• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ortadoğu

İran cezaevlerindeki idamlar artıyor: Tutsakların sesi her zamankinden fazla duyulmalı

11 Ağustos 2026 Salı - 10:09
Kategori: Ortadoğu

İran cezaevlerinde artan baskılara dikkat çeken İran’daki Tutukluların Sesi Web Sitesi Genel Yayın Yönetmeni, tutsakların sesinin her zamankinden daha fazla duyulması gerektiğini söyledi 

İran’da var olan baskı ve kriz sisteminden en çok etkilenen yerlerin başında cezaevleri geliyor. Cezaevlerinde tutsakların tedaviye erişememe, yeterli gıda alamama, psikolojik ve fiziksel işkence, iletişim hakkının kısıtlanması gibi rutin uygulamalar var.

Hak ihlallerine ve keyfi uygulamalara karşı Qêzêlhêsar (Kızılhisar) Cezaevi’nde 13 Temmuz’da bin 500’den fazla tutsak, 16 günlük açlık grevi eylemi gerçekleştirdi. Tutsakların temel talebi, idamların durdurulması ve temel insani haklardan yararlanmaktı. Yetkililerin dosyaların yeniden inceleceğine dair taahhüttün ardından grev sonlandırıldı. Grev sonlansa da idamlar ve baskılar artmaya devam etti. Urmiye Merkez Hapishanesi’nde idam cezası alan adli tutuklu Nosrat Khaledi, kalp rahatsızlığına rağmen hastaneye sevk edilmedi. Şiddetli ağrıları olan Khaledi, 9 Ağustos’ta tedaviye erişemediği için kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

Cezaevlerinde tutulan tutsakların durumunu dair İran’daki Tutukluların Sesi Web Sitesi Genel Yayın Yönetmeni  Shahrokh Tavakoli, değerlendirmelerde bulundu.

‘Tutsakların kolektif direnişi yetkilileri adım atmaya zorlayabilir’

Hak ihlallerine ve keyfi uygulamalara yönelik tutsakların gerçekleştirdiği 16 günlük açlık grevine değinen Tavakoli, “Cezaevi tutukluların taleplerini bir süre görmezden geldi. Direniş devam ettikçe, yetkililer tutsak temsilcileriyle görüşerek birkaç konuda söz verdi. Bunlar arasında, nakledilen altı mahkûmun geri getirilmesi, uyuşturucu suçlarıyla ilgili idam cezalarının uygulanmasının ve ilgili düzenlemelerin yeniden incelenmesi yer aldı. Bu güvencelerin ardından tutsaklar açlık grevini sona erdirdi. Cezaevinde uyuşturucuyla bağlı idamlar durdu ama diğer suçlamalara dair idamlar devam ediyor. Bana göre en önemli nokta, tutukluların kendi direnişiydi. Yaklaşık bin 500 tutuklu, 16 gün boyunca ortak bir eylem içinde birlikte hareket etti ve sonunda cezaevi yetkililerini, görüşmeye zorladı. Bu bize, tutsakların kolektif direnişinin yetkilileri adım atmaya zorlayabilir” dedi.

‘Tehdit olarak görülen kesimlere yönelik idamlar arttı’ 

Rejimin, siyasi ve toplumsal tehdit olarak gördüğü kesimlere yönelik idamları arttığını belirten Tavakoli, “Kürt ve Beluc siyasi tutsaklar ağır bedeller ödüyor. İran Halkın Mücahitleri Örgütü (PMOI/MEK) konusunda ise durum, yetkililer açısından özel bir hassasiyet taşıyor. PMOI bağlantılı siyasi tutsakların idamlarında artış var. Destekçiler ve üye yakınları gözaltına alınıyor, işkenceye maruz kalıyor” şeklinde konuştu.

