• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Amed Emek ve Demokrasi Platformu: Çerçeve yasa demokratikleşmenin güvencesi değil, ilk adım

14 Ağustos 2026 Cuma - 19:04
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

Amed Emek ve Demokrasi Platformu, çerçeve yasayı tüm eksikliklerine rağmen önemli bir ilk adım olarak değerlendirirken kayyım rejiminin sona erdirilmesi, ihraçların iptali ve demokratikleşme adımlarının atılmasını talep etti

Amed Emek ve Demokrasi Platformu, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne yönelik Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Amed 1 No’lu Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır” pankartının asıldığı toplantının metnini Eğitim Sen Amed 1 No’lu Şube Eşbaşkanı Saliha Zorlu okudu.

Yüz yıllık inkar, isyan diyalektiğinin ve 50 yıllık çatışmalı sürecin hukuki zeminde tartışılmasına olanaklar sunan yasanın tüm eksikliklerine rağmen halklara ve yoksul emekçilere umut olduğunu kaydeden Saliha Zorlu, Kürt meselesinin çözümüne ilişkin ilk kez yasal bir düzenlemenin yapılmış olmasının Türkiye’nin yakın siyasal tarihi bakımından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Değişen dünya ve Ortadoğu konjonktürünün kalıcı barış ortamını zorunlu kıldığını aktaran Saliha Zorlu, “Kısmen konjonktürün dayatması kısmen toplumsal ihtiyaçlar göz önüne alınarak girilen bu süreç her halükarda kıymetli bir süreçtir. Tüm emek örgütleri, sivil toplum alanları olarak destek verilmesi, güçlendirilmesi, olumlu sonuçlanması için çaba ve mücadele sahibi olunması gereken bir süreçtir” dedi.

‘Hukuk sorunlarına güvence sunmakta’

Yıllardır çatışmalı ortamlarda yaşamını yitirenlerin, evlatlarını kaybeden ailelerin, yerinden edilenlerin, yaşamlarının önemli bir bölümünü cezaevlerinde ve sürgünde geçirenlerin ve savaş politikalarının ekonomik ve toplumsal sonuçlarını taşıyan milyonların bulunduğu bir ülkede silahların susmasının öneminin tartışmasız olduğunu ifade eden Saliha Zorlu, yasayla beraber çatışmasızlığın yasal bir zemine oturtulmasının da önemli olduğunun altını çizdi. Saliha Zorlu, “Ancak bu yasa Kürt halkının temel haklarının tanınması, anayasal statüye kavuşması ve bir bütün olarak Türkiye’nin demokratikleşmesinin yasası olmaktan uzaktır. Ancak içinde bulunulan otoriter yönetim biçiminin imkânsız hale getirdiği diyalog ortamının oluşmasına zemin hazırlaması, ihtiyaç duyulan demokratikleşme adımlarının ifade bulmasına kapı aralaması çok yönlü fırsatlar da sunmaktadır. Bir ilk adım yasası olarak bu yasa mevcut haliyle Kürt sorununun tarihsel, siyasal, toplumsal ve kültürel nedenlerine ilişkin bütünlüklü bir yaklaşım ortaya koymamaktadır. Yerel demokrasi, anadil hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü gibi temel başlıklarda kapsamlı bir düzenleme getirmemektedir. Dolayısıyla Çerçeve Yasa olarak da ifade edilen bu yasa, Türkiye’nin bugün yaşadığı ağır demokrasi ve hukuk sorunlarının çözümüne ilişkin bir güvence sunmamaktadır” ifadelerini kullandı.

‘Gerekli demokratik adımlar hemen atılmalı’

Siyasetçilerin, gazetecilerin, sendikacıların, öğrencilerin ve hak savunucularının üzerindeki yargı baskısını ortadan kaldıracak herhangi bir demokratikleşme düzenlemesi bulunmadığını söyleyen Saliha Zorlu, KHK’lerle hukuksuz bir şekilde görevinden uzaklaştırılan binlerce kamu emekçisinin mağduriyetinin giderilmediğini de kaydetti. Saliha Zorlu konuşmasına şöyle devam etti: “Çatışmasızlık zemininin kalıcı ve kapsayıcı bir barış ortamına dönüşmesi için gerekli demokratikleşme adımları bir an önce atılmaya başlanmalıdır. Yıllardır çatışmalarda kaybettiklerimizin büyük çoğunluğunun yoksul emekçi halkların çocukları olduğuna dikkat çektik. Bu süreçte yoksul hanelere yeni acıların düşmüyor olması, emekçiler ve halklarımız açısından sürecin en önemli kazanımıdır. Yıllardır savaş ve güvenlik politikalarına ayrılan devasa kamu kaynaklarının toplum üzerinde yarattığı ekonomik yük de ortadadır. Elbette ki, silaha ve çatışmaya ayrılan kaynakların AKP iktidarı tarafından kendiliğinden eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe, istihdama ve nitelikli kamu hizmetlerine aktarılacağını düşünmek gerçekçi değildir. Bu kaynakların sermayenin ihtiyaçlarına değil halkın ihtiyaçlarına, kamusal hizmetlere ve emekçilere ayrılmasını sağlayacak olan yine emekçilerin örgütlü ve kararlı mücadelesidir.”

‘Barış mücadelemizi sürdüreceğiz’

Amed Emek ve Demokrasi Platformu olarak kalıcı ve toplumsal bir barışın nasıl tesis edilebileceğine ilişkin eleştiri ve önerilerini içeren raporları komisyonlara ilettiklerini söyleyen Saliha Zorlu, “Kayyım rejiminin sona erdirilmesi; AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması; düşünce, ifade, basın, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerinin güvence altına alınması; KESK iş kollarına bağlı sendikalarda emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüttüğü için ihraç edilmiş KESK’li ihraçların bir an önce işlerine iade edilmelidir. Barış imzacısı akademisyenlerin mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması; demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması; eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi; kadınların eşit ve özgür yaşamının güvence altına alınması; sendikal hak ve özgürlüklerin uluslararası normlara uygun hale getirilmesi başlıklarında düzenlemeler olmadan emekçiler barışın gerçek kazanımlarını gündelik yaşamlarında hissedemeyeceklerdir. Bunu sağlayacak esas güç ise emekçiler, halklar, kadınlar ve ortak mücadelemizdir. Emek, demokrasi ve barış mücadelemizi birlikte ve kararlılıkla sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Havai’de tropikal fırtına Lala nedeniyle olağanüstü hal ilan edildi

Sonraki Haber

Haklarını isteyen işçiler gözaltına alındı

Sonraki Haber

Haklarını isteyen işçiler gözaltına alındı

SON HABERLER

Madencilerin gözaltına alınmasına tepki: Gözaltılar derhal serbest bırakılsın

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2026

Dêrik’te kadın buluşması: Şiddet ve örgütlü mücadele konuşuldu

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2026

Lavrov: ABD’nin arabuluculuk girişimlerine kapımız açık

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2026

Arnavutköy TOKİ şantiyesindeki İranlı işçiler aylardır ücretlerini alamıyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2026

Nisêbîn’de 68 yaşındaki kadın evli olduğu erkek tarafından katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2026

Haklarını isteyen işçiler gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2026

Amed Emek ve Demokrasi Platformu: Çerçeve yasa demokratikleşmenin güvencesi değil, ilk adım

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır