Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan anmalara katılan ailelerin ifadeye çağrılmasına tepki gösteren MEBYA-DER ve DEM Parti, uygulamaların bir provokasyon olduğu, barış ve demokratik toplum sürecine aykırı olduğu vurgulandı
Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için 26, 27 ve 28 Ağustos tarihlerinde yapılan anmalara katılan ailelerin ifadeye çağrılması protesto edildi.
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Cizîr ilçe binası önünde basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada konuşan MEBYA-DER Şirnex Eşbaşkanı Ramazan Toğurlu, ailelerin çocuklarına, cenazelerine ve yaşamını yitiren yakınlarına sahip çıkmasının en doğal hakları olduğunu belirterek “Bugün çocuklarına, çocuklarının cenazelerine, şehitlerine sahip çıkma insanların hakkıdır. 70-80 yaşındaki o annelere bu yaklaşımı kınıyoruz. Bunu bu şekilde kabul etmiyoruz. Madem ki bir süreç başlattın, o zaman bu sürece uygun bir tutum ve yaşam sergilensin. Eğer bugün bir süreç başlattıysan; gözaltılar, yargılamalar, ifade almalar olmasın artık. Biz bu durumu asla kabul etmiyoruz. Devlet yetkililerine çağrıda bulunuyoruz; bir yandan barış adımları atılırken diğer yandan bu tür olaylar yaşanmasın” ifadelerini kullandı.
‘Bu bir provokasyondur’
DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan ise Kürdistan kentlerinde yaşamını yitirenlerin ailelerinin yas tuttuğunu ve anmalar gerçekleştirdiğini hatırlatarak, “Geçen ay da Kürdistan kentlerinin tamamında; aileler yasını tuttu, onları andı. Onların şahsında tüm Kürdistan şehitlerine, barışa, demokratik topluma, özgürlük ve onurlu bir yaşam talebine sahip çıktığımızı genel kamuoyuyla paylaştık. Bu yas, bu duruş; ailelerin dayanışmasıdır, barış isteyen annelerin çığlığıdır. Ancak bugün Şırnak’ta, Cizre’de görüyoruz ki; Şehît Serxwebun’un ailesi şahsında aileden 10’dan fazla kişi, aralarında anne ve yaşlıların da bulunduğu kişiler, ifade verme ve sorgulama bahanesiyle çağrılıyor. Biz bir kez daha yasımıza, acımıza yönelik bu baskıyı, ailemizin hedef alınmasını kınıyoruz ve bu baskıları kabul etmiyoruz. Bu bir saldırıdır, bu bir provokasyondur. Bu, hepimizin ortak değerleri olan yasa ve acıya karşı yapılan bir saygısızlıktır” diye konuştu.
‘Değerlerimize yönelik saldırılar hafızamızdadır’
Baskıların yas tutun bütün aileleri hedef aldığını söyleyen Newroz Uysal Aslan, “Bugün sadece Özen ailesi değil, sadece Şehit Serxwebun’un ailesi değil, sadece Cizre ve Şırnak’ta yas tutan ailelerimiz değil; bu saldırı, bu baskı ve provokasyon, yas tutan tüm değerlerimize ve bu sürecin doğrudan devamlılığına yapılmıştır. Devletin yasımıza, taziyemize, mezarlarımıza ve anmalarımıza yönelik bu tutumunu ilk kez protesto etmiyoruz. Geçen hafta Gabar’da, değerlerimizin ve şehitlerimizin mezarları üzerinde benzer bir tablo gördük. 90’lı yıllardan beri değerlerimize yönelik saldırılar hafızamızdadır. Cizre’de taziye evlerinin basılması, yasımıza ve acımıza yönelik baskılar bugün de hukuki bir gerekçe adı altında devam etmektedir. Bu saldırıların 90’lı yıllardan, 2000’li yıllardan ve geçmiş yıllardaki taziye baskılarından hiçbir farkı yoktur. Biz Cizre halkı ve yanımızda bulunan ailemiz olarak bu saldırıyı, bu baskıyı kabul etmiyoruz. Kınıyoruz ve diyoruz ki bu, sürece yönelik bir provokasyondur. Bu, ailemizin duruşuna ve barış iradesine yönelik bir provokasyondur” ifadelerini kullandı.
Açıklama, “Şehîd namirin” sloganıyla son buldu.
Kaynak: MA









