• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Bu suç örgütü tüm ağlarıyla çökmeli

1 Eylül 2026 Salı - 23:00
Kategori: Kadın, Manşet

Gülistan Doku dosyasında ‘intihar’ perdesinin ardındaki örtbas ağı tüm ilişki ağlarıyla açığa çıkarken, Rojin Kabaiş dosyasındaki iki erkek DNA’sı ve yeni soruşturma adımları da benzer bir şebeke ihtimalini gündeme getirdi

Duygu Kıt

Son 1 haftada hem Gülistan Doku hem de Rojin Kabaiş dosyalarında önemli bilgiler avukatlar tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Rojin Kabaiş’in, ortaya çıkan her detayla baştan sona bir örtbas ağı içinde katledilen Gülistan gibi bir şebekeyle karşı karşıya kaldığı ihtimali giderek daha güçlü bir şüphe uyandırmaya başladı. Rojin Kabaiş’in ölümünün üzerinden iki yıl geçmesine rağmen cevap bekleyen birçok soru var. Bedeninde tespit edilen iki farklı erkek DNA’sının kimlere ait olduğu da en önemli sorulardan biri…

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, “kasten öldürme” suçundan tutuklu bulunan ve ifadesinde “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam” diyen Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ın öldürüldüğü öne sürülen Rostan mevkiine olaydan sekiz gün sonra yeniden gittiğini ve geceyi orda geçirdiğini açıkladı. Geçtiğimiz cumartesi günü ise Doku dosyasında beşinci dalga gözaltılar gerçekleşti. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, gelişmeleri gazetemize değerlendirdi.

61 kişi hakkında işlem

Avukat Ali Çimen gelinen aşamada bugüne değin dosyada yaşanan gelişmeleri şu şekilde özetledi:

“Gülistan Doku soruşturmasında 14 Nisan 2026 tarihinde ilk dalga operasyon yapıldı. Bu operasyon kapsamında 12 gözaltı, bir de yakalamalı şahıs vardı. Dönemin Valisi Tuncay Sonel ise 17 Nisan 2026’da Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alınıp tutuklandı. İlk dalga operasyon 15 kişiye ilişkin yapılmış oldu. İkinci dalga operasyon 21 Temmuz 2026 tarihinde 15 kişiye yönelik yapıldı. Bu operasyon Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ortak koordinesinde yapıldı. Erzurum’da sağlık ayağına yönelik operasyonda 10 kişi alındı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın operasyonu ise korucubaşı ve Tuncay Sonel’in eşinin de aralarında bulunduğu 5 kişiye yönelik yapıldı. 2. dalga operasyon da bu şekilde tamamlandı. 3. dalga operasyon ise 23 Temmuz 2026 tarihinde 5 kişiye yönelik yapıldı. Bu 5 kişiden 3’ü olan Tuncay Sonel, Şükrü Eroğlu ve Gökhan Ertok zaten tutukluydu. Bunlara ilaveten 2 kişi daha alındı. 4. dalga operasyon örtbasın emniyet ayağına, kolluk ayağına yönelik yapıldı. Bu operasyonda 19 kişi hakkında işlem yapıldı. 29 Ağustos 2026 tarihinde de 10 kişiye yönelik olarak bir işlem başlatıldı. Dolayısıyla toplamda Gülistan Doku soruşturması kapsamında 61 kişi hakkında gözaltı işlemi yapıldı. Bunlardan 29 tutuklu, bir de geçici tutuklu olmak üzere 30 tutuklu var. Ve şu an bu 10 kişiye ilişkin yapılan işlemler de tutuklamaya yönelik olarak gözaltı kararlarıdır.” 

‘İntihar algısı değişmeli’

Çimen, Gülistan Doku kaybedildiği günden bugüne hep dikkat çektikleri gibi dosyanın kadın soruşturmalarında, kadına yönelik şiddet olaylarında olduğu gibi hep bir intihar algısıyla yürütülmek istendiğini söyledi. Çimen, Rojwelat Kızmaz, Esma Kılıçarslan ve Rojin Kabaiş’in intihar olarak peşinen kabul ettirilmek istendiğini vurgulayarak, şöyle dedi:

“Kadına yönelik gerçekleşen şiddet olaylarında intihar algısının ilk aşamada hep sürdürüldüğü, yöneltildiği görülüyor. Gülistan’ın şahsında ortaya çıkan bu kirli organize örtbas ağı aslında bundan sonra kadın ölümlerinin ve şiddet eylemlerinin şüpheli olarak görülmesi gerektiği, intihar olarak bir resmi rapor veya resmi bir karar çıkmayıncaya kadar bu tip ölümlerin şaibeli olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde bize çok güçlü bir fikir veriyor. Gülistan Doku dosyasının buna da neden olmasını istiyoruz. Kadına yönelik olarak insan öldürme şeklinde gerçekleştirilen eylemlerde ‘kadın zayıftır intihar etmiştir’ şeklinde sürekli bir değerlendirme yapılıyor. Gülistan Doku’da da aynı şey yapıldı. ‘Munzur Üniversitesi yurdundan çıkan kız Dinar Köprüsü’ne gidip intihar etti’ şeklinde bir yaygara kopartıldı. Dönemin Valisi’nin organize ettiği basının da dahil olduğu bir durumdu. Birçok kişi de yanıldı, intihar olduğu düşünüldü çoğu kişi tarafından. Ona bağlı olarak da bir örtbas meydana geldi. Geldiğimiz aşamada görüyoruz ki Tuncay Sonel kendi kişisel suçunu örtbas etmek için bu intiharı kurguladı. Delil oluşturdu. Delilleri ona göre yorumlattı. Bir bütün olarak ortaya bu çıkıyor.”

