Avrupa’daki Kürt Kadınları Ulusal Birlik Platformu, Şengal Fermanı’nın 12’nci yılı dolayısıyla yayımladığı açıklamada, yaklaşık 2 bin 700 Êzidî kadın ve çocuğun akıbetinin hâlâ bilinmediğine dikkat çekerek, uluslararası toplumu faillerin yargılanması ve kayıpların bulunması için somut adımlar atmaya çağırdı
Avrupa’daki Kürt Kadınları Ulusal Birlik Platformu, Şengal Fermanı’nın 12’nci yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, 3 Ağustos 2014’te DAİŞ’in Êzidî halkına yönelik gerçekleştirdiği saldırının “modern tarihin en vahşi ve en ağır katliamlarından biri” olduğu belirtilerek, “Şengal’deki tüm katliam şehitlerini saygıyla anıyor, ‘Adalet ve Özgürlük İçin – Sen de Ferman Tutsaklarının Sesi Ol’ kampanyasına desteğimizi resmen ilan ediyoruz” denildi.
Platform, Şengal’de yaşananların yalnızca Êzidî halkına yönelik değil, insanlığın ortak değerlerine, temel haklara ve özellikle kadınlar ile çocuklara karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurguladı.
Açıklamada, DAİŞ saldırıları sırasında binlerce Êzidî’nin katledildiği, çok sayıda yerleşim yerinin boşaltıldığı ve halkın göç, açlık, susuzluk ile ölüm tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığı hatırlatıldı. En ağır saldırıların Êzidî kadınlar ve kız çocuklarını hedef aldığı belirtilen açıklamada, “Binlerce kadın ve kız çocuğu kaçırıldı, evlerinden ve topraklarından koparıldı, köle pazarlarında satıldı; tecavüz, işkence, cinsel şiddet ve her türlü onur kırıcı muameleye maruz bırakıldı” ifadelerine yer verildi.
Platform, bu eylemlerin yalnızca savaş suçu değil, aynı zamanda insanlığa karşı suç niteliği taşıdığını belirterek, uluslararası hukuk çerçevesinde tanınması ve sorumluların yargılanması gerektiğini kaydetti.
2 Bin 700 kişinin akıbeti hâlen bilinmiyor
Şengal’de yaşananların üzerinden yıllar geçmesine rağmen acıların sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, çok sayıda ailenin hala kayıp yakınlarından haber beklediği belirtildi. Platform, ilgili kurumların verilerine göre yaklaşık 2 bin 700 Êzidî kadın ve çocuğun akıbetinin hâlen bilinmediğini belirterek, “Bu gerçek, Şengal Fermanı’nın yalnızca tarihte kalmış bir olay olmadığını; etkilerinin bugün de binlerce insanın yaşamında ve Êzidî toplumunda sürdüğünü göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası kurumlara somut adım çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM), birçok devlet ve uluslararası kuruluşun Şengal Fermanı’nı soykırım ve insanlığa karşı suç olarak tanıdığı hatırlatılan açıklamada, bunun tek başına yeterli olmadığı vurgulandı. Platform, BM, Avrupa Birliği (AB), insan hakları kuruluşları ve ilgili devletlere çağrıda bulunarak, kayıp kişilerin akıbetlerinin ortaya çıkarılması, ailelere destek verilmesi ve suçlara karışan tüm faillerin uluslararası hukuk çerçevesinde yargılanması için somut adımlar atılmasını istedi.
Platform, Şengal Fermanı’nda yaşamını yitirenleri saygıyla andığını belirterek, 17 Temmuz’dan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne kadar sürdürülecek kampanyanın yalnızca bir anma etkinliği değil, aynı zamanda uluslararası dayanışma ve sorumluluk çağrısı olduğunu ifade etti.
Açıklamada, kadınlar, demokratik kitle örgütleri, sanatçılar, yazarlar, parlamenterler ve tüm demokratik çevreler kampanyaya katılmaya davet edildi.
Platformun öne çıkan talepleri
Platform açıklamasında şu taleplere yer verildi:
- DAİŞ çeteleri uluslararası hukuka uygun şekilde adil yargılansın.
- Şengal’de işlenen suçlar tüm sonuçlarıyla birlikte soykırım ve insanlığa karşı suç olarak kabul edilsin.
- Kayıp kadın ve çocukların dosyaları hızlı ve şeffaf biçimde sonuçlandırılsın.
- Şengal’den zorla göç ettirilenlerin güvenli, gönüllü ve onurlu dönüş koşulları sağlansın.
- Êzidî halkının korunması ve Şengal’in güvenliği için kalıcı uluslararası mekanizmalar oluşturulsun.
Platform, açıklamasını “Unutmayacağız, unutturmayacağız. Şengal yalnızca Êzidîlerin yarası değil, tüm insanlığın yarasıdır. Şengal için adalet, Êzîdî kadınları için özgürlük ve Êzidî halkının korunması temel talebimizdir” sözleriyle tamamladı.
Kaynak: ANF








