Ceyhan Boru hattından taşınan kaçak petrol için tahkim tarafından verilen 1 milyar 471 milyon tazminata tepkiler sürüyor. Diğer yandan Kerkük-Baniyas boru hattı için anlaşma süreci dikkat çekerken, Türkiye’nin tek kozu GAP mı olacak?
K. Bülent Ongun
Kerkük-Ceyhan petrol boru hattından petrol akışı 2023’te durmuş ve 2,5 yıl akış sağlanmamıştı. Geçen yıl 1 yıllık bir ek anlaşma ile akış yeniden başlarken, Irak’la Ankara-Erbil arasında 2014’te imzalanan petrol ihraç sözleşmesi ise 26 Temmuz’da sona erecek. Ankara-Erbil arasındaki anlaşmaya karşı çıkan Irak, Kürt özerk yönetimin böyle bir anlaşma yetkisinin olmadığı iddiası ve petrolün çok ucuza satıldığı gerekçesiyle uluslararası tahkime başvurmuş ve petrol ihracından payını istemişti. Tahkim Irak’ı haklı bulan kararı ile 1 milyar 471 milyon dolar ceza kesilen Türkiye, Irak’a bu parayı ödemek zorunda. Cezaya itiraz eden Türkiye’nin itirazını reddeden Paris Mahkemesinin kararının yeni ortaya çıkmasının ardından muhalefet partileri duruma isyan ederek, bu cezayı kim sorumluysa, bu süreçten kim kazandıysa o cebinden ödesin tutumu ile sorunu TBMM’ye taşıdı.
Cezayı sorumlular ödesin
CHP’nin verdiği önergenin gerekçesini açıklamak üzere söz alan Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, AKP’nin Paris davasını kaybettiğini vurgulayarak, “Dört aydır Türkiye’de kamuoyundan gizlenen bu dava sonucuna ulaştık. AKP’nin Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle tahkimin Türkiye’ye verdiği 1 milyar 471 milyon dolarlık cezanın iptali için Paris İstinaf Mahkemesinde açılan bu davanın kaybedildiğini belgesiyle ortaya çıkardık. Artık maalesef 1 milyar 471 milyon dolarlık cezanın geri ödemesi için geri sayım başladı. Buradan uyarıyorum: Bu ceza tutarı 86 milyon vatandaştan değil, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Irak’tan icra davası!
Tahkim kararına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Yavuzyılmaz, “Nihai tahkim kararına göre bu cezanın 673 milyon dolarlık kısmı usulsüz taşınan 233 milyon varil petrolün varil başına 5 dolar 77 sent daha ucuza satılmasından kaynaklanıyor. Peki, bu kaçak ve kelepir petrolü kimler satın aldı? Irak Enerji Enstitüsünün raporuna göre bu petrolü tabii ki İsrail satın aldı, Yunanistan satın aldı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve birkaç ülke daha satın aldı” dedi. Yavuzyılmaz, “Irak 1 milyar 471 milyon dolarlık ceza tutarını tahsil etmek için Amerika’da bir nevi icra davası açtı. Bu davada AKP kendi döneminde yarattığı bu ceza tutarını kendi döneminden önceki 1990 yılında doğan Türkiye’nin Irak’tan olan alacaklarına ve faizine saydırmaya çalışıyor” diye konuştu.
Ceza imza atanlara rücu edilecek
DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, “Bugün Tahkim Mahkemesinden çıkan kararın dayanağı 2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararıdır ve sorumlular da bu karara imza atan bakanlardır. Bugün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre dahi bir kamu görevlisi kamunun herhangi bir şekilde zararına sebebiyet verdiğinde ne oluyor? Yasaya göre devlet gidiyor rücu ediyor. O zaman, biz de diyoruz ki: Hiç araştırmaya gerek yok arkadaşlar. Enerji Bakanı açıklama yaptı, dedi ki: ‘Ya, biz helalleşeceğiz, bizim de onlardan alacağımız var.’ Alacağımız var ama alacak bu memleketin alacağı, 86 milyon yurttaşın alacağı. Siz orada mahsuplaşma yaparken 86 milyon yurttaşın alacağından vazgeçeceksiniz ve netice itibarıyla bu ülkede yaşayan 86 milyon yurttaşın cebinden çıkacak olan milyar dolarlar bir gün gelecek bu kararda imzası olan kişilerden rücu edilecek” dedi.
Kalkınma yolu ve su
Bölgede yaşanan petrol kirliliğinin neden olduğu büyük susuzluk ve kuraklık giderek artarken, insan ve diğer canlıların yaşam alanları Türkiye’nin ortaya koyduğu ve Kalkınma Yolu adı verilen projeyle birlikte adeta yok oluşa bağlanacak. Kalkınma Yolu projesinin ardında ABD, İsrail, AB ile zengin körfez ülkelerinin çıkarları olmasına karşın Irak yöneticileri, yağma sürecinde halkta rıza üretme politikalarını yürürlüğe sokmuştu. Kalkınma Yolu Projesi’nin başlangıç noktası olan Körfez’deki Büyük Fav Limanı’nın 2025’in ortalarından itibaren faaliyete girmeye başlayacağını kaydeden Irak Ulaştırma Bakanı Rezzak Muheybes es-Sadavi, Türkiye, Irak, Katar ve BAE arasında imzalanan ‘Kalkınma Yolu Projesi” hakkında, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak ziyaretinde Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında imzalanan dörtlü mutabakat zaptı çerçevesinde Kalkınma Yolu Projesi’nde sürecin takibi ve koordinasyon için Bakanlar Kurulu’ kurulacak” demişti.
GAP suyu silaha dönüşebilir
Kalkınma Yolu ve Ovaköy Sınır Kapısı’nın faaliyete geçmesi için yapılan stratejik anlaşmalarda Irak’ın en büyük talebi Fırat ve Dicle nehirlerinden daha fazla su akışı için teminat verilmesinin sağlanmasıydı. Türkiye’nin GAP projesi kapsamında bölgede inşa edilen devasa barajlar kurulurken, suyun Suudi Arabistan’a kadar ulaştırılma hedefi dönemin Başbakanı Demirel tarafından dillendirilmişti. Diğer yandan barajların kurulduğu günden bu yana Irak ve Suriye’ye, son yıllar da ise Kuzey ve Doğu Suriye Özerk bölgesine yönelik uygulamalarıyla sular bir baskı aracına dönüştürüldü. Türkiye son yaşananlar sonrası ‘su’ silahını ortaya koyması bekleniyor. Kerkük petrolünün Suriye üzerinden Akdeniz’e ulaştırma planları Türkiye’nin bölgeye dair umudu kırılırken, tahkim kararı bunun tuzu biberi oldu.
Powertrans ve Çalık Holding
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nden Türkiye’ye petrol taşıma işini 2011’den itibaren Powertrans adlı şirket üstlenmişti. Powertrans, 25 Mart 2011 günü kurulmuş ve 18 Temmuz 2011 tarihinde yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla Kuzey Irak’tan petrol taşıma işinde “tekel” haline getirilmişti. TBMM tutanaklarına ve dönemin ticari sicil kayıtlarına yansıyan bilgilere göre; Powertrans şirketinin kurucuları, genel müdürleri ve üst düzey yöneticilerinin neredeyse tamamı, eski Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın bir dönem CEO’luğunu yaptığı Çalık Holding’den transfer edilen isimlerden oluşmaktadır. Şirketin genel müdürlüğünü de eski bir Çalık Holding çalışanı yürütmüş olması dikkat çekici.
Tankerler ne kadar taşıdı?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar Irak’la yapılmak istenen anlaşmanın yenilenmemesiyle ilgili, teknik olarak günlük 1,5 milyon varil kapasiteli Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı’nın hiçbir zaman tam kapasiteye ulaşmadığını belirtirken, tankerlerle Powertrans şirketinin taşıdığı petrolün miktarı açıkladığı rakamlar içinde yer almamakta. Bayraktar, boru hattı ile taşınan petrolün kullanım oranının zaman zaman yüzde 25’lere kadar düştüğüne işaret etmiş ve ham petrol boru hattının Irak’ın güneyine bağlanması gerektiğini ifade etmişti.
