Yapılması gereken devletle ve iktidarla müzakerede Dem Parti’yi yalnızlaştıracak ve Öcalan’ın elini zayıflatacak her türlü yanlıştan sakınmak, müzakereye dört elle asılmak ve aynı zamanda en geniş demokratik güçlerle darbeye, savaş tehlikesine karşı demokrasi ve barış cephesini kurmak
Veysi Sarısözen
Yeni Parti’nin “medyası”, Sözcü’den, Cumhuriyet’e kadar Özgür Özel’e savaş açtı. Çerçeve Yasa’ya “evet” oyu veren Özel’i yerden yere vuruyorlar. Yeni Parti’ye demediklerini bırakmıyorlar. Sanırsınız ki, Çerçeve Yasa’yla Türkiye bölünecek ve emperyalistler Kürdistan’ı kuracak. Yine sanırsınız ki, Çerçeve Yasa sanki yeni bir anayasa ve Erdoğan’a bir kere daha aday olma imkanı verecek.
O halde Çerçeve Yasa’nın 19 maddesinin labirentinden çıkalım ve bu yasayı basitleştirelim.
Bu yasa “silahsızlanma ve PKK’nin varlığına son verme” yasası. Karşılığında silahlı savaşa son verenlerin illegal-gizli örgütlenme yerine Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasasına ve yasalarına göre legal örgütlenmesi, yani yasadışılıktan çıkıp, yasallaşması. Özgür Özel işte bu yasaya “evet” dedi. Özel’in medyası ve bu medyanın etkisiyle 55 Yeni Partili vekil ise hayır dedi.
Bir iki soru soralım:
PKK’yi silahsızlandıran ve illegal-gizli örgütlenmesini tasfiye eden Çerçeve Yasa’ya neden karşısınız? Belanızı mı arıyorsunuz?
Ülkeniz kırk yıl süren savaşla bölünmedi de, silahsız, gizli örgütsüz, yasal, legal mücadeleyle mi bölünecek? Kafatasınızın içinde beyin yerine karnabahar mı var?
Kürtler, Kandil’den, diasporaya, Dem Parti’den Kürdistan medyasına kadar “Öcalan’ı ve PKK yönetimini kapsamadığı için bu yasaya itiraz ediyor. Size ne oluyor? Kına yakıp bayram etsenize.
Neymiş? bu yasa “teröristlere af yasasıymış, şehitlerimiz kabirlerinde muazzep oluyormuş”. Özgür Özel bu yasanın çıkmasını önleseydi o kabirlerde yatanların sayısının, hele şu dünya savaşı ortamında misliyle artacağını hesaplayamayacak kadar toplama çıkarma bilmiyor musunuz?
Efendim “AKP teröristleri affetme karşılığında Dem Parti’nin desteğiyle Erdoğan yeniden aday olacakmış, seçimde Kürt oylarıyla yeniden iktidara geçecekmiş.” Vay canına! Madem öyle Özel’in bu “af yasasına” evet demesine neden karşı çıkıyorsunuz? Özel “hayır” deseydi Kürtleri Yeni Parti’den hepten uzaklaştırıp, AKP’yle ittifaka (olacak şey değilse de) yaklaştırmaz mıydı? Allah size akıllar versin.
“Ama bizim arkadaşlarımız hapisteyken ‘teröristlere af’ adalet duygularımızı fena halde rencide ediyor” mu diyorsunuz? Hay sizin adalet duygunuza. Siz “arkadaş” dediklerinizi iktidara geçerse kurtaracak olan Yeni Parti’ye savaş açtınız, Özel’in ‘liderliği beş para etmez’ dediniz. Erdoğan’ın seçim kazanmasını mı istiyorsunuz? Hapisteki Belediye Başkanlarınız ve direnen tüm Yeni Partililer Özel’le birlikte “af yasası” dediğiniz yasaya “evet” derken, size ne oluyor? Onlar bu yasayla kendilerinin de özgürlük yolunun açılacağını bilmiyorlar mı?
Ve AKP yargısı ve Meclis çoğunluğu Özgür Özel’in dokunulmazlığını kaldırmaya hazırlanırken yaptığınıza bakar mısınız? “Teröristler özgür olacak, bizimkiler olmayacak” diyorsunuz da, Özgür Özel’i bile zindana götürecek yolları döşüyorsunuz. Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi Özel’e “aklansın da gelsin” demeye mi hazırlanıyorsunuz?
