Suyu ticari mal haline getiren şirketlerden biri olan Munzur Su, yıllardır işgal ettiği mera için Kaymakamlık ihaleye çıktı. Büyük bir saldırı altında olan Munzur Vadisi adeta yağma alanına dönüşürken, Munzur Su’da bunlardan biri
K. Bülent Ongun
Dünya üzerindeki 25 ülke tüm yıl boyunca aşırı derecede yüksek su stresi yaşanıyor. Su stresinin en çok yaşandığı bölgelerin başında Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile Güney Asya geliyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da nüfusun yüzde 83’ü, Güney Asya’da nüfusun yüzde 74’ü su stresine maruz kalırken en yoksul ülkeler dahi şişelenmiş suya mahkûm edilmiş durumda. Diğer taraftan Türkiye’de şişelenmiş su satan şirketlerin örgütü Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) verilerine göre Türkiye’deki ambalajlı su pazarı hacmi 2024’te 11,1 milyar litreyken 2025 sonunda bu rakam yaklaşık 65,4 milyar litreye ulaştı. Şirketlerin iç piyasadaki toplam ciro büyüklüğü 2024 yılında 31 milyar lira olurken 2025 yılı itibariyle 78,1 milyar liraya ulaştı. Suyun yurtdışına ihracatı da her yıl katlanırken, 2025 yılında 85,5 milyar dolar (4 trilyon 205 milyar TL.) ciro yapmış olmaları ise su üzerinden sermaye kesimlerinin sessiz sedasız trilyonlar kazandıklarını ortaya koyarken, doğal yaşam ve halkın temiz suya erişimi yok ediliyor.
Munzur Su verileri gizli mi?
Dünya genelinde şişelenmiş su pazarının toplam değeri 2025 yılında 308,5 milyar ile 451,5 milyar dolar arasında. Dünya da en büyük su şirketleri Nestlé Waters, The Coca Cola Company, Danone, PepsiCo ve Primo Water / BlueTriton markaları olurken, Türkiye’de Nestle-Erikli, Sırma, Pınar gibi birçok şirket suyu babasının malı gibi her yerden emerek ticarileştirmekte. Bu şirketlerin için son yıllarda giderek büyüyen ve tüm Türkiye’de satılan en pahalı sulardan birisi de Munzur Su olarak öne çıkarken, su satış miktarı ile ciro verileri açık kaynaklarda yer almaması dikkat çekici. Köylünün meralarını adeta işgal ederek Munzur gözelerinden su taşıyan şirketin devlete su bedeli veya kiralama ücreti olarak ne kadar ödediğine dair kamuya açık, kesin bir finansal veri ya da resmi tutar bulunmamaktadır.
İşgal ettiği 52 dekar mera için ihale
Munzur Su şirketinin yıllardır merayı işgal ederek taşıdığı su havzası su şirketinin hemen yanı başında bulunurken, bu izinsiz kullanım sürecinin kaymakamlığa yaptığı desteklere dayandığı iddia ediliyor. Daha önce Kaymakamlığa hediye ettiği aracında bu kapsamda hibe edildiği konuşuluyor. Şirket, bölgede SİT alanının daraltıldığı bölgeyi yıllardır kullanırken, Kaymakamlığın bu bölgeyi satışa çıkarması dikkat çekici bir gelişme. Munzur Gözeleri’nin hemen yanı başında ve şirketin fabrika sınırlarına dayanan toplam 52 dekar arazinin satışa çıkarılması, sıradan bir taşınmaz satışı olarak değerlendirilemeyeceği aşikar. Geçmişte yöre köylülerinin mera olarak kullandığı ve şirketin adeta gasp ettiği, Munzur Su tesislerinin hemen sınırında ve Gözeler’in yanı başında bulunan bir alan olması devlet- şirket ortaklığına önemli bir örnek teşkil ediyor.
Satış neden şimdi?
Görüşüne başvurduğumuz Munzur Koruma Kurulu’ndan Hasan Şen, “Bu arazi Munzur Su’nun kullanım alanını genişletmek için mi satışa çıkarılıyor? Bu kuşkunun temelinde yalnızca arazinin konumu değil, yöre halkının aktardığı başka bir iddia da bulunuyor. Buna göre Munzur Su’nun fiilen kullandığı alan, şirketin sahip olduğu alanın çok üzerinde. Eğer durum buysa, önce bunun hukuki ve fiili durumunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Şirketin tapulu alanı ne kadar? Fiilen kullandığı alan ne kadar? Bu kullanım hakkı hangi hukuki dayanağa dayanıyor? Tam da bu alanların yanı başındaki 52 dönümlük kamu arazisi neden şimdi satışa çıkarılıyor?” sorularıyla yaşanan süreci aktarıyor.









