SAMER Saha Araştırmaları Merkezi, ‘Ailem Güvende’ operasyonlarının ardından sosyal medyada yürütülen tartışmaları analiz ederek kapsamlı bir rapor yayımladı
SAMER, “Ailem Güvende” adıyla çok sayıda dernek, vakıf ve iş yerine yapılan baskınlar ile yaşanan gözaltı süreçlerinin ardından dijital medyada öne çıkan değerlendirmeleri raporlaştırdı. X (eski adıyla Twitter) platformunda yer alan bin 300 farklı paylaşımın nitel analiziyle oluşturulan çalışmada, operasyonların kamuoyunda nasıl karşılandığı tematik ve söylemsel çerçevelerle ele alındı.
Devletin güvenlik ve adalet öncelikleri sorgulanıyor
Hazırlanan raporda, “Ailem Güvende” söyleminin yalnızca ahlak ve ailenin muhafazasına dönük bir güvenlik politikası olarak görülmediği ifade edildi. Söz konusu operasyonların; kadın ve çocukların şiddetten korunması, cezasızlık algısı, özel hayata müdahale, örgütlenme özgürlüğü ve ekonomik güvence gibi başlıklarla birlikte tartışılarak devletin önceliklerinin sorgulandığı geniş bir siyasal alana dönüştüğü kaydedildi.
‘Kavramlar devlet müdahalesini meşrulaştırmak için kullanılıyor’
Raporda, destekleyici paylaşımların aile, din ve geleneksel değerlerin korunmasını öne çıkardığı, eleştirel paylaşımların ise bu kavramların kamu gücü ve devlet müdahalesini meşrulaştırma aracı yapıldığını savunduğu aktarıldı.
İncelenen paylaşımlarda güvenlik anlayışının kapsamına dair şu ifadelere yer verildi:
“Sosyal medya söyleminde ‘Ailem Güvende’ ifadesi tek anlamlı bir güvenlik göstergesi olmaktan çıkmakta; devletin koruma sorumluluğunun kapsamı, güvenliğin kimler için ve hangi koşullarda sağlandığı ve kamu politikalarının öncelikleri üzerine bir tartışma başlığına dönüşmektedir. Bu bulgu, aile ve güvenlik politikalarının yalnızca ahlaki değerler üzerinden değil, aynı zamanda şiddetten korunma, eşit yurttaşlık, adalet, ekonomik güvence ve temel haklar bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.”









