ABD’de 3 Kasım ara seçimlerine 1 aydan az zaman kala, yükselen savaş maliyetleri ve ekonomik baskılar nedeniyle Trump yönetiminin Kongre’deki çoğunluğu kaybetme ihtimali güçleniyor
ABD’de 3 Kasım Salı günü yapılacak ara seçimlere 1 aydan az bir süre kaldı. Donald Trump yönetiminin yaklaşık iki yıldır hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu elinde bulundurması, bütçe ve dış politika adımlarını engelsiz şekilde hayata geçirmesini sağlamıştı. Ancak iç ve dış siyasette yaşanan gelişmelerin ardından Donald Trump ve yönetimi, 3 Kasım seçimlerine ciddi bir destek kaybıyla giriyor.
Temsilciler Mclisi ve Senoto için sandık kurulacak
Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ile 100 sandalyeli Senato’nun 35 sandalyesi için sandık kurulacak. Son seçimlerde Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi’nde 217’ye 212, Senato’da ise 53’e 47 çoğunluk sağlamıştı. Senato’da seçim yapılacak bölgelerin 12’sini Demokrat adaylar, 23’ünü ise Cumhuriyetçi adaylar elinde tutuyor. Önceki bölgelere ek olarak 4 sandalye daha kazanan taraf Senato çoğunluğunu elde edecek. Temmuz ayına kadar anketlerde Demokratlar en fazla 49 sandalyede kalırken, yaz aylarından itibaren tablonun değiştiği görülüyor.
Yükselen maliyetler ve aday ayrışması
Trump yönetimine yönelik desteğin Temmuz ayından itibaren gerilemesinde üç ana unsur öne çıkıyor. İlk sırada, İran’a yönelik başlatılan savaşın ekonomi üzerindeki etkileri yer alıyor. Petrol fiyatlarının yeniden 100-110 dolar bandına yükselmesi, ABD iç pazarındaki ürün fiyatlarında yüzde 40 ile yüzde 60 arasında artışlara yol açtı.
İkinci etken olarak ön seçimlerde Cumhuriyetçi tabanda yaşanan ayrışma gösteriliyor. Ön seçim süreçlerinde adayların İsrail destekli yapılar ile MAGA kanadı arasında bölünmesi, parti içi tepkileri artırdı. Üçüncü etken ise kamuoyu algısı oldu. Donald Trump’ın savaşı başlatma iradesine karşın süreci sonlandırma kapasitesine dair şüpheler, onaylanmama oranını yüzde 61 seviyesine çıkardı.
Anketlerde son durum ve Texas tablosu
Seçime kısa bir süre kala paylaşılan son anket verilerine göre Senato dengesinde Demokratlar 49, Cumhuriyetçiler 48 sandalyeye ulaşmış durumda; 3 bölgede ise başa baş yarış sürüyor. Cumhuriyetçilerin kalesi olarak bilinen Texas eyaletinde dahi Demokrat adayların 8 puan önde görünmesi dikkat çekiyor.
Kongre’de çoğunluğun kaybı ve muhtemel senaryolar
Cumhuriyetçilerin Kongre’nin her iki kanadında da çoğunluğu kaybetmesi halinde Donald Trump’ın kararname yetkileri Anayasa Mahkemesi ve mevcut yasalarla sınırlandırılacak. Bu durumda yaşanabilecek temel başlıklar şunlar:
Atama ve Onay Süreçleri: Dış siyasetteki kritik atamalar Senato onayına bağlı kalacak. Örneğin ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın görev süresinin uzatılması gibi adımlarda Senato onayı gerekecek.
Azil Tartışmaları ve İstifa Baskısı: Yeterli çoğunluk bulunmadığı sürece azil (impeachment) sürecinin tamamlanması zor görünse de geçmişteki Richard Nixon örneğinde olduğu gibi siyasi baskıların artması gündeme gelebilir.
Bütçe Onay Mekanizması: Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon gibi kurumların harcama yetkileri Senato denetimine gireceği için yönetim bütçe kararlarında Kongre ile uzlaşmak zorunda kalacak.
Ortadoğu siyaseti ve Türkiye ilişkilerine yansımaları
Seçim sonuçlarının ABD’nin Ortadoğu politikasına da doğrudan yansıması bekleniyor. İran başlığında, Kongre’de sağlanacak olası bir Demokrat çoğunluğun ardından müzakere kanallarının yeniden açılabileceği ve Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in bu süreçte öne çıkabileceği ifade ediliyor. Suriye hattında ise ana çerçevenin İran politikasına bağlı olarak şekilleneceği öngörülüyor.
Türkiye ile ilişkiler açısından bakıldığında, ilişkilerin kişisel diplomasiden çıkarılıp kurumlar düzeyine çekilmesi yönündeki taleplerin artması bekleniyor. Kongre denetiminin sıkılaşması durumunda F-35 programı, F-16 tedariki ve benzeri askeri-diplomatik anlaşmalarda tek taraflı karar alma imkanının ortadan kalkacağı değerlendiriliyor.
HABER MERKEZİ









