İHD, ÖHD ve TUHAY-DER tarafından Tarsus Kampüs Cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dair hazırlanan ‘2026 Ocak – Haziran’ raporunda, ihlallerin devam ettiği vurgulanırken, hasta tutsaklarının yaşamlarının çekilmez hale geldiği belirtildi
İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ile Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TUHAY–DER) Mersin şubeleri, Tarsus Kampüs Cezaevinde yaşanan hak ihlallerine dair hazırladığı “2026 Ocak – Haziran” raporunu açıkladı. İHD şube binasında kamuoyuna duyurulan rapora dair detayları İHD Mersin Hapishane Komisyon üyesi Nurgül Elveren paylaştı.
Tarsus Kampüs Cezaevinde tutulan L.K. , B.K. , K.E. , S.F. , H.A. , A.T. , İ.A. , A.Z.’nin tahliyelerinin idare tarafından haksız bir şekilde disiplin cezalarıyla 6 ay ertelendiğini belirten Nurgül Elverdi, cezaevinde yapılan ziyaret sırasında ismini vermek istemeyen bir tutsağın yaşadıkları hak ihlallerine ilişkin izlenimlerini paylaştı. Tutsakların işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı, sağlık hakkının ihlal edildiği, haberleşme hakkının kısıtlandığı, şikâyet haklarını kullanmalarının tehdit ve disiplin işlemleriyle engellenmeye çalışıldığına dair ciddi emareler olduğunu ifade eden Nurgül Elveren, “Mahpuslar her türlü hak mahrumiyeti ile cezalandırıldıklarını aktardı” dedi. Nurgül Elveren, “Giysi ve yataklarının havalandırmaya ve güneşe çıkarılmaya izin verilmediği için bu mekanlar ‘Güneş Görmeyen Hapishane’ olarak adlandırılıyor. Buna bağlı olarak sağlıklarının bozulduğunun beyanı var” diye konuştu.
‘Kalan en az 17 mahpusun bu şekilde sağlığa erişim haklarının ihlal edildi’
Ağız içi arama, kelepçeli muayene ve özellikle kadın tutsakların ahlaka aykırı bir şekilde kolluk kuvvetlerinin yanında muayeneye zorlandığını belirten Nurgül Elveren, “Böylece sağlığa erişim hakkı ihlal edilmekte ve mahpuslar hapishanelerde hastalıkları artarak sağlıksız ortamda kalmaya devam etmektedir. Başta Yüksek Güvenlikli Hapishaneler olmak üzere, bölgede bulunan tüm hapishanelerde durum bu şekildedir. Tarsus Kapalı Hapishanesinde kalan en az 17 mahpusun bu şekilde sağlığa erişim haklarının ihlal edildiği, başvuru ve avukat görüşmelerinden de anlaşılmaktadır. Özellikle hasta mahpusların yaşamlarını çekilmez hale getirdiği, ağır kronik rahatsızlıkları bulunan mahpuslara makul yaşam ve tedavi koşullarının sunulmadığı, sağlığa erişim haklarının ihlal edildiği gözlemlenmiştir” dedi.
Tutsaklara yetersiz besin verildiğini be yemeklerin yenilemeyecek durumda olduğunu belirten Nurgül Elveren, “Besin ihtiyaçlarının karşılanmadığı, kantin fiyatlarının çok yüksek olduğu ve gardiyanların hijyen kurallarına uymadığı gözlemlenmiştir” ifadelerini kullandı.
‘Kürtçe yazılan mektuplar verilmiyor’
Tutsakların ailelerinin bulunduğu ildeki cezaevlerine sevk taleplerinin yerine getirilmediğini ifade eden Nurgül Elveren, “Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği gözlenmiştir. Keza, mahpusların koğuş değiştirme başvuruları, hapishane idarelerince gerekçesiz olarak yerine getirilmediği gözlemlenmiştir. Eğitsel ve kültürel faaliyetlerin durdurulduğu; kitap, dergi, gazete vb. alımlarının sınırlandırıldığı; mektup ve telefonla iletişim haklarının ihlal edildiği, Kürtçe yazılan mektupların verilmediği gözlemlenmiştir” dedi.
Önceki cezaevi raporlarında dikkat çekilen hak ihlallerinin artarak devam ettiğini belirten Nurgül Elveren, şöyle devam etti:
“İnsan hakları savunucuları olarak bizler, tespit edilen hak ihlallerinin, infaz yakmaların, sağlığa erişim hakkı ihlallerinin, işkence ve kötü muamelelerin son bulması için; Adalet Bakanlığı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Valilik İnsan Hakları Birimi, Hapishane İzleme Kurulu, adli birimler, siyasi partiler, insan hakları örgütleri vb. birimlerden coğrafyamızdaki tüm hapishanelerde onurlu ve insani bir yaşamın tesisi için gereğinin yapılmasını talep ediyor ve tüm gelişmelerin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.”
Kaynak: MA









