Aralarında akademisyen, yazar ve aktivistlerin bulunduğu 26 imzacı, İran’daki siyasi tutuklularla dayanışma amaçlı açık mektup yayımlayarak, İran’da idamların ve siyasi tutuklamaların sona erdirilmesi çağrısı yaptı
Aralarında Angela Davis, Judith Butler, Rashid Khalidi, Keeanga-Yamahtta Taylor ve Michael Löwy gibi isimlerin bulunduğu 26 akademisyen, yazar ve siyasi ve insan hakları aktivisti, yayımladıkları açık mektupla İran’daki siyasi tutsaklarla dayanışma içerisinde olduklarını belirtti. Mektupta ayrıca askeri saldırılar, sivil altyapının tahrip edilmesi ve sivillerin öldürülmesinden ABD ve İsrail de sorumlu tutuldu.
‘İran’da siyasi tutsaklar iki baskıcı gücün arasında kalıyor’
İmzacılar, İran’daki siyasi tutsakların durumunu “iki baskı gücünün kesişim noktasında kalmak” olarak tanımlanırken, İran İslam Cumhuriyeti’nin siyasi ve toplumsal denetimi sürdürmek için hapishane, işkence ve idam mekanizmalarına başvurduğu vurgulandı. ABD ve İsrail’in ise İran’a yönelik askeri saldırılar gerçekleştirdiği ve sivil altyapıyı hedef aldığı belirtildi. 23 Haziran 2025’te İsrail’in Tahran’daki Evin Cezaevi’ne düzenlediği saldırıya atıfta bulunularak cezaevinin revirinin, tutukluların bulunduğu bölümünün ve görüş merkezinin zarar gördüğü ifade edildi.
Mektupta siyasi tutsakların şu ifadesine de yer verildi: “Bizi hapseden ve işkence eden kötü bir rejim ile özgürlük adına üzerimize bomba yağdıran dış güç arasında, bir makasın iki ağzı arasında sıkışmış hissediyoruz.”
‘Hapishane devleti’ anlayışı
Mektupta son dönemde İran’da keyfi tutuklamaların ve idamların arttığı, işçiler ve işsizlerin yanı sıra Kürtler, Araplar ve Belucların hedef alındığı, Afganistanlı göçmenlerin ise çeşitli sorunların sorumlusu olarak gösterildiği ifade edildi. İmzacılar, uygulamaların insanların toplumsal ve siyasal taleplerini bastırmaya yönelik geniş bir “hapishane devleti” anlayışının parçası olarak değerlendirdi. Mektubun devamında İsrail’in Filistinli siyasi tutsaklara yönelik uygulamaları ile ABD’deki göçmen gözaltı merkezleri ve siyasi aktivistlere yönelik tutuklamalar arasında benzerlik kurulurken imzacılar, farklı ülkelerdeki hapishane sistemlerinin bilgi, deneyim ve yönetim yöntemlerini birbiriyle paylaştığını ifade etti.
İdamlar derhal sona ersin, siyasi tutuklular serbest bırakılsın
Mektubun sonunda dünya genelindeki sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve anti-emperyalist örgütlere İran’daki siyasi tutsaklara yönelik desteği artırma çağrısı yapıldı. İmzacılar, siyasi tutsaklarla kalıcı dayanışma bağları kurulmasını ve onların seslerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasını istedi. Ayrıca İran yönetimine tüm idamları derhal sona erdirmesi ve siyasi tutukluları serbest bırakması yönünde baskı yapılması çağrısında bulunuldu. Mektupta ABD ve İsrail’in de İran’a yönelik askeri saldırıları ve yaptırımları sona erdirmesi istendi.
HABER MERKEZİ









