Cezaevinde kalp krizi geçiren hasta tutsak Celal Yıldırım, 55 km mesafedeki hastaneye teknofestin oluşturduğu trafik yoğunluğuyla 2,5 saatte ulaştırıldı. Hayati riski devam eden Yıldırım’ın ailesi sorumlulun iktidar olduğunu söyledi
Hilvan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinde kalp krizi geçirdikten sonra hastaneye kaldırılan hasta tutsak Celal Yıldırım (56), müşahade altında tutulmaya devam ediyor. Cuma günü sabah saat 10.00 sıralarında göğsünde ve başının arkasında ağrı hisseden Yıldırım, düşerek baygınlık geçirmesi nedeniyle önce Cûrnê Reş Devlete Hastanesine ardından Riha merkezde bulunan Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede acil müdahale edilen 8 çocuk babası Yıldırım’a 2 defa anjiyo yapıldığı, kalp yetmezliği başladığı ve kalbin yüzde 10-15 bandında çalıştığı öğrenildi.
Cezaevi aileye bilgi vermedi
Yıldırım’ın sağlık durumu ve yaşananlar hakkında bilgi veren eşi Feride Yıldırım (52), eşinin cezaevinden önce herhangi bir hastalığının olmadığını söyledi. Eşinin hastaneye kaldırıldığını Cumartesi günü öğrendiğini belirten Yıldırım, “Eşimin koğuşunda bulunan arkadaşları ailelerini aradıkları zaman durum hakkında bilgi vermişler. Onların aileleri de bize bilgi verince durumu öğrendik. Ne cezaevi ne de herhangi bir resmi kurum bize bilgi vermedi” dedi.
Teknofest nedeniyle hastane geç ulaştırıldı
Eşinin durumunu öğrendikten sonra hemen ilgili kurumları aradıklarını anlatan Yıldırım, “Eşimin cezaevinde fenalaşmasının ardından önce Cûrnê Reş Devlet Hastanesine oradan da Riha’ya getirilene kadar 2 buçuk saat zaman geçmiş. O gün Teknofest festivali olduğu için 50 kilometrelik yolu 90 dakikada ancak gelebilmişler. Doktorlarda kalp krizi anında ilk yarım saatin hayati önem taşıdığını, fakat kendilerinin çok sonra müdahale edebildiğini söyledi. Doktorlar, eşime geç müdahale edildiği için her an kalbinin durma riski olduğunu söyledi” diye konuştu.
Eşinin hastaneye getirildiği zaman bilincinin kapalı olduğunu ifade eden Yıldırım, “Doktorlardan öğrendiğimiz kadarıyla 2 defa anjiyo olmuş. Kalp krizi nedeniyle hastaneye sevk edilmiş. Şu an hala hayati riski yüksek, bunun için hastanede tutuluyor. Doktorlar, her şeye hazırlıklı olmamız gerektiğini söylüyor” diye konuştu.
‘Sorumluluk hükümetin’
Savcılık izniyle hastanede eşini ziyaret ettiğini dile getiren Yıldırım, “Eşimin hastaneye getirildiğini öğrendikten sonra savcılıktan aldığımız izinle hastanede onu ziyaret ettim. Ziyaret sırasında telefonumu bırakmamı istediler. Kapıda jandarmalar duruyordu. Girdim odasına 5 dakika tek kalabildim. Durumu kötüydü. Çok halsizdi ve konuşmakta çok zorlanıyordu” ifadelerini kullandı.
Eşinin şu an ki durumundan hükümetin sorumlu olduğunu kaydeden Yıldırım, “Eşimin şu an ki durumundan hükümet sorumludur. Eşim fenalaştığı zaman çok hızlı bir şekilde hastaneye yetiştirilmesi gerekiyordu. Festivalleri yüzenden yarım saatlik yolu bir buçuk saatte gelebildi. Birde Cûrnê Reş’e de götürülünce 2 buçuk saat zaman kaybedilmiş” şeklinde konuştu.
Eşinin hapis cezasının çok az kaldığını ve sağlık durumunun cezaevi koşullarına uygun olmadığını söyleyen Yıldırım, eşinin iyileşene kadar cezaevine götürülmemesini talep etti.
Haber: Ömer Akın / MA









