• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Ağustos 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

PJAK Basın Sözcüsü: Türkiye’de çözüm istemeyenler PJAK’ı tartışıyor

30 Ağustos 2026 Pazar - 11:00
Kategori: Manşet, Ortadoğu

PJAK Basın Sözcüsü Gelawêj Ewrîn, ‘Bakurê Kurdistan ve Türkiye’deki çözüm sürecini sabote etmek isteyenler, PJAK’ı tartışmaya açıyorlar’ dedi

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin Türkiye’de gelişimi sürerken, diğer yandan PJAK üzerinden manipülasyonlar devam ediyor. Türkiye’de son günlerde yaşanan bu tartışmalara ilişkin PJAK Basın Sözcüsü Gelawêj Ewrîn MA’ya değerlendirmelerde bulundu.

Gelawêj Ewrîn, “İran değişmelidir, ilk adım entegrasyon değildir. Bizim şu an böyle bir gündemimiz de yoktur. Bu zalim rejim değişmedikçe ya da demokratikleşmedikçe, hiçbir siyasi gelişmeden bahsedemeyiz” dedi.

‘Halkımıza ve toplumumuza yönelik saldırılar var’

PJAK Basın Sözcüsü Gelawêj Ewrîn, “PJAK hangi şart ve koşullarda silah bırakacak?” sorusunu sorarak şunları aktardı:

“Bizim Türkiye ile ve orada yürüyen süreçle hiçbir bağımız ve ilişkimiz yoktur. Türkiye’de ve Bakurê Kürdistan’da savaş durdurulmuş durumda. Kürtlerin haklarından bahsediliyor ve kanunlar yeniden tartışılıyor. Her ne kadar milliyetçi bir zihniyet varsa da Önder Apo’nun emeği ve çabaları sayesinde Kürtler artık ilk kez ülkenin geleceğinde yasal güvenceye kavuşmak ve demokratik bir cumhuriyetin sahibi olmak istiyor. Suriye’de de tarihi şeyler yaşanıyor. Bu, Rojhilatê Kurdistan ve İran için söylenebilir mi? Biz İran’da bir savaşın içerisindeyiz. Günlük olarak bize, halkımıza ve toplumumuza yönelik saldırılar var. Böyle bir durumda silahsızlanmadan bahsetmemiz ne kadar doğru?”

Türkiye idamlara sessiz kaldı

PJAK’ın silah bırakmasına yönelik başlatılan kimi tartışmalara değinen Gelawêj Ewrîn, Türkiye’nin idamlara karşı sessizliği ve kimi kesimlerin tutumlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Bu tartışmalar bizim için önemli değil. İran’da sadece Kürtler öldürülmüyor. Geçtiğimiz kış rejim tarafından iki gece içinde binlerce insanın nasıl katledildiğini gördük. Türkiye’deki bazı kesimler tüm Ortadoğu’da halkların haklarından ve demokrasiden bahsediyor. Filistin halkının ve ezilen halkların haklarından çokça söz ediyorlar. Fakat İslam Cumhuriyeti binlerce insanı katlettiğinde Türkiye’nin sessiz kaldığını gördük. Hatta bazı kesimler çıkıp bu politikalara destek verdi. Rejim bunlardan cesaret aldı ve bu şekilde pervasızca halkın üzerine giderek binlerce insanı öldürdü. Zaten savaşın başlamasıyla birlikte bu büyük katliamın da hemen üstü örtüldü ve gizlendi.”

‘Süreci sabote edenler halklar arasındaki çatışmalardan beslenen rantçılardır’

Gelawêj Ewrîn, Türkiye’de çıkan PJAK tartışmalarının bir nedeninin, Türkiye’nin Rojhilatê Kurdistan’ın İran’da statü kazanmasını istememesinden kaynaklandığını söyleyerek şunları ekledi:

“Bu durum Türkiye’nin Kürt sorununun çözümüne yönelik niyetleri hakkında da bizde şüphe uyandırıyor. Türkiye eğer gerçekten Kürtlerle barış yapmak istiyorsa, o zaman neden Kürtlerin Rojhilat’taki siyasi statü varlığını kendisi için bir tehlike olarak görüyor? Biz şimdiye kadar ne Türkiye sınırlarını tehdit ettik ne de Türkiye’ye saldırdık; o halde Türkiye bizim varlığımızı neden kendisi için bir sorun olarak görüyor? Türkiye’de çözüm isteyen ve Kürtlerle barış sağlamak isteyen kişilerin böyle düşündüğüne inanmıyorum. Bakurê Kurdistan ve Türkiye’deki çözüm sürecini sabote etmek isteyenler, PJAK’ı tartışmaya açıyorlar. İmralı’daki görüşmenin sahte notlarını yayanlar, Kürtler ve Türklerin uzlaşmasını istemeyen kişilerdir. Aynı zihniyet veya çevreler İran’ın da demokratikleşmesini istemiyor. Bana göre bunlar, halklar arasındaki savaş ve çatışmalardan beslenerek kendilerini büyüten ve varlıklarını sürdüren rantçılardır.”

‘İran’da entegrasyon zemininden bahsedilemez’

Gelawêj Ewrîn, İran’da demokratik entegrasyon zemininin olmadığını şu cümlelerle ifade etti:

“Demokratik entegrasyon, her iki tarafın, özellikle de devlet tarafının seni bir irade olarak kabul ettiği bir zamanda gerçekleşir. Kendi rızan ve iradenle bu ülkenin siyasi sürecine dâhil olursun. İran’daki şartlara bakın; gerçekten entegre olmak isteyeceğimiz böyle bir zemin var mı, yok mu? Rejim sadece bizi değil, hiçbir siyasi partinin varlığını kabul etmiyor. Muhalif güçlerin hepsini ortadan kaldırıyor ve etkisizleştiriyor. Her gün bu kadar insan idam ediliyor. Ayakta kalabilmek için farklı bahanelerle ve çoğu zaman da sebepsiz yere insanları tutuklayıp zindanlara atıyorlar. Savaş ve bombardımanlar esnasında bile insanlar idam ediliyordu. İran’ın kanunları baştan aşağı demokratik olmaktan uzak; yasalar kadınlara ve tüm topluma karşı. Tüm şehirlerde savaş adı altında adeta olağanüstü hâl ve askeri yönetim yürürlükte. Peki, böyle bir durumda insan entegrasyondan nasıl bahsedebilir?”

Değişim ve diyalog

Gelawêj Ewrîn, İran’da öncelikli adımın entegrasyon değil değişim olduğunu söyleyerek şunları aktardı:

“Bu zalim rejim değişmedikçe ya da demokratikleşmedikçe, hiçbir siyasi gelişmeden bahsedemeyiz. Bizim gündemimiz şudur; Savaş ve bombardımanla İran’a demokrasi gelmez. İran halklarının mücadelesi İran’ı demokratikleştirip değiştirecektir. Halkımızın çıkarı ve halkların özgürlük talebinin gerçekleşmesi için, kendi politikalarımız çerçevesinde her güçle görüşmeler yapabiliriz. Herkes artık sorunlarını diyalog yoluyla çözüyor. Eğer bu rejim kendi kanlı düşmanlarıyla diyalog kurabiliyorsa, o halde neden kendi ülkesindeki halklarla da görüşme ve diyalog kurmak için adım atmıyor? Gerçekten Amerika ile görüşmek mi İran’a daha çok fayda sağlayacak, yoksa Kürt ve İranlı muhaliflerle görüşmek mi? Dışarısıyla yapılan görüşmelerin zaten bir sonucu yoktur ve her iki taraf da birbirini oyalamaktadır. Ancak muhaliflerle kurulacak diyalog durumu değiştirecektir. Özellikle Kürtlere yönelik bu yaklaşımın artık değişmesi gerekir.”

Demokratik yönetim tarzı

Gelawêj Ewrîn, İran’ın yüzlerce yıldır Kürtleri bir irade olarak görmediğini, haklarının görmezden gelindiğini ifade ederek şu sözlerle devam etti:

“Fakat Kürtler bugün söz ve diyalogla haklarını ve kimliklerini güvenceye almaya çalışıyor. İran’da halihazırda da eyalet sistemi bulunmaktadır. Bu oldukça önemlidir. İslam Cumhuriyeti ülkeyi merkeziyetçi ve katı bir sistemle yönetmeye çalışmak yerine, eyaletlerin yerel demokrasisine önem vermelidir. O zaman göreceğiz ki savaş ve ölüm olmadan da İran halkları birlikte özgür ve demokratik bir ülke inşa edeceklerdir. Bu kadim ve tarihi toprakların özünde bu demokratik yönetim tarzı her zaman var olmuştur. İran halkları buna yabancı değildir, demokratik bir sisteme de hazırdırlar. İran, merkeziyetçiliğin dayatılmasıyla hiçbir zaman yönetilememiştir ve yönetilemez.”

