İngiltere’deki RAF Fairford Üssü’nde konuşlu ABD bombardıman uçakları ABD’deki ana karargâhlarına çekildi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da baskı ve tehdit uygulayıp anlaşmaları bozan bir düşmanla müzakerenin anlamı olmadığını söyledi. Suudi Arabistan’a 24,3 milyar dolar değerindeki silah satışının onaylanması ve dün gerçekleşen Mekke Paktı toplantısıyla beraber Ortadoğu’da iki cephede birden savaşın tırmanması bekleniyor
ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere’nin Gloucestershire bölgesindeki Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) Fairford Üssü’nde konuşlu ABD bombardıman uçaklarının, tehditlerin olduğu iddiasıyla ABD’deki ana karargâhlarına çekildiğini açıkladı. Trump, tehditlerin İran ile bağlantılı olabileceğini de iddia etti.
Trump, yaptığı açıklamada “Bazı tehditler vardı ve düşmanı kışkırtmaktansa düşmanı ele geçirip yeneceğiz, ama neden uçakları orada bırakalım ki?” dedi.
Tehditlerin İran’la bağlantılı olduğu iddiası
Bombardıman uçaklarına yönelik Eylül ayının sonunda meydana gelen saldırı tehdidinin kaynağının gazeteciler tarafından sorulması üzerine Trump, tehditlerin “İran’la bağlantılı olabileceğini” iddia etti.
Bir muhabirin, “İran İngiltere’ye saldırı dronu soktuğu için mi çektiniz?” sorusuna Trump, “Bunu söyleyemem ama eğer bu doğruysa ağır bedel öderler.” yanıtını verdi.
Trump ayrıca bir İsrail uçağının kaçırılma girişimine değinerek, olayın sorumlusunun İran olabileceğini de iddia etmişti.
Pentagon da yaptığı açıklamada, RAF Fairford’da konuşlandırılan tüm ABD bombardıman uçaklarının ABD’deki ana üslerine döndüğünü teyit etti.
Pezeşkiyan: ABD ile müzakere anlamsız
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile geçmişte yapılan müzakereler sırasında İran’a yönelik saldırılar düzenlendiğini belirterek, Vaşington’un müzakere amacının olmadığını söyledi. İran medyasında Pezeşkiyan ve Ermenistan Dışişleri ve Uluslararası Ticaret Bakanı Ararat Mirzoyan arasındaki görüşmenin notlarına göre Pezeşkiyan, şu ifadeleri kullandı:
“ABD ile sorunumuz şu: Ne zaman müzakere masasına otursak, hemen ardından bize savaş dayatılıyor. Şimdiye kadar görüşmelerin ardından üç kez saldırıya uğradık. Bu da onların müzakere peşinde olmadığını, asıl amaçlarının İran İslam Cumhuriyeti yönetimini devirmek olduğunu gösteriyor.”
İran’ın nükleer programının Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından sıkı şekilde denetlendiğini, ancak denetçilerin İran’a gelişinin ardından nükleer tesislerin ve bilim insanlarının hedef alındığını savunan Pezeşkiyan, şunları söyledi:
“Her gün suikast, yaptırım, baskı ve tehdit uygulayan ve anlaşmaları bozan bir düşmanla müzakerenin anlamı yoktur. Halkımız da böyle bir yaklaşımı kabul etmiyor.”
Ortadoğu NATO’su ve ABD’den milyarlarca dolarlık silah satışları
ABD Dışişleri Bakanlığı, 17 Eylül’de de Suudi Arabistan’a 48 F-35 savaş uçağı ve 49 motorun satışını kapsayan 24,3 milyar dolar değerindeki olası askeri satışa onay vermişti.
Yapılan yeni bir açıklamaya göre, Mısır, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) toplam 2,27 milyar dolar değerinde olası silah satışına onay verildi. Satış paketindeki en büyük pay yaklaşık 1 milyar 41 milyon dolar değerindeki APKWS-II güdüm bölümleri ve bazı parçaların BAE’ye olası satışı oluşturuyor.
Bakanlık, Mısır’a tahmini 832 milyon dolar değerinde yaklaşık 2 bin 20 adet FGM-148F “Javelin” füzesi ile 200’e kadar Javelin Hafif Komuta Fırlatma Ünitesi’nin olası satışını da onayladı.
Kuveyt’e ise yaklaşık 400 milyon dolar değerinde Patriot füzelerine ait bazı parçaların sağlanması ve tamir hizmeti verilmesi öngörülüyor.
5 Ekim’de Riyad’da gerçekleştirilen “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” komite toplantısında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, mutabık kalınan askeri kapasitenin Suudi Arabistan’a hızla konuşlandırılması için fiilen harekete geçme kararı alındı.
Kararın ardından ABD Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Ortadoğu’nun “NATO’su” olma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak tarafları tebrik etmişti.
5 Ekim’de yoğun çatışmalar
Aynı gün Ensarullah güçleri de Riyad’da Kral Halid Havalimanı’nı, Rabigh’de bulunan Aramco tesislerini ve birçok başka bölgeyi bombaladı. Suudi güçleri de Yemen’de 60 farklı hava saldırısı gerçekleştirdi.
Son gelişmelerin ardından Babülmendeb ve Hürmüz Boğazları cephesinde savaşın daha da tırmanması muhtemel. Mekke Paktı’nın “bir tarafa yapılan saldırı tüm taraflara yapılan saldırıdır” ilkesinin devreye girmesi durumunda Pakistan ve Türkiye de konuşlandıracağı askeri kapasiteleri aktif savaşa sokabilir.
Diğer yandan ABD’ye çekilen bombardıman uçakları, bir süredir Pasifik’ten bölgeye yeniden mobilize edilen ABD savaş gemileri ve Irak’tan Ürdün gibi bölgelere çekilen ABD güçlerinin yeni saldırı hazırlığına işaret ettiği düşünülüyor.
DIŞ HABERLER









