Türkiye genelinde uygulanmaya başlanan DOA Sistemi, dünyaya örnek olduğu iddia edildi. Öte yandan plastik ihracatı sürerken, Türkiye’de üretilen plastik ambalaj miktarı ise 6,5 milyar ton civarında
K. Bülent Ongun
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikli Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansından (TÜÇA) yapılan açıklamaya göre, Forbes dergisinde Depozitosu Olan Ambalajlar(DOA) sistemiyle ilgili bir analiz yayımlandığı açıklandı. Analizde, geri dönüşümün yalnızca ‘çevresel bir uygulama’ olmadığı, aynı zamanda sanayi üretimi, ulusal güvenlik ve kritik hammaddelere erişim açısından stratejik önem taşıdığının yer aldığı belirtildi. Birçok ABD eyaleti ile Avrupa ülkesinde depozito iade sistemlerinin uygulandığı hatırlatılan analizde, Türkiye’nin geliştirdiği DOA Sistemi’nin ulusal ölçekte uygulanabilecek güçlü modellerden biri olduğu vurgulandı.
‘Türkiye modeli’
Analizde, Türkiye’deki sistemin kamu finansmanı yerine ‘özel sermaye’ ve genişletilmiş üretici sorumluluğu esasına dayandığının altı çizilerek, “Model yalnızca çevresel bir proje olarak değil, yerli tedarik zincirlerini güçlendiren modern bir sanayi altyapısı olarak değerlendirilmeli. ABD geri dönüşüm ve kritik hammadde politikalarını güçlendirmek amacıyla, “Türkiye modeli” bir depozito iade sistemi oluşturabilir” denildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, DOA Sistemi’nin Türkiye’nin yerli teknoloji sektörü açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Öztürk, son iki yılda farklı Türk üreticilerinin gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak yerli depozito iade makineleri üretmeye başladığını, DOA sisteminin tam kapasiteyle faaliyete geçmesi halinde ekonomiye yılda yaklaşık 1 milyar dolar katkı sağlamasının beklendiğini iddia etti.
129 milyar adet PLS şişe!
Diğer yandan Avrupa’nın plastik atıklarının miktarı her yıl artarken, 2025 yılında İngiltere ve ABD dışı ülkeler hariç AB’den ithal edilen plastik atık miktarı 503 bin tona ulaştı. İngiltere’den ithal edilen atık plastik miktarı ise 180 bin ton civarında. Türkiye genelindeki lisanslı tesislerde tüm atık türleri için 2025 yılı geri kazanım oranı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yüzde 37,53 olarak açıklanırken, Sıfır Atık Projesi başlangıç tarihi olan 2017 yılından bu yana işlenen toplam plastik atık miktarının 10,2 milyon ton olduğu açıklandı. Yani ortalama yıllık miktar 1 milyon 130 bin ton. Bakanlığın verdiği oran neyin oranı belli değil ancak ithalat bir yana Türkiye’de üretilen plastik ambalaj üretim miktarı adet olarak 500 milyonu aşıyor. DOA verisine göre 33 milyon adeta plastik şişe toplanmış 1 plastik şişenin 20 gr olduğunu düşündüğümüzde tüketilen adet miktarı kişi başı 150 adet olurken nüfusa göre toplam tüketilen miktar ise 129 milyar adede ulaşıyor.
Her şey sermaye için
Türkiye’de tüketilen yıllık plastik ambalaj miktarı kişi başı 75 kg. Buna göre 86 milyon nüfusa sahip olan Türkiye’de toplam 129 milyar adet plastik ambalaj miktarı 17 günde toplanan 33 milyon ambalajın aylık miktarı yaklaşık 60 milyon adet olurken, yıllık miktar 720 milyon ulaşıyor. Bu miktar tüketimin 179’a birine denk geliyor. Bu rakamın plastik kirliliğini durdurup geri dönüşümle bu sorunun çözülebilecek iddiası gerçeği yansıtmıyor. Tek gerçek TÜÇA Başkanı Öztürk’ün, ‘iki yılda farklı Türk üreticilerinin gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak yerli depozito iade makineleri üretmeye başladığı, DOA sisteminin tam kapasiteyle faaliyete geçmesi halinde ekonomiye yılda yaklaşık 1 milyar dolar katkı sağlamasının beklendiği’ ifadesinde yatıyor.
Plastik kirliliği durmayacak
Sermaye çıkarlarının gözetildiği her proje atık miktarını arttırmaya yol açmaktadır. Bir yandan plastik ithalatı ve üretimi sürdürülürken, diğer yandan ‘Sıfır Atık’ iddiasında bulunmak bir ikiyüzlü ‘çevresel’ politikadır. Öncelikle plastik ve plastik özlü tekstil atıkları ithalatı tamamen yasaklanmadan, petro kimya yatırımları durdurulmadan plastik kirliliği asla son bulmayacak.