Irak’la mutabakat yok
Ankara-Erbil arasında 2014’te imzalanan petrol ihraç sözleşmesinin Bağdat’ın haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Tahkim tarafından verilen tazminat cezasının ardından, Kerkük-Ceyhan boru hattından petrol sevkiyatı durduruldu. 2,5 yıl kapalı kalan boru sevkiyatı 1 yıl önce yeniden başlamıştı. Petrol akışı 1973 te imzalanan Kerkük-Ceyhan ham petrol boru hattı anlaşmasına dayanmakta. Bu anlaşma 27 Temmuz 2026’da sona ererken, enerji yönetimi henüz bu konuda bir mutabakat sağlanmadığını açıkladı. Diğer yandan Türkiye Cumhurbaşkanlığı kararı ile 2026 Temmuz’da sona erecek olan sürenin uzatılmayacağı açıklanmıştı.
‘O koysun bu da koysun’
Anlaşma süresinin dolacağı 26 Temmuz’u takiben 27 Temmuz’da Irak tarafının da günlük 750 bin varillik bir kapasite ihtiyacını gündeme getirdiğini belirten Bayraktar, “Gerçi bugün akan 180-200 bin varil ama, ‘tamam’ dedik, ‘750 bin varili biz size ayırırız’” dedi. Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile Bağdat’ta yaptığı görüşmede kapasitenin günlük 2,5 milyon varile yükseltilmesi konusunun da ele alındığını belirten Bayraktar, “Kuveyt istiyorsa bu boru hattına petrolünü koysun. Başka isteyenler olursa Körfez’den onlar koysun’ gibi kapsamlı şeyler söyledik. ‘Doğalgaz boru hattı inşa edelim yanında hemen. Katar gazı gelebilir, başka gaz kaynakları gelebilir’ bir sürü formüller konuştuk” değerlendirmesini yaptı.
Ceyhan yerine Suriye Baniyas!
Kalkınma Yolu, Kerkük–Ceyhan Boru Hattı’nın yeniden tam kapasite işletilmesi, doğal gaz ticareti, elektrik enterkoneksiyon bağlantıları, petrokimya yatırımları, lojistik merkezleri ve Ceyhan’ın bölgesel enerji merkezi olması gibi hedeflerin tamamı son tahkim kararı sonrası hayal haline dönüşmeye başlarken, diğer yandan Kerkük-Baniyas petrol boru hattı için bir anlaşma yapılacağı duyuruldu. Kerkük ile Suriye’nin Baniyas limanı arasında kurulu bulunan ve Irak’ın ABD tarafından işgali sırasında zarar görerek kapatılan hattın geliştirilerek devreye alınması için ön anlaşmaya varıldı. Kerkük şehriyle Suriye’nin Akdeniz kıyısındaki Baniyas şehri arasında yer alan ve 1952 yılında inşa edilen 800 kilometrelik hampetrol boru hattı, ABD’nin Irak’ı işgali sırasında kullanılmaz hale gelmişti.
2000’li yıllarda tekrar devreye almak için Rusya ile anlaşmaya varılmış ancak sözleşme gerçekleştirilememişti. Al-Monitor’un yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD’nin de katılımı ile imzalanacak anlaşma kapsamında, Amerikalı Chevron ve Katar’ın UCC şirketinin de yer aldığı bir konsorsiyum, projenin teknik ve ekonomik tarafını gerçekleştirecek. Kerkük-Yumurtalık ham petrol boru hattının da hissedarı olan Irak Devlet Petrol Pazarlama Şirketi SOMO’nun CEO’su Ali Nizar, Mart ayında Baniyas güzergâhının Hürmüz Boğazı’na alternatif olarak ilgi gördüğünü ifade etmişti.









