk kurulduğunda tek üniteden oluşan santral bugün üç ünitede toplam 405 megavatlık üretim yapıyor ve Kuzey Kürdistan’ın en büyük termik santrallerinden biri konumunda. Kömür yakıldığında kükürtdioksit, karbonmonoksit ve karbondioksit gibi çok sayıda zehirli gaz atmosfere karışıyor. Filtreler çalıştırılsa bile bu gazların doğaya yayılması tamamen engellenemiyor. Bu kirlilik yalnızca Silopiya’da değil yaklaşık 100 ila 150 kilometrelik geniş bir alanı etkiliyor. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, su kaynakları ve toprak bu kirlilikten doğrudan zarar görüyor” dedi.
‘Santralin faaliyetine son verilmesi gerekiyor’
Santrale karşı yıllardır hukuki ve toplumsal mücadele yürüttüklerini söyleyen Fadıl Tay, santrale karşı bugüne kadar birçok eylem ve etkinlik düzenlediğini hatırlattı. Santralin teknik ve ekonomik ömrünün 25 yıl olduğunu söyleyen Fadıl Tay, “Süre sonunda şirketin bölgeyi rehabilite etmesi, yeniden ağaçlandırması ve doğayı eski haline getirmesi gerekiyor. Ancak şu ana kadar bunun yapıldığına tanık olmadık. Teknik olarak ömrünün sonuna yaklaşan bu santralin faaliyetine son verilmesi gerekiyor. Hukuki süreçler işletilmeli, idari davalar açılmalı ve toplumun tüm kesimleri ortak bir mücadele yürütmelidir. Yaklaşık 200 bin nüfusun yaşadığı Silopi’nin yanı sıra Cîzir, Şirnex merkezi, Zaxo ve Başûrê Kurdistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafya bu kirlilikten etkileniyor. Bu nedenle herkesi hukuki haklarını kullanmaya, resmi başvurular yapmaya ve doğayı, yaşamı savunmaya çağırıyoruz. Ortak bir mücadele yürütülürse bu santralin kapatılması mümkün olabilir” şeklinde konuştu
‘Havaya karışan gazlar birçok hastalığa neden oluyor’
Şirnex SES Şube Eşbaşkanı Mihriban Şenbayram, termik santralin yol açtığı hava kirliliğinin çok sayıda hastalığa neden olduğunu belirterek “Termik santraller öncelikle hava kirliliğine neden oluyor. Havaya karışan gazlar solunum yolu enfeksiyonlarına, KOAH’a, akciğer hastalıklarına ve devamında birçok kanser türüne yol açıyor. Bu sadece akciğer kanseriyle sınırlı değil; vücudun farklı organlarında da kanser gelişimine neden olabiliyor. Şirnex’de son zamanlarda onkoloji polikliniğine başvuran hasta sayısında ciddi artış gözlemliyoruz. Özellikle Silopiya’da yaşayan hastaların başvuruları daha fazla. Temiz hava herkesin hakkıdır. Ancak termik santraller bu hakkı insanların elinden alıyor” dedi.
‘Kanser vakaları artıyor’
Mihriban Şenbayram, santral çevresinde yaşayan yurttaşlardan gelen sağlık şikayetlerinin her geçen gün arttığını belirterek, “Silopiya halkından ve santrale yakın köylerde yaşayanlardan daha fazla kanser vakası duyuyoruz. Gebe kadınlarda düşüklerin arttığı, engelli çocuk doğumlarının çoğaldığı yönünde ciddi duyumlar var. Bunların tamamı halk sağlığını tehdit eden gelişmelerdir. Bir tarafta enerji üretimi ve istihdam gerekçesi sunulurken diğer tarafta insanların yaşamı ve sağlığı büyük bedeller ödüyor. Bunun maliyeti hiçbir şekilde telafi edilemez” ifadelerini kullandı.
‘Santral tamamen kapatılmalı’
Termik santraller yerine doğayla uyumlu enerji kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Mihriban Şenbayram, “Rüzgar ve güneş gibi insan sağlığı ve doğaya zarar vermeyen enerji kaynaklarına yönelmeli. Eğer mevcut santral faaliyetini sürdürecekse çok sıkı denetimlerin yapılması, filtre sistemlerinin eksiksiz çalıştırılması gerekiyor. Ancak bizim önceliğimiz, ömrünü tamamlamak üzere olan bu santralin kapatılmasıdır. Bölge halkı, sağlık çalışanları ve burada yaşayan herkes olarak bu santralin artık tamamen kapatılmasını ve bir daha benzer tesislerin kurulmasını istemiyoruz. Çünkü termik santraller ekosistemi bozuyor, biyolojik çeşitliliği azaltıyor, havayı, suyu ve toprağı kirleterek insanlara, hayvanlara ve tüm canlılara zarar veriyor” diye konuştu.
Haber: Dilan Bingöl \ MA