Abdullah Öcalan ile görüşme

Gelawêj Ewrîn, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme olanaklarının sağlanması ve bunun engellenmesindeki niyetlere dair şu sözleri söyledi:

“Bizim de Önder Apo’yu görebilmemiz gerekir. Onun perspektifi bizim için her zaman önemli ve hayatidir. Bazı kesimler sesimizin Önder Apo’ya ulaşmasını istemiyor ya da Önder Apo’nun bizimle ilişki kurmasına izin vermiyor. Bizim için de bazı kişilerin bu engelleri neden çıkardığı dikkat çekici bir konudur. İran’ın durumu Türkiye ve Suriye’den çok farklıdır ve bunu herkes iyi biliyor. Silahlı mücadele; İslam Cumhuriyeti idam, öldürme ve tutuklama politikalarından vazgeçtiği zaman sona erer. Ayrıca Kürtlerin haklarını resmen tanıdığında; sadece Kürtlerin değil, tüm halkların hakları tanındığında sona erer.”

‘Önder Apo’nun perspektifi bizim için nettir’

Gelawêj Ewrîn, İran halkları olarak demokratik bir cumhuriyette yaşamak istediklerini, bunun tüm halkların hakkı olduğunu ifade ederek şu sözleri söyledi:

“Önder Apo’dan anladığımız ve projesini bildiğimiz kadarıyla, bize hiçbir zaman ‘kesilecek koyun gibi boynunuzu eğin’ dememiştir. İran, Önder Apo’nun ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganıyla [halklar] ayağa kalktı ve büyük bir değişim yarattı. Artık sadece Kürtler değil, birçok İranlı halk ve özellikle kadınlar Önder Apo’nun fikir ve felsefesini tanıyor ve takip ediyor. Önder Apo’nun temel amacı Kürtlerin haklarını Kürdistan’ın tüm parçalarında güvenceye almaktır. Bu yüzden büyük bir inanç ve sabırla gece gündüz çalışmaktadır.”

Türkiye arabuluculuk yapabilir

Gelawêj Ewrîn, Türkiye’nin bu süreçte olumlu ve pozitif rol oynaması gerektiğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında Türkiye çok olumlu bir rol de oynayabilir. Türkiye’nin NATO cephesinde İran’a karşı yer aldığı çok açık bir durumdur, kimse bunu gizlemeye çalışmıyor. Peki, o zaman Türkiye, Amerika ve İsrail cephesinde yer alıyorsa neden İran’daki muhalefete de destek vermeye çalışmıyor? Biz de İran muhalefetinin güçlü bir tarafıyız. Türkiye’nin, İslam Cumhuriyeti politikalarını kınaması ve bunlara karşı tavır alması gerekir.”

‘İran’da büyük değişimler yaşanacak, hazırlık yapıyoruz’

Gelawêj Ewrîn, İran’da büyük değişimlerin yaşanacağını ve buna hazırlandıklarını söyleyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Her alanda hazırlıklarımız var. Bana göre Kasım ayı, İran halkları için önemli ve kritik bir ay. Herkes kendisini her türlü değişikliğe hazırlamalı. Şu anki ana gündemimiz de gelecekte İran’da demokratik bir cumhuriyetin temellerini nasıl atabileceğimizdir. Ayrıca ‘Jin, jiyan, azadî’ Devrimi’nin yıl dönümüne doğru gidiyoruz. Bu devrim devam ediyor, sadece anmalarla da sınırlı değildir. Bu devrimi bir sonuca ulaştırmalıyız.”

HABER MERKEZİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

KNK: Mehdi Zana’nın özlemlerini yerine getireceğiz

Sonraki Haber

‘Kadınların demokratik siyasete katılımı temel bir ihtiyaçtır’

Sonraki Haber

‘Kadınların demokratik siyasete katılımı temel bir ihtiyaçtır’

SON HABERLER

‘Kadınların demokratik siyasete katılımı temel bir ihtiyaçtır’

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2026

PJAK Basın Sözcüsü: Türkiye’de çözüm istemeyenler PJAK’ı tartışıyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2026

KNK: Mehdi Zana’nın özlemlerini yerine getireceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2026

Oyuncu Tilbe Saran: Demokratik ilkelere dönülürse sürece destek artar

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler İsviçre’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2026

Gurbetelli Ersöz Kadın Gazetecilik Ödülleri’ne katılım çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2026

Qoser’de yaşamlarını yitirenler için yürüyüş

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır