• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Tünele girmeden önceki son ışık

25 Temmuz 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Bugün esas olan çerçeve yasayı ne toptan reddetmek ne de koşulsuz kabul etmektir. Olması gereken ihtiyaçlar doğrultusunda, eleştirel ve dönüştürücü bir yaklaşımı esasa almaktır. Yasanın içeriğini, sınırlarını ve hedeflerini halkların çıkarları doğrultusunda yeniden tartışmak; onu gerçek bir çözüm zeminine dönüştürmek mümkündür

Ali Kalik

Türkiye, bir kez daha tarihsel bir eşiğin kıyısında duruyor. Uzun süredir gündemde olan ancak siyasal iktidarın yeniymiş gibi gündeme getirdiği “çerçeve yasa” tartışmaları, ilk bakışta teknik bir düzenleme, hukuki bir çerçeve arayışı gibi sunulsa da, reel olarak daha derin anlam taşımakta. Bu tartışma yalnızca bir yasa metniyle sınırlı değil; Önderliğin durumunun ne olacağı, Kürt meselesinin nasıl ele alınacağı, demokratikleşmenin hangi sınırlar içinde kalacağına dair bir yol haritasıdır. Bu nedenle bugün tartışılan her “çerçeve yasa” aynı zamanda bir yol ayrımını ifade etmekte.

“Tünele girmeden önceki son ışık” tam da burada anlam kazanmakta. Çünkü bu yasa ya karanlığı kalıcılaştıracak bir makyaj işlevi görecek ya da gerçek bir demokratik değişim ve dönüşümün kapısını aralayacak. Aradaki fark ise, yasanın içeriğinden çok onun hangi zihniyetle ele alındığında gizlidir.

Bugüne kadar defalarca tanıklık etiğimiz: Sorunu güvenlikçi politikalarla sınırlayan, meseleyi sadece “terör” başlığına indirgeyen zihniyet, çözümsüzlüğü derinleştirmekten başka bir sonuç üretemedi. Çerçeve yasa da bu dar tekçi zihniyetin sınırları içinde kalırsa, yeni bir umut değil; eski politikaların güncellenmiş bir versiyonu olmanın ötesine geçmeyecektir. Bu durum ise ışığın sönmesi, tünelin kaçınılmaz hale gelmesi demektir.

Oysa gerçek bir çerçeve yasa ya da kök yasa, Önderliğin özgür çalışır koşullarını düzenler. İnkârın değil tanımanın; bastırmanın değil, demokratik siyaset alanının önünü açmanın düsturu olmak zorunda. Kürt halkının kolektif haklarını, kimliğini, dilini, kültürel haklarını ve siyasal iradesini güvence altına almayan hiçbir düzenleme, ne kadar “kapsamlı” görünürse görünsün, tarihsel sorunu çözme kapasitesine sahip olamaz. Çünkü Kürt sorunu, teknik değil, yapısaldır. Ve yapısal bir soruna yüzeysel yaklaşmak sadece zaman kazandırır, çözüm üretmez.

Bu noktada Önderliğin, ortaya koyduğu demokratik ulus perspektifi, çerçeve yasanın hangi temelde şekillenmesi gerektiğine dair güçlü bir perspektif ve referans sunmakta. Tekçi ulus-devlet anlayışını aşmadan, çoğulcu ve eşitlikçi bir yurttaşlık zemini kurmadan, hiçbir demokratikleşme adımı kalıcı olmaz. Çerçeve yasa eğer gerçekten bir “başlangıç” olacaksa, zihniyet dönüşümünü esas almak zorunda.

Bununla birlikte, mesele sadece devletin atacağı adımlarla sınırlı değildir. Toplumun örgütlü gücü, demokratik siyaset alanının genişletilmesi, gençlik örgütlülüğün güçlü kılınması ve özellikle kadın özgürlük mücadelesinin belirleyici rolü, bu sürecin gerçek dinamiklerini oluşturacak. Jineolojî perspektifi, toplumsal dönüşümün merkezine kadını alırken; aynı zamanda erkek egemen zihniyetin aşılması için mücadeleyi zorunlu kılar. Bu değişim dönüşüm gerçekleşmeden, hiçbir yasal düzenleme gerçek anlamda özgür yaşamın önünü açamaz.

Bugün esas alınması gereken, çerçeve yasayı ne toptan reddetmek ne de koşulsuz kabul etmektir. Olması gereken ihtiyaçlar doğrultusunda, eleştirel ve dönüştürücü bir yaklaşımı esasa almaktır. Yasanın içeriğini, sınırlarını ve hedeflerini halkların çıkarları doğrultusunda yeniden tartışmak; onu gerçek bir çözüm zeminine dönüştürmek mümkündür. Ancak bu güçlü bir toplumsal muhalefet ve örgütlü bir mücadele ile gerçekleşebilir.

Unutulmamalıdır ki, tarihsel fırsatlar her zaman insanın karşısına çıkmaz. Kaçırılan her fırsat, daha derin krizlerin ve ayrışmaların kapısını aralar. Çerçeve yasa bu bağlamda son bir imkân olabilir. Ya bu fırsat, demokratik bir geleceğin inşası için değerlendirilecek ya da yeni bir tıkanmanın ve felaketin başlangıcı olacak.

Tünele girmeden önceki son ışık, hâlâ orada duruyor. Ona sırtını dönenler karanlıkta kaybolmaya mahkûm olacak; ışığa doğru yürüyenler ise yeni bir yaşamı inşa etmenin onurunu yaşayacak…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Toprağı katledenler tarımı fabrikaya taşıyor!

Sonraki Haber

Çewlîg’in nefesini kesiyorlar

Sonraki Haber

Çewlîg'in nefesini kesiyorlar

SON HABERLER

Demokratik bir eşik: Entegrasyon I

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Çewlîg’in nefesini kesiyorlar

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Tünele girmeden önceki son ışık

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Toprağı katledenler tarımı fabrikaya taşıyor!

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Tepeden tırnağa bir örtbas düzeni

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Kanîreş Festivali konserle sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır