• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ali Sinemilli

AKP silahların bırakılmasını istiyor mu?

8 Eylül 2026 Salı - 23:00
Kategori: Ali Sinemilli, Manşet, Yazarlar

AKP- iktidar hatta devlet sürecin ilerlemesinden ya da silahların devre dışı bırakılmasından söz ediyorsa, öncelikle demokratik siyaset kanallarını açmalı, bunun öncülüğünü de Önder Apo’nun yapacağını kabul etmelidir

Ali Sinemilli

Çerçeve yasa çıktı. Yasadan sonra süreçte bir hareketlilik olacak denildi. Kamuoyunun genel beklentisi bu yönlüydü. Fakat görece bir durağanlık dönemine girildi denilse yeridir. Öyle ya, yasa çıktıktan sonra iktidarın İmralı kapılarını açması, Önder Apo’nun örgütü ile, farklı kesimler ile görüşmesinin kanallarını oluşturması gerekiyordu. Gazeteciler, akademisyenler, siyasal çevrelerden insanların adaya gidip gelmesi düşünülüyordu. Hatta kayyum uygulaması ortadan kalkacak, cezaevlerinde bulunan Demirtaş, Yüksekdağ gibi siyasetçiler bırakılacak deniliyordu. Tabi ki, bunlara paralel olarak çıkarılan yasanın -artık nasıl anlaşılması gerekiyorsa- MGK’nın onayından geçmesi gerekiyordu. MGK kararıyla sürecin ilerleyip ilerlemeyeceği belli olacaktı.

Fakat ne yazık ki, bunların hiçbiri olmadı. Aksine iktidar cephesinin algı operasyonları hız kazandı. Topu yine Kürt tarafına atma, bu biçimde süreci zamana yayma yaklaşımı devam etti.

Herkes neden bir adım atılmıyor, niye bir hareketlilik yok diye merak ederken, arka planda akla ziyan bilgiler, haberler dolaşıma sokuldu. Buna göre, güya iktidar cephesi PKK’nin elindeki silahların tümünü ‘teslim’ almadan yasayı MGK’den geçirmeyecek, dolayısıyla herhangi bir adım da atmayacakmış. Akla ziyan denilen vaka tam da bu oluyor; iktidar adım atmadığı gibi tersinden Kürt tarafının daha fazla adım atması için psikolojik savaşa ağırlık vermiş durumda.

Hatırlatmak gerekir ki, PKK yaptığı son kongrede ‘sürecin ilerlemesi Önder Apo’nun özgür çalışma koşullarına bağlı’ demişti. Hali hazırda, Kürt halkının baş müzakerecisi Önder Apo’nun koşullarında bir değişiklik yok. İmralı’daki tecrit politikası devam ediyor. DEM Heyeti dışında adaya kimse gidemiyor. Hatta öyle ki, gittiği belirtilen bazı örgüt yöneticilerinin bile neden gittiği, neden buna izin verildiği vb. konular üzerinden bir negatif algı oluşturuluyor. Kuşkusuz, bunları konuşturan, söz hakkı veren iktidar oluyor. Konuştukları yerler, bu konuşmaları servis edenler, bunlara çanak tutanlar tamamıyla iktidarın güdümündeki mecralar.

Özcesi, sürecin temel gereklilikleri konusunda adım atılmadığı gibi aksi yönde bir algı operasyonu yürütülüyor ve buna herkesin inanması, hareket etmesi isteniyor.

Diğer yandan silahların tümüyle bırakılmasına bağlanan ucube yaklaşım, akıllara AKP silahların bırakılmasını istiyor mu istemiyor mu sorusunu doğal olarak getiriyor. Öyle ya, en apolitik bir yurttaş da biliyor ki, PKK çok geniş bir alanda üstlenmiş, on yıllardır mücadele eden bir örgütsel yapıya sahip. Böyle bir örgütün silahlarının kayıt altına alınması, denildiği gibi bırakıldığının tespiti nasıl bu kadar kısa bir zamanda olacaktır.