Son soru: Siz kimsiniz?
Cevap: Siz CHP tarihinin defalarca şahit olduğu hiziplerden birisiniz. Kürde düşmanlığınız meydanda ama Türk halkının da geleceğini değil, CHP’deki kendi geleceğinizi düşünüyorsunuz. Şöyle:
Kılıçdaroğlu’nun “helalleşmesine” ve kendisi inkar etse de Kürtlüğüne ve Aleviliğine karşıydınız, adam devlet emrettiği için intihar etti. Şimdi sıra Özgür Özel’e geldi. Onu da bitirdiğiniz zaman meydan size kalacak. “Ne Kılıçdaroğlu ne Özgür Özel” diyerek “babaocağına” çökmeye hazırlanıyorsunuz. Sonra iktidar filan değil, yeniden Meclis koltuğuna oturmak için, İyi Parti ve Zafer Partisi ile seçim ittifakına gideceksiniz. Orhan Bursalı “Dem Parti AKP’yle ittifak kurdu, biz de protofaşistlerle ittifak kuralım” demişti ya, ondan söylüyorum. Ne Kürd’e, ne Türk’e bir hayrınız var. Siz busunuz.
***
Hay Allah, “emperyalizm” işini unuttum.
Amerika vatanımızı bölecekmiş de, bunlar kurtaracakmış. O nedenle Çerçeve Yasa’ya hayır diyorlarmış. Ne diyordunuz be adamlar? Hani Amerika Türkiye’yi bölmek için PKK’yi silahlandırıyordu. Essah mı? Essah ise neden silahsızlanmaya karşısınız? Amerika enayi değil, bölüp de NATO’nun ikinci büyük ordusunu şu dünya savaşında neden gözden çıkarsın? Amerika Türkiye’yi bölmüyor, yeni CENTO’ya iteliyor, İran’la savaşa hazırlıyor. Bölmek ne kelime, Türkiye’nin ve sizlerin ağzına “İran’la savaşın Irak’tan Musul’u alın” diye bir parmak bal çalıyor. “Büyüyeceksiniz” yani. Ağzınız sulandı değil mi? Sizi gidi Misak-ı Milliciler sizi. Petrol kokusunu aldınız ya artık “binersiniz Amerikan marka bir alamete, gidersiniz kıyamete.”
***
Bu kadar sohbet yeter.
Durumu özetleyelim: Çerçeve Yasa Meclis’ten geçti. Şimdi sıra hem onaylanan yasanın eksiklerini giderme, hem de müzakere sürecinin “demokratikleşme” aşamasına geldik. Evetlere hayırlara boş verin. Bu aşama zorlu geçecek. Çünkü önümüzde hem “süreç içinde diktatörlüğe giden darbe” var, hem de Yeni CENTO’nun yarattığı savaş tehlikesi var. Müzakerede iktidar blokuyla daha çok kavga edilecek, buna karşılık eğer gerçekten tek adam rejimine karşıysalar, muhalefet arasında daha çok işbirliği gerçekleşecek. Asıl şimdi Kürtlerin desteğine çok daha fazla ihtiyaç duyulacak. Akıllar başlardaysa hiç kimse Öcalan hapiste kalsın, Kürtler demokrasiden yararlanmasın diyemeyecek. En önemlisi Dem Parti’yle demokrasi için işbirliği yaparsak bize “PKK’yle işbirliği yapıyorsunuz” korkusuna hiç kimse kapılmayacak. Çünkü Çerçeve Yasa PKK’nin feshini kesinleştirdi. “Terörist suçlaması” çöpe atıldı.
Yapılması gereken devletle ve iktidarla müzakerede Dem Parti’yi yalnızlaştıracak ve Öcalan’ın elini zayıflatacak her türlü yanlıştan sakınmak, müzakereye dört elle asılmak ve aynı zamanda en geniş demokratik güçlerle darbeye, savaş tehlikesine karşı demokrasi ve barış cephesini kurmak. Yani müzakere masasını iktidarla ‘’demokratik muhalefetin” müzakere masasına çevirmek.
Seçime gelince. Bu aşama seçim ittifakı aşaması değil. Seçimsiz bir rejime gidişi önlemek için ittifak aşamasıdır. Yani demokrasiye geçiş aşaması…








