Amasya’nın Merzifon ilçesinde özel bir engelli bakım merkezinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Sinan Gündoğdu’nun annesi Ayfer Özdemir, oğlunun şiddete maruz bırakıldığını belirterek adalet talebinde bulundu
Amasya’nın Merzifon ilçesinde özel bir engelli bakım merkezinde kalan 32 yaşındaki Sinan Gündoğdu, 12 Ağustos günü şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Edinilen bilgilere göre; İstanbul Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü 2019 yılında Gündoğdu’nun annesi Ayfer Özdemir ile temasa geçerek, oğlunun devlete bağlı bakımevlerine verilmesi için kendisini ikna etti. Pendik’te bulunan İstanbul Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’ne yerleştirilen Gündoğdu, burada şiddete maruz kaldı. Merkez çalışanları hakkında “basit yaralama” iddiasıyla İstanbul Anadolu Adliyesi 22’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Kasım 2023’te kararını açıklayan mahkeme, merkez çalışanları hakkında “uzaklaştırma” ve 2 bin 700 lira para cezası verdi.
Bakımevi bakım evi gezdirildi, şiddet devam etti
Daha sonra Gündoğdu, “tadilat” gerekçesiyle Sakarya’da bulunan Arifiye Bakım Rehabilitasyon ve Aile Dayanışma Merkezi Müdürlüğü’ne götürüldü. Gündoğdu’ya yönelik şiddet burada da devam etti. Ailenin olayı araştırmaya başlaması üzerine Gündoğdu, ailesine haber verilmeden 2022 tarihinde Amasya Merzifon’da bulunan Tekin Engelli Bakım Merkezi’nde sevk edildi. Ailesinin iddiasına göre; burada da şiddet devam etti.
‘Çocuğumu benden alıp rehabilitasyon merkezine götürdüler’
Gündoğdu’nun şüpheli ölümünün ardından annesi Ayfer Özdemir, hukuk mücadelesi başlattı. Ayfer Özdemir, çocuğunu rehabilitasyon merkezine götürdükten sonra psikolojik ve fiziksel olarak sağlığının bozulduğunu dile getirdi. “Çocuğumu benden alıp rehabilitasyon merkezine götürdüler” diyen Ayfer Özdemir, “Beni kandırdılar ‘çok iyi bakacağız’ dediler. Çocuğumu betonda yatırdılar. Çırılçıplak bıraktılar. Aç ve susuz bıraktılar. Çocuğumun hiçbir bakımını yapmadılar. Ben evimde çocuğumu hiçbir zaman bakımsız bırakmadım. Devletten gizli hiçbir şey yapmadım. Çocuğumu odaya kapatıyordum çünkü kendine zarar vermesinden korkuyordum. Kendi başıma bakmak zorundaydım” diye konuştu.
‘Çocuğumu sağ ve sağlıklı verdim’
Devlete güvendiğini ve çocuğunu öyle teslim ettiğini belirten Ayfer Özdemir, “Bilmezdim böyle olacağını. Çocuğumu sağ ve sağlıklı verdim. Çocuğum yaşamını yitirdi” dedi. Rehabilitasyon merkezinde yüksek doz ilaç, şiddet ve bakımsızlıktan dolayı çocuğunu kaybettiğini iddia eden Ayfer Özdemir, “Çocuğumla birlikte bir dönem hastane de yattım. O esnada çocuğumun yanında bir bakıcı vardı. Bakıcı bana denetlemelerin eksik olduğunu söyledi. Denetime gelen yetkilileri, kandırdıklarını anlattı. Çocukların sağlıklı beslenmesi için oluşturulmuş yemek listesi var. Bakıcı bana ‘denetime gelen kişilere o liste gösteriliyor. Ama hiçbir zaman o listedeki yemekler çocuklara için pişirilmiyor’ dedi. Sayısız dilekçe verdim. Bütün yetkili kurumlara sesimi duyurmaya çalıştım. Çocuğum henüz sağken kimse sesimizi duymadı. Benim çocuğum eceliyle ölmedi. Adım gibi eminim ölümüne sebep olanlar var” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Ayfer Öztürk, “Sadece oğlum Sinan için değil. Sinan gibi bir sürü çocuk var lütfen bunun üzerinde durun, ilgilenin. Suçlular yakalansın. Biz annelerinde bir nebze olsun yüreğimize su serpilsin. Katiller yakalansın. Acımız hiçbir zaman dinmeyecek. Bir anne olarak sesleniyorum” ifadelerini kullandı.
‘Sağlık durumunu benden sakladılar’
Bu durumu yaşayan çok ailenin olduğunu fakat bunları dile getiremediklerini söyleyen Ayfer Özdemir, “Oğlum Sinan Gündoğdu ilk olarak Anka rehabilitasyon merkezine gönderildi ve dört ay orada kaldı. Daha sonra Pendik’te bir bakım evine gönderildi. En son çocuğumu Amasya’da bir bakım evine gönderdiler. Ölüm haberini de Amasya’dan aldım. İki gün boyunca kimse telefonlarımı açmadı. Bakım merkezinden hiçbir yetkiliye ulaşamadım. İki günün sonunda çocuğumu içim ’uykuda fenalaştı kriz geçirdi hastaneye kaldırdık’ dediler. Bana bunun bilgilendirmesi çok geç yapıldı. Zamanında söylediler çocuğumun yanına giderdim. Çocuğumun sağlık durumunu benden sakladılar. Bir gün sonra tekrar aradım sağlık durumunu öğrenmek için ‘başın sağ olsun’ dediler. Başka hiçbir bilgi verilmedi” diye belirtti.
‘Yeğenimin vücudunda darp izleri gördüm’
Morga gittiğinde Gündoğdu’nun vücudunda birçok darp izi olduğunu ve kulaklarının hasar görmüş olduğunu dile getiren dayı Veli Özdemir ise şunları söyledi:
“Yeğenimin vücudunda darp izleri gördüm. Savcılığa gidip suç duyurusunda bulundum. Savcı morga geldi ‘Biz doktorlar ile yaşanan olaya bir bakalım. Ne gerekiyorsa yapacağız’ dedi. Amasya merkeze adli tıpa gönderdiler. Otopsi sonrası cenazeyi alıp geldim. İnsanlar asla bakım merkezlerini çocuklarını vermesinler. Yeğenime, ölmeden önce de defalarca işkence yapıldı. Delilleri de vardı. Ama kimseye sesimizi duyuramadık. Bu kurumalar kapatılsın, ruhsatları elinden alınsın. Devlet, denetimlerini yerine getirsin. Bizim canımız yandı. Başka insanların canı yanmasın.”
Kaynak: MA









