• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Aziz Tunç

Devlet neden demokratikleşmiyor

10 Ekim 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Aziz Tunç, Yazarlar

Kürt halk önderi Sayın Öcalan’a yönelik olarak gerçekleştirilen uluslararası komplonun yıl dönümünde komplo, Kürtlerin yaşadığı her yerde kitlesel olarak protesto edilmektedir.  Öncelikle bu komplonun hem genel anlamda hem de güncel gelişmelerden dolayı mahkûm edilmesi önemlidir.  Çünkü komplonun boşa çıkartılması, yaşanan barış ve demokratik toplum projesinin gerçekleşmesine hizmet edecektir.   O nedenle komploya karşı mücadele barış ve demokratik toplum projesinin gerçekleştirilmesi için mücadele demektir. Böyle olduğu için bütün imkânlar kullanılarak ve bütün yollar denenerek, barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya taşınması sağlanmak istenmiştir.

Barış ve demokratik toplum projesinin yaşandığı bu koşullarda Türkiye’de devleti elinde tutan AKP’lilerin dâhil olduğu, fon soygunu adı altında büyük bir soygun yaşanmıştır. Bunun yanında, artık rutine binmiş olan toplumun farklı kesimlerine yönelik saldırılar devam etmiştir. Potansiyel cumhurbaşkanı adayları birer birer elenmişler, kaybedilen belediyelerin başkanları ya cezaevine atılmakta veya AKP’ye transfer edilmektedirler. Muhalif gazeteciler, aydınlar, sanatçılar, siyasetçiler cezaevine konulmaktadırlar.  Acılarını paylaşmak için taziyelerini yapan şehitlerin aileleri, sorguya çekilmekte, yargılanmak istenmektedirler. Yargının ve polisin, yoğun mesai yaptığı bu koşullarda devletin gücünü kullanarak yolsuzluk yapanlar serbest dolaşmakta, mafya çeteleri cirit atmakta, tarikatlar, yalanlarıyla halkı mücadeleden alıkoymaya çalışırken bir yandan da devleti soymaktadırlar.

Bütün bunların yaşandığı koşullarda ve komplonun yıl dönümünde Hareket Yönetimi, Türk devleti ile silahlı bir çatışmaya yol açmaması için yeni düzenlemeler yaptıklarını duyurmuştur.   Böylece Sayın Öcalan ve yoldaşları, süreci ileri taşımak için bir kez daha önemli bir adım atmışlardır.

Bunun yanında devletin, bazı adımlar atmasına rağmen, olması gereken hızda hareket etmediği,   kamuoyunun ortak kanaatidir. Bunun nedenini anlamak için iki gerçeği göz önünde tutmak gerekiyor.

Birincisi, söz konusu süreç, adı üstünde devletin demokratikleşmesini zorunlu kılmaktadır. Bu demektir ki Türk devletinin yapısal ve radikal adımlar atması zorunludur. İkincisi, barış ve demokratik toplum süreci sosyo-politik bir süreç olarak toplumu ilgilendirmektedir.  Dolayısıyla bu politikanın etkili olabilmesi için kitleler tarafından sahiplenilmesi gerekmektedir.

Bu gerçekler üzerinde soruna bakıldığında, AKP hem köklü demokratik adımlar atmaktan kaçınıyor hem de kitlelerin harekete geçmesini istemiyor. Dolayısıyla AKP, demokratikleşmeye açık davranmamaktadır.  Bunun da iki nedeni bulunmaktadır. AKP’nin bütün iddialarına rağmen Kemalizm’e karşı gerçekten demokratik bir tutum alamıyor olması, birinci nedendir. İkincisi, AKP’nin ideolojik ve siyasi yapılanmasının, yani deyim yerindeyse kimyasının, demokrasiyle uyumlu olmamasıdır.

Çünkü demokrasi demek, Kürtlerin, Alevilerin, diğer tüm halkların ve inanç topluluklarının varlığının kabul edilmesi, haklarının teslim edilmesi demektir.  Aynı şekilde ezilen ve sömürülen tüm toplumsal kesimlerin, demokratik haklarını özgürce kullanabilmeleri demektir. Yolsuzlukların, hırsızlıkların, fon soygunlarının, ayakkabı kutularında milyarların kaçırılmasının olmamasıdır, demokrasi.   Demokrasi, mafya çetelerinin ve tarikatların iktidar ortağı olmadığı, yasamanın ve yürütmenin “tek adama” bağlanmadığı, istifa etmenin bile izne tabii kılınmadığı, yargının “tek adamın” sopası olmadığı bir sistemdir.  Bütün bunlardan dolayı, yani AKP, demokrasinin olmadığı bir barış yapmaya çalıştığı için, barış ve demokratik toplum süreci kolay ilerlememektedir. Dahası AKP, demokratikleşmeye açık kapı bırakmamak için süreci hızlandırmak yerine yavaşlatmaktadır.

AKP’nin izlediği bu demokrasi ve barış karşıtı tutum, Kürt halkında ve diğer ezilen toplumsal kesimlerde devlete karşı derin bir güvensizlik yaratmaktadır.   Bu durumda ortaya şöyle bir tablo çıkmaktadır. AKP, hem demokratikleşmenin gereklerini yerine getirmiyor, demokratikleşmekten kaçınıyor hem de süreci, Kürtlerin iradesini kırmak için kullanmaya çalışıyor. Buna karşın süreci sürükleyecek olan kitlelerde ise yeterli bir hareketlilik yaratılamıyor ve süreç yavaş ve sorunlu ilerliyor.

Türk devleti benzer politikayı Rojava’dan da uygulamaktadır. Rojhılat’ta ve Şengal’de hatta Güney Kürdistanda yaptıkları, Kürtlere düşmanlıktan ibarettir.   Türk devleti, Rolava’da ve  Haseki’de yapılanlardan görüldüğü gibi,  her türlü kontr- gerilla yöntemini kullanmaktadır. Bütün bu gelişmelerden hareketle, çok net olarak belirtilmelidir ki, barış ve demokratik toplum projesi, ancak radikal kitle mücadelesiyle gerçekleşecektir. Bunun için toplumun tüm ezilenleri, demokrasi isteyen herkes, mevcut durumu, tarihi bir imkân olarak değerlendirmeli ve harekete geçmelidirler. Barış ve demokratik toplum projesinin öngördüğü gibi, Sayın Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılması, demokratikleşmenin gerektirdiği yasal ve hukuki düzenlemelerin yapılması, ancak kitlelerin mücadeleye seferber edilmesiyle sağlanabilir. Günün görevi budur.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

 Sarı öküzü vermek; İstanbul Kuzey Su Havzaları  

Sonraki Haber

Barış Süreci’nde imkânlar ve engeller

Sonraki Haber

Barış Süreci’nde imkânlar ve engeller

SON HABERLER

DEM Parti Kadın Meclisi, kadın ekolojistlerle bir araya geldi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Barış Süreci’nde imkânlar ve engeller

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Devlet neden demokratikleşmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

 Sarı öküzü vermek; İstanbul Kuzey Su Havzaları  

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Komün ve dayanışmayla direniyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Gözeler Munzur Suya peşkeş mi çekiliyor?

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

CHP’de yaprak dökümü

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır