ABD’nin Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki askeri varlığını sona erdirmesiyle 23 yıllık bir dönem kapandı; Bağdat gelişmeyi bayram olarak karşılarken Hewlêr güvenlik kaygısı yaşıyor
ABD askeri güçlerinin Irak ve Federe Kürdistan Bölgesi’nden çekilmesiyle bölgede 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana devam eden denge sona erdi. Bağdat’taki merkezi hükümet çekilmeyi bir dönüşüm olarak değerlendirip 30 Eylül tarihini kutlamaya hazırlanırken, Hewlêr cephesinde güvenlik kaygıları öne çıkıyor.
Bağdat iyimser Hewlêr endişeli
Körfez Savaşı’nın ardından ilan edilen uçuşa yasak bölge statüsü ve uluslararası koruma kalkanı, Federe Kürdistan Bölgesi’nin siyasi yapısında önemli bir yer tutuyordu. Bağdat’taki hükümet ve Şii gruplar koalisyon güçlerinin ayrılmasını savunurken, Hewlêr yönetiminden yapılan açıklamalar güvenlik kaygılarını yansıtıyor.
Federe Kürdistan Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani, uluslararası basına verdiği demeçlerde yaşanan güvenlik boşluğuna işaret ederek, “Biz zayıfız ve saldırıya uğruyoruz. Uygun bir savunma sisteminiz olmadan kendi başımıza bırakılmamız, buna utanç verici demek gerekir” ifadelerini kullandı. Mesrur Barzani, silahlı milis grupların mevcudiyetinin federal yapıyı ve özerkliği tehdit ettiğini kaydetti.
KDP Genel Başkanı Mesud Barzani de 2011’deki ABD çekilmesinin ardından 2014’te yaşanan DAİŞ saldırılarını hatırlatarak, benzer bir güvenlik boşluğunun bölge için risk teşkil ettiğini vurguladı.
Güvenlik boşluğu ve Pêşmerge birleşmesi
ABD güçlerinin ve hava savunma sistemlerinin sahadan çekilmesi, bölgeyi dışarıdan gelebilecek olası füze ile insansız hava aracı saldırılarına karşı açık hale getiriyor. Bölgede DAİŞ hücrelerinin yeniden harekete geçme ihtimali de dile getirilen başlıklar arasında yer alıyor.
Çekilme sürecinin hemen öncesinde KDP ve YNK’ye bağlı güçlerin Pêşmerge Bakanlığı çatısı altında bir araya gelmesi kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Besê Hozat’tan demokratik birlik vurgusu
Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, Pêşmerge güçlerinin birleşmesinin olumlu olduğunu belirterek, parti odaklı yapı yerine tüm halk temsilcilerinin yer alacağı bir modelin gerekliliğine dikkat çekti.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, bölgesel dengelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Böyle olursa hem Türkiye’de hem Başûr’da, Suriye’de, İran’da bir bütünen Kürtlerin yürüteceği demokratik mücadele, Ortadoğu’nun da demokratikleşmesinde gerçekten çok büyük bir rol oynayacak ve bölgeyi de demokratikleştirecek. Bu konuda Başûr’un da rolü önemli olacak. Demokratik federal bir Başûrê Kürdistan ve demokratik bir birlik hükümeti, yine pêşmergelerin, birleşik bir ordu gücü bu son derece önemlidir. Başûr’un ve Irak’ın demokratikleşmesinde katkısı çok büyük olacaktır, buna inanıyoruz.”
Kaynak: Özgür Paksoy / MA









