Kadın ve kız çocuklarını hedef alan dijital şiddetin kadınların tüm yaşamını kuşattığını söyleyen ÖHD üyesi avukat Berivan Orhan, elde edilen fotoğraflar üzerinden yapılan şantajın istismara kadar varabildiğini ifade etti
Kadın ve kız çocuklarını hedef alan dijital şiddetin ekranla sınırlı kalmadığını kadının tüm yaşamını kuşattığını söyleyen avukat Berivan Orhan, bazı dosyalarda 50’ye yakın kadına ait fotoğrafın aynı faillerin elinde bulunduğunu belirterek örgütlü mücadeleye çağırdı.
Bir mesajla başlayan tehdit, ele geçirilen bir fotoğrafla sürdürülen şantaj ve kişisel bilgilerin yayılması ile sanal medya üzerinden kadınlara yöneltilen dijital şiddet, günden güne artıyor. Şiddete maruz bırakılan kadınlar ise ailelerinin duymasından, toplum tarafından damgalanmaktan ve başvurularının sonuçsuz kalmasından endişe ediliyor.
Veriler ne diyor?
Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği’nin (TBİD) 2021 yılında gerçekleştirdiği “Türkiye’de Dijital Şiddet Araştırması”na göre, Türkiye’de her beş kişiden biri dijital şiddete maruz kalıyor. Araştırmaya göre dijital şiddete en fazla gençler maruz kalırken, 15-17 yaş arasındaki her beş gençten biri, 18-32 yaş arasındaki her üç gençten biri dijital şiddetle karşılaşıyor. 15-17 yaş grubunda fiziksel görünüm ve yaş, 18-32 yaş grubunda ise cinsiyet, siyasi görüş ve fiziksel görünüm öne çıkan şiddet gerekçeleri arasında yer alıyor.
Kadınların yüzde 51’i dijital ortamlarda yazılı, sesli veya görüntülü taciz mesajlarına maruz kaldığını, yüzde 46’sı ise ısrarlı takibe uğradığını belirtirken, erkekler siyasi görüşleri nedeniyle daha fazla dijital şiddete uğradıklarını ifade ediyor. UNESCO verilerine göre 15-25 yaş arasındaki genç kadınların ve kız çocuklarının yüzde 58’i çevrim içi tacize uğrarken, yüzde 85’i birden fazla dijital şiddet türüne maruz kalıyor. UN Women’ın Kasım 2023 tarihli raporunda ise 12 ülkenin ortalamasında teknoloji destekli şiddete maruz bırakılan kadınların oranı yüzde 53,2 olarak açıklanırken, Türkiye’de bu oran yüzde 72,4 olarak kaydediliyor.
Mêrdîn’de dijital şiddet
Mêrdîn’deki dijital şiddet olaylarını değerlendiren Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Berivan Orhan, dijital şiddetin sanal dünyayla sınırlı olmadığını ve kadınların bütün yaşamını etkilediğini söyledi.
“Dijital şiddet, kadınların hayatına gerçekten zarar veren, kimi zaman bütün yaşamlarına mal olan bir şiddet türüdür” diyen Berivan Orhan, Mêrdîn’de en çok şantaj, tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilip yayılmasıyla karşılaştıklarını belirtti.
Dêrik’te yoğunlaşan şiddet
Dijital şiddet vakalarının özellikle Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağı) ve Dêrik (Derik) kırsalında yoğunlaştığını aktaran Berivan Orhan, ilkokul çağındaki çocuklara yönelik de ciddi saldırılar olduğuna işaret ederek, “Kadınların ve kız çocuklarının bazen özel, bazen de gündelik fotoğrafları ele geçiriliyor. Bu fotoğraflar üzerinden tehdit edilen kız çocukları ve kadınlar çeşitli taleplere zorlanıyor. Şantaj, istismara kadar varabiliyor” dedi.
İntiharlara etkisi
Dêrik’te kız çocuklarının yaşamına son verdiği kimi olayların arka planında şantajın bulunabileceğini düşündüklerini belirten Berivan Orhan, bu iddiaların ciddiyetle ve etkin biçimde araştırılması gerektiğine de dikkati çekti.
Örgütlü yapılar
İnceledikleri soruşturma dosyalarının dijital şiddetin tekil olaylardan ibaret olmadığını ortaya koyduğunu söyleyen Berivan Orhan, örgütlü yapılara işaret ederek “Artık tek bir failden ya da şiddete maruz bırakılan tek bir kadından söz etmiyoruz. Bazı faillerin elinde 50’ye yakın kadın ve kız çocuğuna ait fotoğraf bulunduğunu, bu fotoğrafların gruplarda dolaştırıldığını görüyoruz. Kadınlar ve kız çocukları bu yolla istismara ya da faillere maddi çıkar sağlamasına zorlanıyor” diye konuştu.
Kadınların yaptığı suç duyurularında etkin soruşturma yürütülmediğini ifade eden Berivan Orhan, birçok dosyanın “IP adresine ulaşılamadı” gibi gerekçelerle takipsizlikle sonuçlandırıldığını söyledi.
Kadınlar neden sessizliğe itiliyor?
Şiddete maruz bırakılan kadınlara yöneltilen “Neden başvurmadın?” sorusunun da kadınları suçlayan yaklaşımın bir parçası olduğunu vurgulayan Berivan Orhan, asıl olarak kadınları sessizliğe iten koşulların sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Kadınların çoğu zaman failden önce ailelerinin duymasından ve toplumda damgalanmaktan korktuğuna değinen Berivan Orhan, bu tarz durumlarda toplum tarafından önce kadınların yargılandığını ve bu nedenle de kişilerin başvuru yapmaktan kaçındığını söyledi.
Bilinçlendirme çalışmaları
Son olarak dijital şiddete karşı okullardan ve kırsal mahallelerden başlayarak bilinçlendirme çalışmaları yürütülmesi gerektiğini belirten Berivan Orhan, kadınlara başvuru mekanizmalarının anlatılması gerektiğini söyledi. Berivan Orhan, ÖHD olarak tüm kadın ve kız çocuklarına “buradayız, yalnız değilsiniz” diyerek şantaj ve tehdide karşı örgütlü mücadele etme çağrısı yaptı.
Haber: Haşim Abak / MA








