Amed’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Nurcan Akpirinç’in ailesi kızlarının sistematik bir şekilde şiddet gördüğünü belirtirken, dini nikahla evli olduğu M.A. ile ailesi tutarsız ifadeler verdi
Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı kırsal İngıcî Mahallesi’nde yaşayan iki aylık hamile Nurcan Akpirinç, 20 Haziran’da evinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu. İki çocuğu olan Nurcan Akpirinç’in ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadelere ulaşıldı.
Nurcan Akpirinç’in annesi Asiye Akpirinç, savcılık ifadesinde kızının uzun süredir dini nikahlı olduğu M.A. ve annesinden şiddet gördüğünü belirtti. Olay günü kendisini arayan kızıyla yaptığı görüşmeyle ilgili Asiye Akpirinç, “Saat 15.00 sıralarında beni arayarak ‘çabuk gel, beni öldürecekler, beni dövdüler’ dedi. Hemen arkasından telefon kapandı. Kızım bu olay esnasında iki aylık hamileydi. Bu haliyle kendini öldürmüş olabileceğini düşünmüyorum” diyerek, olayın aydınlatılmasını istedi.
‘Evlendiğinden beri şiddet görüyordu’
Nurcan Akpirinç’in ablası Pınar Akpirinç, kardeşinin sürekli kendisini arayarak baskı altında olduğunu ve sorunlar yaşadığını söylediğini dile getirdi. Ablasının ölümünden M.A.’nın sorumlu olduğuna dikkat çeken Pınar Akpirinç, “Sorumlu eniştem M.A.’dır. Evlendiğinden beri sürekli eşi, kayınbabası ve kayınvalidesinden baskı ve fiziksel şiddet görüyordu” dedi.
Nurcan Akpirinç’in amcaları A.A. ve Y.A. da, Nurcan Akpirinç’in M.A. tarafından sürekli şiddette uğradığını belirterek, olayın detaylıca araştırılmasını istedi.
İfadeler çelişkili
Savcılık sorgusunda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise M.A., babası M.H.A. ve annesi C.A.’nın Nurcan Akpirinç’in ölü bulunduğu kilitli odaya nasıl girdiklerine ilişkin çelişkili ifadeleri oldu. M.A., ifadesinde olay günü Nurcan Akpirinç ile dijital medya hesabı nedeniyle tartıştığını belirterek, “Tartışma esnasında Nurcan’ın telefonu yere düştü ve ekranı kırıldı. Bu sebeple saat 13.00 sıralarında evden Nurcan’ın telefonunu yanıma alarak ayrıldım. İşim bittikten sonra eve döndüğümde annem ve babam, ‘Nurcan evde yok, git abinin evine bak’ dedi. Baktıktan sonra eve geri döndüğümde annem bize seslenerek, ‘Misafir odasının kapısı kilitli, buraya gelin bakın’ dedi. Odanın kapısına gittiğimizde annem kapıyı açmıştı” diye belirtti.
M.A., olayın ardından mahalleden ayrılmasına ilişkin ise şunları söyledi:
“Olay duyulduktan bir süre sonra köylülerin hepsi evin önüne toplandı, bana saldırmalarından korktuğumuz için amcamın oğlu B.A. beni alarak Diyarbakır merkeze getirdi.”
Babası M.H.A., savcılık ifadesinde kapıyı yedek anahtarla açtıklarını söyledi. M.A.’nın annesi C.A. ise, oğlu ve eşinin aksine M.A.’nın kilitli odaya balkondan girdiğini belirterek, ekledi:
“İlk başta oğlum kapıyı açmaya çalıştı ama kilitli olduğu için açılmadı. Oğlum ikinci kattan aşağı inerek misafir odasına bağlı balkondaki PVC camı eliyle sert bir şekilde vurup açtı. Kapının kilidi, kapının iç kısmına takılmış yani içeriden kilitlenmişti.”
Kaynak: MA