‘Siyasi tutsaklar bilerek tedavi edilmiyor’

Sağlık hakkına erişim kısıtlamasının bir baskı aracı olduğunu aktaran Tavakoli, “Siyasi tutsaklar açısından sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılma, birçok durumda yalnızca idari bir sorun veya kaynak yetersizliği değildir, baskı aracı. Tutsaklar, bazen haftalarca veya aylarca hastaneye sevk edilmeyi, uzman doktora ulaşmayı, ilaçlarını almayı, uygun tedavi görmeyi beklemek zorunda kalıyor. Bu baskı, mahkûmun siyasi olması veya bir muhalif hareketin destekçisi olarak görülmesi durumunda daha da ağırlaşıyor.  Koğuşlar veya cezaevleri arasında zorunlu nakiller, uygun olmayan koşullarda tutulma, aileden uzaklaştırma ve sağlık hizmetlerine getirilen kısıtlamalar, tutsakların hem fiziksel hem de psikolojik sağlık durumlarını kötüleştirebiliyor” ifadelerini kullandı.

Gülistan Eyaleti’ndeki Gönbed-e Kavus Cezaevi’ndeki şartlara değinen Tavakoli, “Bu cezaevinde yaşam koşulları çok kötü. Ekmek temininde bile ciddi sorunlar var” dedi.

‘2 kişi halka açık şekilde idam edildi’

İdamların son dönemde arttığını ve birçok kişi için idam riskinin devam ettiğini hatırlatan Tavakoli, “2 kişi halka açık şekilde idam edildi, halk olay yerinde eylem yaptı ve idamlara engel olmak istedi. Yetkililer, toplumda biriken öfke ve hoşnutsuzlukla karşı karşıya kalırken, idamı temel korkutma araçlarından biri olarak kullanmaktan vazgeçmiyor. Birçok kişi için idam riski devam ediyor.  Bu mesele yalnızca İran içindeki mahkûmları ve onların ailelerini ilgilendirmiyor. Türkiye’deki İran toplumu da dahil olmak üzere, yurtdışında yaşayan İranlılar; doğrulanmış bilgileri yayarak, adil yargılanma hakkını destekleyerek ve idam cezasına karşı çıkarak sivil toplum ve insan hakları alanında rol oynayabilirler. Tutuklularla ilgili haberleri takip etmekle sınırlı olmamalı” diye belirtti.

‘Tutsakların sesi her zamankinden fazla duyulmalı’

Tutsakların seslerinin duyurulması için çağrı yapan Tavakoli, “Tutsakların sesinin her zamankinden daha fazla duyulması gerekiyor. Siyasi tutsaklar üzerindeki baskıların, idamların, gözaltıların ve cezaevi kısıtlamalarının arttığı bir dönemde; bu vakaları belgelemek ve kamuoyuna duyurmak için yapılan her sorumlu çalışma, tutsakların kaderlerinin sessizlik içinde kaybolmasını önlemeye yardımcı olabilir. Başka ülkelerde yaşayan İranlılar, eğer tutsaklar, tutsak aileleri veya insan hakları ihlalleri hakkında doğrulanabilir bilgilere sahiplerse, rıza ilkesine uyarak ve kişilerin kimliklerini koruyarak bu bilgileri güvenli kanallar aracılığıyla medya kuruluşları ve insan hakları örgütleriyle paylaşabilirler” dedi.

Haber: Berivan Kutlu\MA 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kadınlardan ‘çerçeve yasa’ için çağrı: Süreç toplumsallaşmalı

Sonraki Haber

Mehmet Rüştü Tiryaki: Yasanın uygulanmasının başka bir koşula bağlanması önemli bir eleştiri konusu

Sonraki Haber

Mehmet Rüştü Tiryaki: Yasanın uygulanmasının başka bir koşula bağlanması önemli bir eleştiri konusu

SON HABERLER

Cixsê halkı: Yapay zeka kullanarak köylüler projeyi istiyor gibi gösterdiler

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Ankara’da madencilerin eylemi öncesi 15 gün eylem yasağı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

İYİ Parti milletvekili Türkkan’ın fabrikasına 1 milyon TL ceza

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

ÖHD’den çerçeve yasa açıklaması: İlk eşik aşıldı, hukuki güvenceler hayata geçirilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

‘Çerçeve yasa’ gazetelerin manşetlerinde

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Sewreg’de bir kadın işkenceyle katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Mehmet Rüştü Tiryaki: Yasanın uygulanmasının başka bir koşula bağlanması önemli bir eleştiri konusu

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır