Fransa’da kadınların hakları için mücadele etmek amacıyla sokaklara çıktığını belirten Fransa Ulusal Kadın Dayanışma Federasyonu’ndan Camille Lextray, ‘Kadınlar düşündükleri şeylerden geri adım atmıyor ve hakları için gerçekten mücadele ediyor. Hala mücadele etmemiz gerekiyor çünkü henüz istediğimiz noktada değiliz’ dedi
Fransa’nın başkenti Paris’te kadınlar, erkek şiddetine, cezasızlık politikalarına ve cinsel şiddete karşı 5 Ekim’de sokaklara çıktı. Eylem, kadın ve çocuklara yönelik şiddetle mücadelede kapsamlı değişiklikler öngören ve “Loi intégrale” olarak anılan yasa teklifinin Meclis’te görüşüldüğü gün gerçekleştirildi. Fransa’daki kadın hareketi, “kapsamlı yasa” ve “kapsamlı bütçe” talepleriyle şiddetle mücadele için güçlü bir kamu bütçesi ayrılması çağrısını sürdürüyor. Mayıs 2024’te defalarca koruma talep etmesine rağmen katledilen 15 yaşındaki Lina Delsarte için başlayan adalet arayışı da ülke geneline yayılan eylemlerin nedenleri arasında gösteriliyor.
Öğrenci eylemlerinde cinsel şiddet
Öte yandan, 17 Eylül’den bu yana devam eden lise öğrencilerinin eylemleri de ülke geneline yayıldı. Eğitim koşullarının iyileştirilmesi ve bütçe politikalarına tepkiyle başlayan protestolar, toplumun farklı kesimlerinden destek gördü. Eylemlerde 7 binden fazla kişinin gözaltına alındığı, binlerce kişinin yaralandığı belirtildi. Protestolara katılan bir kadın ise polis tarafından cinsel ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığını belirterek şikâyette bulundu.
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’nın çağrısıyla kadına yönelik şiddetle mücadele deneyimlerini paylaşmak üzere 10 Ekim’de Türkiye’de bulunan Fransa Ulusal Kadın Dayanışma Federasyonu (FNSF) İletişim Birimi Sorumlusu Camille Lextray, Fransa’da ülke geneline yayılan protestoları Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Necla Demir Arvas – Helin Özgün’e değerlendirdi.
Fransa’daki protestolarda genç liseli kadınların yer aldığı bir gençlik hareketi ile feminist hareketin de bulunduğunu ifade eden Camille Lextray, şöyle devam etti:
“Şu anda Fransa’da gerçekleşen birkaç hareket var. Bunlardan biri içinde çok sayıda gencin yer aldığı lise hareketi. Bu oldukça ilginç çünkü daha önceki toplumsal hareketlerde kadınların çok büyük bir yeri yoktu. Genç kadınların kendi alanlarını sahiplenmelerini ve seslerini duyurduklarını görmek gerçekten harika. Onları siyasi figürler olarak görmek ve kendilerini ifade edebilmelerini sağlamak, başlı başına feminist bir durum. Aynı zamanda şu anda Fransa’da çok büyük bir feminist hareket de mevcut. Kadınlar hakları için mücadele etmek amacıyla sokaklara çıkıyorlar ve mücadele ediyorlar.”
‘Kadınlar hakları için mücadele ediyor’
“Fransa’da feminist mücadeleyi tetikleyen birkaç trajik olay yaşadık” diyen Camille Lextray, çok sayıda erkeğin tecavüzüne maruz bırakılan Gisèle Pelicot’un hak arayış mücadelesini hatırlattı.
Cinsel şiddete ve aile içi şiddete karşı harekete geçmek isteyen kadınlardan oluşan çok büyük bir kitle olduğunu ve buna dair tepkinin giderek büyüdüğünün altını çizen Camille Lextray, şöyle belirtti:
“Kadınlar düşündükleri şeylerden geri adım atmıyor ve hakları için gerçekten mücadele ediyorlar. Hala mücadele etmemiz gerekiyor çünkü henüz istediğimiz noktada değiliz. Ancak örneğin rızanın yasaya dahil edilmesi gibi bazı önemli ve olumlu yasalar var oldu.”
Tüm dünyada kadınların farklı şekillerde şiddete, baskıya ve mobbinge maruz kalmasının yükselen sağ siyasetin doğurduğu sonuçlar olduğuna dikkat çeken Camille Lextray, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aşırı sağın yükselişiyle birlikte onun cinsiyetçi ve kadın düşmanı söylemlerinin şiddetin artmasına olanak tanıdığını görüyoruz. Kadınların gündelik yaşamları üzerinde gerçekten somut sonuçları oluyor, diyebiliriz.”
HABER MERKEZİ









