Şirnex’te Şehîdgeha Cûma Bilîkî û Binevş Edessa mezarlığındaki kardeşinin mezarını 20 yıl sonra ziyaret eden Faysal Erbağa, kardeşinin mezarını buldu ama şimdi mezar yeri belli değil
Kürdistan’da 40 yılı aşkın süren çatışmalı süreçte yaşamını yitiren birçok kişinin mezar yerleri hala belli değil. Çatışmalarda yaşamını yitiren HPG ve YJA-STAR’lılar için 2013-2015 yıllarındaki diyalog sürecinde birçok kentte mezarlıklar inşa edildi. Ancak sürecin AKP tarafından sonlandırılmasıyla bu mezarlıklar bombalandı, iş makineleriyle yıkıldı. Yıkılan mezarlıklardan biri de Şirnex’in Sipîndarok köyündeki “Şehîdgeha Cûma Bilîkî û Binevş Edessa (Cuma Bilika ve Binevş Edessa Şehitliği)” idi.
2013 yılında inşa edilen mezarlığa askerler tarafından 11 Ekim 2025 tarihinde yapılan saldırıda, mezarlığın etrafını saran duvar, ibadet için inşa edilen cami ve misafirhane tamamen yıkıldı, bununla da yetinmeyen askerler, mezarlık etrafına dikilen ağaç ve çiçekleri köklerinden söktü. Aradan geçen 11 yılda “askeri güvenlik bölgesi” adı altında mezarlığa ziyaretlerin gerçekleştirilmesine izin verilmedi.
2 Ağustos 2026 tarihinde 20 yıldır oğlunun mezarını arayan 88 yaşındaki Fatime Ülüş, solunum cihazıyla bir mezar taşı fotoğrafının peşinden Fransa’nın Strazburg kentinden 4 bin 600 kilometre yol kat ederek Şirnex’teki Cûdî Dağı’na çıkmış ve uzun bir aradan sonra mezarlığa ilk ziyareti gerçekleştirmişti. Fatime Ülüş’ün gerçekleştirdiği ziyarette dair Mezopotamya Ajansı’nın (MA) geçtiği görüntülerde 20 yıldır kardeşi Hatice Erbağa (Cihan Zilan) ait mezar taşını gören Faysal Erbağa, Bursa’dan yola çıkarak Cûdî’nin yolunu tuttu.
Hiç sonuç alamadı
Wan’ın Erdîş ilçesine bağlı Zilan bölgesinden yaşayan Hatice Erbağa, 1999 yılında PKK’ye katıldı ve 31 Mart 2006’da Cûdî’de çıkan çatışmada yaşamını yitirdi. Hatice Erbağa’nın ölüm haberini aynı yıl alan ailesi, birçok kez Şirnex’a gelip gitseler de sonuç alamadı.
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan Cihan Ülüş’ün ailesinin mezarlığı ziyaret etmesine dair çıkan haberlerde yayınlanan görüntüler üzerine Cûdî’nin yolunu tutan Faysal Erbağa, zorlu bir yolcuğun ardından mezarlığa ulaştı. Kardeşinin isminin yazılı olduğu mezar taşını bulmanın sevincini yaşayan Faysal Erbağa, mezar taşlarının gömüldüğü ve mezarlığın tahrip edildiği alanda hangi mezarın kardeşine ait olduğunu ise belirleyemedi. Faysal Erbağa, yaşamını yitiren annesinin Wan’daki mezarına götürmek üzere mezarlıktaki her mezardan bir avuç toprak aldı.
‘Mezar taşına tahammülleri yok’
Gerçekleştirdiği yolculuğa dair yıkılan mezarların arasında duygularını Mezopotamya Ajansı’yla paylaşan Faysal Erbağa, şunları söyledi:
“20 yıldır mezarını arıyordum; Mezopotamya Ajansı’nın çektiği görüntülerde mezar taşını görünce burada olduğunu öğrendim ve 20 yıl sonra kardeşimin mezarına ulaştım. Hangi savaşa bakarsanız bakın, mezarları yıkmak ve mezar taşlarını gömmek gibi uygulamalar göremezsiniz ancak biz bunlara tanıklık ettik. Mezarların tahrip edilmesinin kabul etmiyoruz. Savaşta ölüm olur ama mezarlıklar hiçbir zaman tahrip edilmemeli. Mezar taşlarına bile tahammülleri yok.”
‘Onların sayesinde bugünlere geldik’
Kömür ocakları nedeniyle mezarlığa giden yolların bozulduğunu ve yolun bir bölümünü yürüyerek aşmak zorunda kaldıklarını belirten Faysal Erbağa, şöyle konuştu:
“Cûdî Dağı’na doğru ilerlerken hem hüzün hem de mutluluk yaşadım. Onların izleri bu dağlarda; buralarda gezmiş, buralarda kalmışlar, bu toprakları görmek beni çok mutlu etti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nden beklentimiz mezarlıklara, şehitliklere giden yolların yapılması ve mezarlıkların yeniden düzenlenmesidir. Böylece aileler olarak gelip yakınlarımızı ziyaret edebiliriz. Herkes şehitlerine ve partisine sahip çıkmalı. Onlar sayesinde bugüne geldik.”
ŞIRNEX