‘Gülistan bulununcaya kadar’

“Gülistan işlenen bir suç değil, bu suçların bir birleşimidir. Gülistan şahsında ortaya çıkan kirli bir ilişki ağı var.” diye devam eden Çimen, “Bunların ortaya koydukları kirli ilişki ağı Gülistan şahsında ortaya çıktı. Burada önemli olan dalga sayısı değil, suçtur. Şu an mesela dönemin Emniyet Müdürü halen soruşturma dışı. Ekonomik yönden mal varlıklarına el koyma şeklinde bir operasyon halen yapılmadı. Ve her şeyden önce henüz Gülistan’ın bedeni bize verilmedi. O nedenle Gülistan’a ulaşıncaya kadar bu soruşturmaların böyle yayılarak devam edeceğini düşünüyoruz” dedi.

Aynı senaryo

Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024’te kayboluşunun ve 18 gün sonra göl kenarında cenazesinin bulunmasının üzerinden iki yıl geçti. Rojin Kabaiş için yürütülen soruşturma tıpkı Gülistan Doku gibi “intihar” üzerinden yürütülmüş olması nedeniyle etkin bir şekilde soruşturulmadı. Adli Tıp Kurumu’nun yayınladığı otopsi raporunda, Rojin Kabaiş’in ölüm nedeninin suda boğulma olarak yazılması birçok tartışmaya neden oldu. Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin neredeyse tüm sorular yanıt beklerken, dosya avukatı Abdurrahman Karabulut 8 ay boyunca dosyanın Van Barosu’ndan gizlendiğini söyledi. Avukat Karabulut, geçtiğimiz günlerde Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin iki kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi için savcılığa başvurdu.

Rojin’in akıbetinin aydınlatılması için ilk günden bu yana mücadele eden kadınlar ise Rojin Kabaiş için Adalet Mücadelesi süreç raporunu paylaştıklarında şuna dikkat çekti:

“Gülistan’ın dosyasında açığa çıkan erkek egemen suç ağı bugün Rojin’in dosyasında da görülüyor. Bu sistematik delil karartmaya verebileceğimiz dayanaklar ise ATK’nin raporları gizlemesi, iki erkek DNA’sının vücudunun neresinde bulunduğunu açıklamaması, Rojin’in kaybedildiği gün aynı yerde ve saatte telefon sinyalinin başka kişilerce de verilmesidir. Artık bu kişilerin belirlenmesi ve gözaltına alınması da beklenmelidir.”

5. dalga gözaltılar

Gülistan Doku soruşturmada 5. dalga operasyonla aralarında dönemin Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Albay Ali Kahraman, eşi Burçin Hızlı Kahraman, daha önce tutuklanan korucubaşı Fatih Özmen’in eşi ve çocuklarının da bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alınırken, soruşturmada Doku’nun Instagram hesabına yapılan erişim, PTS ve HTS kayıtları ile su altı arama çalışmalarına ilişkin tespitler dosyaya girdi. Soruşturma giderek derinleşse de Gülistan’ı bulmak için 6 yıldır neden beklendiği ve adımların neden bugün atıldığı hâlâ en önemli sorulardan. Keza yeni deliller, Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların “intihar” izlenimi yaratmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olduğunu gösterirken, yıllardır bu ihtimali araştırmayanların ve etkin soruşturmayı geciktirenlerin de sorumluluğu diğer bir önemli gerçek.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İmralı’nın görüşleri toplumsal desteği arttırır

Sonraki Haber

Suriye’de son adımlar, tartışmalar ve yeni bilgiler

Sonraki Haber

Suriye'de son adımlar, tartışmalar ve yeni bilgiler

SON HABERLER

Kimsesizler mezarlığından alınan Ateş Amed’de toprağa verildi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Eylül 2026

İmralı’da yeni dönem

Yazar: Yeni Yaşam
1 Eylül 2026

Suriye’de son adımlar, tartışmalar ve yeni bilgiler

Yazar: Yeni Yaşam
1 Eylül 2026

Bu suç örgütü tüm ağlarıyla çökmeli

Yazar: Yeni Yaşam
1 Eylül 2026

İmralı’nın görüşleri toplumsal desteği arttırır

Yazar: Yeni Yaşam
1 Eylül 2026

Dağların yılanı ve akrebi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Eylül 2026

Wan’da 1 Eylül yürüyüşü: Binler barış için alanlardaydı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır