AYM, Cizîr’de sokağa çıkma yasağı esnasında bodrumlarda katledilen Azadiya Welat gazetesi çalışanı Ömer Baran’ın katledilmesini ‘hukuka uygun’ buldu, yaşam hakkının ihlal etmediğini savundu
Anayasa Mahkemesi (AYM), Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesinde 14 Aralık 2016’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında Cûdî Mahallesi’ndeki bodrumlarda katledilen Azadiya Welat gazetesi çalışanı Ömer Baran’ın katledilmesine ilişkin başvuruda karar verdi.
AYM, Ömer Baran’ın cenazesinin “çatışma bölgesinde” bulunmasından yola çıkarak “Meşru müdafaa hali ve silahlı ayaklanmanın bastırılması kapsamında zorunlu ve orantılı güç kullanımı sonucu hayatını kaybettiği, bu nedenle somut olayda yaşam hakkının maddi boyutu yönünden bir ihlal bulunmadığı” iddiasında bulundu. Soruşturmanın etkili yürütüldüğünü ileri süren AYM, kolluğun ifadelerinin alınmamasına ilişkin olarak ise ifade alma işleminin her soruşturmada yerine getirilmesi gereken otomatik bir zorunluluk olarak kabul edilemeyeceğini öne sürdü.
Başvuru kabul edildi, ihlal görülmedi
Dosyada bulunan delillerin olayın koşullarını ortaya koyduğunu ve kullanılan gücün zorunlu ve orantılı olduğunu gösterdiğini savunan AYM, soruşturmanın yaklaşık 5 yıl 9 ayda tamamlandığını belirterek etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edilmediği sonucuna ulaştı. AYM, yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna hükmederken, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının maddi ve usul boyutlarının ihlal edilmediğine karar verdi.
Dosya hakkında
Ömer Baran’ın katledilmesinden sonra Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildi. Ailenin itirazı üzerine dosya Şırnak Sulh Ceza Hakimliği’ne taşındı.
Hakimlik; 1 Temmuz 2020’de soruşturmada eksiklikler olduğu, eksiklikler giderildikten sonra ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle takipsizlik kararını kaldırdı. Başsavcılık, 1 Ekim 2021’de yeniden kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verdi. Takipsizlik kararında, Ömer Baran’ın “güvenlik güçlerinin yetkili bir merciden aldıkları hukuka uygun emri yerine getirdikleri esnada, meşru müdafaa hakkı kapsamında” katledildiği savunuldu.
Aile yeniden itirazda bulunurken, yapılan başvuru bu defa Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 24 Kasım 2021’de “kesin” olarak reddedildi.
Soruşturmanın etkin yürütülmediğini ayrıca kolluğun ölçüsüz olarak ölümcül güç kullandıklarını belirten Ömer Baran’ın ailesi, yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 24 Aralık 2021’de AYM’ye başvuruda bulundu. Başvuruda, telsiz kayıtlarının eksiksiz biçimde dosyaya alınmadığını, insansız hava araçları ve zırhlı araçlarla kaydedilmiş görüntülerin araştırılmadığını, silah kullanan personelin tespit edilerek ifadelerinin alınmadığını ve olay yerindeki silah ve mühimmatlara ilişkin yeterli inceleme yapılmadığı kaydedildi.
Toprağa verilmeden önce hapis cezası verilmişti
Ömer Baran hakkında, gazete dağıtımı yaptığı için 2014 yılında “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan davada, 9 Mart 2016’da Cizre Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5 yıl 5 ay hapis cezası verilmişti. Bu karar Baran’ın 26 Şubat 2016’da toprağa verilmesinden yalnızca 12 gün sonra verilmişti.
Haber: Dilan Bingöl \ MA









