EHP Üyesi Esra Akın, açıklanan 12 maddelik Çerçeve Yasanın kadın haklarını genişleten değil, silahsızlanma sonrası hukuki ve infaz süreçlerini düzenleyen bir metin olduğunu belirten EHP Üyesi Esra Akın, ‘Ancak bunu bir sonuç değil, barışa giden yolun başlangıcı olarak ele alıyoruz’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” hazırlanmış, 10 Ağustos’ta Meclis Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilmişti. Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılan 12 maddelik kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 18 Ağustos tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Emekçi Hareket Partisi (EHP) Üyesi Esra Akın, gündemdeki 12 maddelik yasanın kadınlar açısından ne anlama geldiğine ve barış ile demokratikleşme sürecine ilişkin JinNews’a değerlendirmelerde bulundu.
Esra Akın, savaşın sonuçlarını doğrudan yaşayan kadınlar açısından barışın hayati önemde olduğunu söyleyerek, yasanın eksikliklerine şu sözlerle dikkat çekti:
“Bu 12 maddelik düzenleme kadınların haklarını doğrudan genişleten bir metin değil; silahsızlanma sonrası hukuki ve infaz süreçlerini kapsıyor. Ancak bunu bir sonuç değil, barışa giden yolun başlangıcı olarak ele alıyoruz. Barış kadınlara bahşedilecek bir durum değildir; kadınların öznesi olduğu, yönünü belirlediği ve kalıcı hale getirdiği bir süreç olmak zorundadır.”
‘Yasa hazırlanırken kadın görüşü dikkate alınmadı’
Esra Akın, yasanın hazırlanış sürecinde kadınların görüşlerinin yeterince dikkate alınmadığını belirterek şunları dile getirdi:
“Hazırlık sürecinin şeffaf ve katılımcı yürütülmemiş olması metne de yansımıştır. Fakat bizim yaklaşımımız sürecin karşısında durmak değil, alanı demokratikleşme lehine genişletmektir. Kadınların eşit olmadığı, şiddetten korunmadığı, ekonomik ve siyasal hayatta eşit söz hakkına sahip olmadığı bir toplumda kalıcı barış kurulamaz.”
‘Kadınların katılımı iyi niyete bırakılamaz’
Esra Akın, süreç dâhilinde kurulacak mekanizmalarda eşit temsilin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyleyerek şu çağrıda bulundu:
“100 yıllık bir meselenin çözümü konuşulurken 100 yıllık erkek egemen siyaset yeniden üretilmemelidir. Kadınların katılımı iyi niyete bırakılamaz. Kurulacak tüm komisyon, müzakere ve izleme organlarında eşit temsil yasal bağlayıcılıkla güvenceye alınmalıdır.”
Kayyumlara son verilmeli
Esra Akın, acilen atılması gereken yasal adımları ise şöyle sıraladı:
“Kadınların yıllardır sürdürdüğü mücadelelerle elde ettiği hakların tartışmaya açılmasına son verilmeli, mevcut haklar genişletilmelidir. Kayyum uygulamaları halkın seçme ve seçilme hakkıyla birlikte kadınların yerel siyasetteki temsil ve karar alanlarını gasp etmektedir. Kayyum rejimine son verilmelidir. Kadına yönelik şiddetle mücadele yasaları eksiksiz uygulanmalı; eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma ve kamusal bakım hizmetleri yasal güvenceye alınmalıdır. Kadınların sadece temsil edildiği ya da söz söylediği değil, doğrudan karar verici olduğu bir siyasal düzen inşa edilmelidir.”
HABER MERKEZİ








