Suriye Geçici Hükümeti Dışişleri Bakanı Asad el-Şeybani, Ebu el-Duhur hava üssüne dönük saldırının öncesinde de üste Türkiye’nin askeri varlığının söz konusu olmadığını söylerken, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ‘Erdoğan Türkiye’yi Suriye’de tehlikeli maceralara sürüklüyor. İsrail, hiçbir aktörün güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyecektir’ dedi
Suriye Geçici Hükümeti Dışişleri Bakanı Asad el-Şeybani, İsrail’in İdlib’teki Ebu el-Duhur hava üssüne dönük saldırısına dair açıklama yaptı. ABD merkezli Axios Gazetesi’ne konuşan Şeybani, “Bölgede bir Türk üssü kurma, kalıcı bir Türk askeri varlığı oluşturma veya Türk kuvvetlerini konuşlandırma niyetimiz yoktu” dedi. Bu mesajın saldırı öncesinde İsrail tarafına açıkça iletildiğini vurgulayan Şeybani, İsrail’in üssü bombalamak için meşru bir gerekçesinin olmadığını savundu.
Havaalanında devam eden çalışmaların askeri bir çalışma olmadığını, hasar gören havaalanı ve tesislerinin rehabilitasyonu ile sınırlı olduğunu belirten Şeybani, “Amacımız bu tesislerin Suriye Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmasını sağlamak” dedi.
‘Türk askeri yığılması söz konusu değildi’
Bombalanan üstte İsrail’in değerlendirmesini haklı çıkaracak herhangi bir “Türk askeri yığılması söz konusu değildi” diyen Şeybani, üssün saldırı sırasında neredeyse boş olduğunu, hâlâ rehabilitasyon aşamasında olduğunu ve henüz tam olarak faaliyete geçecek bir tesise dönüştürülmediğini belirtti.
‘Saldırıdan günler önce TSK üssü ziyaret etti’
İsrail saldırısını Türkiye’nin askeri varlığıyla ilişkilendirmenin sahadaki gerçeklerle desteklenmediğini ifade eden Şeybani, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) subaylarının İsrail saldırısından günler önce üssü ziyaret ettiğini, ancak bunun “eğitim ve uzmanlık alışverişi alanlarındaki devam eden askeri işbirliği” çerçevesinde olduğunu savundu.
Şeybani, “Suriye egemen bir devlettir ve Türkiye de dahil olmak üzere herhangi bir ülkeyle işbirliği ve ittifak ilişkileri kurma hakkına sahiptir” dedi.
‘Saldırı öncesi temas vardı garanti vermiştik’
Ayrıca İsrail’in saldırısından önce Tel Aviv ile Şam arasında bir temas olduğunu ve üste gerçekleşen faaliyetlerin niteliğini İsrail’e açıkladıklarını belirten Şeybani, üssün Suriye egemenliği ve kontrolü altında kalacağının garantisini İsrail’e verdiklerini ekledi.
Suriye hükümetinin, çatışmanın tırmanmasını önlemek ve saldırının yankılarını kontrol altına almak amacıyla hem saldırıdan önce hem de sonra ABD yönetimiyle de temas halinde olduğunu belirten Şeybani, Suriye’nin gerilimi azaltmak için İsrail ile güvenlik anlaşmalarına varmaya açık olduğunu belirtti.
‘Erdoğan tehlikeli maceralara sürüklüyor’
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun “Türkiye’ye bir mesajdı” açıklamasının ardından bir açıklama da İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’dan geldi. Dijital medya platformu X hesabından açıklama yapan Katz, “Erdoğan Türkiye’yi Suriye’de tehlikeli maceralara sürüklüyor. İsrail, hiçbir aktörün güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyecektir” dedi.
Katz, paylaşımının devamında “Erdoğan, İsrail’in kendini savunma kararlılığını test etmektense, Türk parlamentosunda İsrail’e karşı boş ve hayal ürünü konuşmalar yapmaya devam etse daha iyi olurdu” diye yazdı.
Ne olmuştu?
İsrail; 18 Ağustos günü Türkiye sınırının yaklaşık 70 kilometre doğusundaki Ebu el-Duhur üssündeki pist ve depolama tesislerini sekiz hava saldırısı ile bombalamıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi, saldırıyı Şam’ın Türk askeri kuvvetlerinin üsse konuşlandırılmasına izin vermesi ve “İsrail ile güvenlik konularında var olan bir anlaşmayı ihlal etmenin eşiğinde” olmasına dayandırdı. Açıklamada, “İsrail, Suriye’yi bu tür bir konuşlandırmanın güvenliğine tehdit oluşturacağı konusunda defalarca uyardı, ancak Şam bu uyarıları görmezden gelmeyi tercih etti” denildi.
Ardından Netenyahu’nun kendisi de yaptığı açıklamada, saldırının “Türkiye’ye mesaj” olduğunu belirterek “Türkiye’nin güneye doğru inen askeri yerleşimine müsamaha göstermeyeceğiz” dedi.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Irak-Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da yaşanan saldırı sonrası Türkiye ile İsrail arasında “doğrudan çatışma riski” bulunduğunu belirterek, İsrail ve Suriye arasındaki koordinasyon ve çatışmayı önleme mekanizmasını yeniden canlandırmak için görüşmelerin devam ettiğini açıklamıştı. Barrack, Türkiye’nin doğrudan veya dolaylı olarak bu görüşmelere katılmasının mümkün olduğunu açıklamıştı.
Konuya dair Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise “Suriye’nin egemenliğine yönelik ihlal” olarak yorumlamış, “İsrail tarafından düzenlenen hava saldırılarını güçlü şekilde kınıyoruz” denilmişti.
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay da saldırıya tepki göstererek, İsrail’in eyleminin Suriye’nin egemenlik hakkı ve toprak bütünlüğüne yönelik olduğunu belirtmişti.
DIŞ HABERLER









