Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan birisi olarak her zaman mütevazı ve yol göstericiydi
İçeriden \ Hüseyin Aykol*
Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Muzaffer Yılmaz, 20.04.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor: “2007’den beri Hüseyin yoldaşla mektuplaşırken tanıştık. Yıllarca bu dostluğumuz devam etti. Birkaç ay önce basından öğrendik; çok zamansız bir anda aramızdan ayrıldı. Fakat kalbimizden, ruhumuzdan hiçbir zaman ayrılmadı, kopmadı. Daha önce bir kalem hediye gönderecektim fakat o hep; ‘Bana hatıra, hediye göndermeyin, ailelerinize gönderin’ derdi. Çok mütevazı bir insandı.
30 yıldır zindandayım; dört ay sonra buradan tahliye olacağım, tabii herhangi bir sıkıntı çıkmazsa. Evet, 30 yılı direnişle geride bıraktık.”
Not: Mektup nisan ayı içinde postaya verilmiş olmasına rağmen PTT tarafından 4 ay gecikmeyle tarafımıza ulaştırıldı.”
***
Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Enes İlgen, 05.08.2026 tarihinde postaya verilen mektubunda şöyle diyor: “Direncan’ın vefat haberini ailemden öğrendim. Bu haber bizleri derinden üzdü. Başta sizin, ailenizin ve tüm sevenlerinin başı sağ olsun. Mekânı cennet olsun. Gönül isterdi ki böyle bir günde sizinle omuz omuza durup acınızı paylaşalım ama koşullar buna elvermiyor. Bizler de ruhen sizlerleyiz.”
***
Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Bahattin Salhan, 11.08.2026 tarihinde postaya verilen mektubunda şöyle diyor: “Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan birisi olarak her zaman mütevazı ve yol göstericiydi.
Kendisi her zaman ‘Yazılarınızı kısa yazın, yazılarınız kısa olsun ki yayınlanabilsin.’ diyordu. Bizler cezaevlerinde uzunca yazmaya alışkın olduğumuz için yazdıklarımızı küçücük harflerle yazarak daha bol yer kaplamak isterken Hüseyin ağabeyin şikâyetlerini ve uyarılarını dün gibi hatırlarım. Söz konusu Hüseyin Aykol olunca içerideki nükteler yazışmalara da yansıyordu. Cevaplarımızın çoğunu köşesinden okurken gülmekten kırılırdık. Soyadını yanlış yazan arkadaşlara verdiği ince cevaplar, yazılarımız üzerine yorumları, eleştirileri ve cevapları biz mahpusların da tartışma ve moral konusu oluyordu.
Zindan koşulları kötü olsa da umudumuzu güçlü tutmaya çalışıyoruz. Birçok arkadaş 2-3 yıldır fazladan yatıyor. Koşullar derseniz değişiklik yok; idare ve kurullar kendi yollarında devam ediyorlar. Bir yıllık cezam kaldı. Çıkarsam neyle karşılaşacağımı bilemiyorum. Ama hastalıklarıma rağmen diğer arkadaşlar gibi fazladan da kalabilirim.”
***
Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Mehmet Nuri Tanış 13.08.2026 tarihinde gönderdiği mektupta şöyle diyor: “Hüseyin Aykol’un sene başındaki acı kaybı henüz tazeyken sevgili oğlunun da vefatının, acı ve üzüntüyü ne derece artırdığını tahmin edebiliyoruz.
Ceza ve Eğitim Kurulu’nun iki ayrı kararını gönderiyorum. Biri Demokratik Modernite dergisi hakkında, diğeri ise Demokratik Komünal Toplum Manifestosu hakkında. Son iki yıldır baş gündem olan Demokratik Toplum ve Barış sürecini içeren, işleyen iki yayın verilmiyor. Dahası devlet, meclis ve hükümet fiilen ve resmen Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ı muhatap alıyor, görüşmeler yapıyor. Peki bir de bahsettiğim iki karara, daha da vahimi kararın gerekçelerine bakalım! Gerçekten söze gerek kalmıyor!
Çıkarılan son yasal düzenlemelerin biz içeride tutulmaya devam edilecek olanlara olumlu bir yansıması olmayacak gibi; ki öyle görünüyor ki biz 2005 öncesi içeri alınanlar daha epeyce içeride tutulacak gibiyiz. Halkımızın hayrına bir süreç ve sonuçlar olsun da varsın olsun, içeride tutulmamız da bir süre daha sürsün.”
***
Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Zerdeşt Oduncu, 17.08.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor: “Yaklaşık 15-20 gün önce Mehmet Aykol’un da yaşamını yitirdiğini öğrendik. Başınız sağ olsun.
Bu ay içinde dört arkadaşımız, geçen ayın son günlerinde ise iki arkadaşımız bırakılmadı. Geçen aydan Fethi Oktay ve Hüseyin Yıldırım arkadaşlarımızın birinin 6 ay, birinin de üç ay esaretleri uzatıldı. Bu ay ise Ali Murat Çelik 3 ay, Levent Cin 3 ay, Yıldırım Demir 3 ay, Mehmet Çelebi Çalan’ın 3 ay esaretleri uzatıldı. Gerekçeler ise trajikomik: ‘Ne kadar elektrik kullanıp kullanmadığının tespit edilemediği, ne kadar su tasarrufunda bulunduğunun bilinemediği, odasında gazete bulunduğu vs.’ gerekçeler uzuyor. Yıllar önce gönderdiği mektuplara el konulması bile gerekçelere dahil edilmiş. Fethi arkadaşımızın ailesi cezaevi önüne geliyor ama eşinin, babasının, kardeşinin bırakılacağını bekleyen ailemiz bırakılmadığı kararını aldıklarında görüş yapmak isterler; görüş günü olmadığı hasebiyle görüşmeyi bile yaptırmıyor idare.
Levent Cin arkadaşımızın ailesi hapishaneyi arıyorlar sonucu öğrenmek için, lakin hapishane ‘daha karar alınmadı’ diyerek cevapladıktan sonra arkadaşımıza esaret uzatma kararı veriliyor.
Uzun bir süredir gazetelere, dergilere erişim sağlanmıyor. Normalde BİK kapsamına girmeyen dergilere aboneliklerimiz yapılıyor, veriliyordu (burada değil) ancak burada hiçbir şekilde verilmiyor.
Bir yıldır İlke TV kanalını istiyoruz ancak anket yapılmasına ve anket sonucu olarak en az 110 İlke TV isteği olmasına rağmen İlke TV verilmiyor.
Oda değişimleri herhalde burada cezaevi değişiminden bile daha zor. Sigara içmeyen ve hasta arkadaşlarımızın yanına sigara içen arkadaşlarımız veriliyor.
Normalde İnfaz Kanunu’nun 24. maddesi gereği bir blokta tutulmamız gerekirken koridorlarımıza farklı mahkûm grupları veriliyor. Ya psikopatla uğraşıyoruz ya da bize küfür, hakaretle prim kazanacağını zanneden tiplerle uğraşıyoruz. En son geçen hafta gecenin köründe birisi çıkıp bağırıp çağırıp küfür, hakaretlerle arkadaşlarımızı rahatsız etmiştir. Defalarca bu sorunları, konuları idari yetkililer ile görüşüyoruz. Ama aynı tas aynı hamam eskiye devam ediyorlar.”
***
Mektubu Gelenler
Muzaffer Yılmaz Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesi
Enes İlgen Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesi
Bahattin Salhan Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Mehmet Nuri Tanış Burdur Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
Zerdeşt Oduncu Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesi
*Hazırlayan: Nuray Çevirmen Aykol