Hani ilk MGK toplantısında çerçeve yasa ile ilgili karar alınacaktı? Hani bu karar çerçevesinde altı aylık süreç başlayacaktı? İlk MGK toplantısının ekim ayında yapılacağı tartışıldığına göre, demek ki bu bir aylık zaman içinde PKK’nin elindeki bütün silahların kayıt altına alınması hesaplanıyormuş. Eğer bu başarılırsa MGK’den karar çıkacakmış.

Açık ki, bu yaklaşımın pratikte bir karşılığı yoktur. PKK’nin nerelerde üstlendiği, ne kadar bir güce, nasıl bir muhtevaya sahip olduğu çokça tartışılmasına rağmen bilinmemektedir. Böyle bir yapıyı bir ayda o çokça söylenen ifadeyle ‘tespit-teyit’ edeceğim, ondan sonra karar alacağım derseniz, alenen bu süreci tıkatmak, sonlandırmak istediğinizi, niyetinizin de silah bırakma olmadığını ifade etmiş olursunuz. Bir ayda tespiti yapılacak, kayıt altına alınacak hiçbir silahlı yapı olmadığı gibi PKK söz konusu olduğunda bu gerçeklik çok daha fazla böyledir.

Peki neden bunlar dillendirilmektedir? Yoksa, birilerinin tartıştığı gibi, AKP seçimlere odaklanmış durumda ve öncelikli gündemi bu mudur? Seçimlerden önce ülkeye dönmesi muhtemel PKK üyelerinin kendisine oy bazında zarar vereceğini mi düşünmektedir. Bundan dolayı mı süreci uzatma, zamana yayma politikası izlemektedir? Sorular çoğaltılabilir.

Hiç kuşku yok ki, artık bir karar vermek, sürecin devamı için iktidar -devlet cephesinden atılması gereken adımları atmak gerekmektedir. Basit gibi görünebilir ama sembolik değeri itibariyle bazı adımları atmak artık ertelenemez. Mesela adaya bir grup gazetecinin gidip Önder Apo ile görüşmesinin bir an evvel sağlanması gerekir. Peşi sıra farklı kesimlerin adaya gidişinin koşullarını yaratmak, bu gidiş ve gelişleri birilerinin iznine bağlı olmaktan çıkarmak gerekir. Önder Apo istediği kişi ve çevrelerle görüşebilmeli, çokça konuşulan normalleşmeye buradan başlanmalıdır. Önder Apo kamuoyuna hitap edemeyecek, buna rağmen her gün iktidarın yönlendirdiği, fonladığı kesimler var güçleriyle kendisine saldıracak, sonra da süreç yürümüyor, çünkü silahların kayıt altına alınmasını bekliyoruz denilecek.

Buna aklı başında herkesin güleceği, bununla da kalmayıp iktidarın asıl düşüncesini, planını sorgulayacağı aşikardır. AKP- iktidar hatta devlet sürecin ilerlemesinden ya da silahların devre dışı bırakılmasından söz ediyorsa, öncelikle demokratik siyaset kanallarını açmalı, bunun öncülüğünü de Önder Apo’nun yapacağını kabul etmelidir. Bu aşama geçildikten sonra diğer gerekliliklerin zaman içinde çözüme kavuşacağı, bunun için hiç de zorlanılmayacağı görülmelidir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Dönüş için ciddi bir hareketlilik göreceğiz

Sonraki Haber

Barışın etiği

Sonraki Haber

Barışın etiği

SON HABERLER

Demokratik cumhuriyet en geniş ittifakla sağlanır

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Barışın etiği

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

AKP silahların bırakılmasını istiyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Dönüş için ciddi bir hareketlilik göreceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

10 Ağustos yasası: Tarihsel dönemeç

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

AP Türkiye Raportörü Amor’dan Üsküdar tepkisi: Demokrasiyle alay etmektir

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Putin ve Trump telefonda görüştü: Ukrayna’da çözüm için çalışmalar sürecek

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır