Diyarbakır Kültür Yolu Festivali için hazırlanan pankart tarihi Amed Surları’na 8 çivi ile çakıldı. Amed Mimarlar Odası konuya dair yaptı açıklamasında, ‘Tarihi surlar etkinliklerin, reklamların ya da geçici uygulamaların taşıyıcısı değil; korunması gereken ortak mirasımızdır’ diyerek tepki gösterdi
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali için hazırlanan pankart, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Dünya Miras Listesi’nde yer alan Amed Surları’na çivi ile çakıldı. Şêx Seîd (Dağ Kapı) Meydanı’ndaki tarihi burçlara asılan pankart için 18 çivi kullanılırken, çivilerin tarihi surlara zarar verdiği görüldü.
Mezopotamya Ajansı’nın (MA) gündeme getirdiği haberin ardından Valilik pankartı surlardan kaldırdı. Amed Mimarlar Odası yaşanan duruma dair yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi.
“Surlara dokunma” başlıklı açıklamada şunlara yer verildi:
“Diyarbakır Surları’na festival pankartı asmak amacıyla çivi çakılmasi kültürel mirasımıza yönelik kabul edilemez bir müdahaledir. Festival pankartının sonradan sökülmüş olması, yapılan müdahalenin niteliğini ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kültürü tanıtma iddiasıyla düzenlenen etkinlikler, kültürel mirasa zarar verme pahasına gerçekleştirilemez. UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alan Diyarbakır Surları, yalnızca kentimizin değil, insanlığın ortak mırasıdır. Tarihsel belleğimizi, mimari birikimimizi ve kültürel kimliğimizi taşıyan bu yapının özgün taşlarına müdahale edilmesi, fiziksel hasara ve kalıcı tahribata yol açma riski taşımaktadır.
Adli ve idari süreç başlatılmalı
Üstelik bu, surlara yönelik ilk müdahale değildir. 2016 yılında kent savaşları sırasında surlarda ve suriçinde gerçekleştirilen yıkım, tarihe silinmez bir leke olarak işlenmişti. Burçlara yapılan tuvaletlerin izleri, surlardaki geçitlere bırakılan ağır beton bloklar vb. suçlar hafızamızda yerini korumaktadır. Geçmişte yaşanan bu tahribatların izleri giderilmemişken, surların yeni müdahalelere maruz bırakılması, kültürel mirasın korunması konusundaki sorumluluğun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında, koruma mevzuatına aykırı fiziksel müdahalelerin hukuki sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu uygulama, izin durumu ve müdahalelerin niteliği bakımından incelenmeli; surlarda oluşan olası hasar tespit edilerek gerekli adli ve idari süreçler işletilmelidir.
‘Tarihi surlar reklamın taşıyıcısı değildir
Pankartın sökülmesi, çakılan çivilerin ve oluşmuş olabilecek hasarın kendisinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Tarihi surlar etkinliklerin, reklamların ya da geçici uygulamaların taşıyıcısı değil; korunması gereken ortak mirasımızdır. TMMOB Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi olarak, ilgili kurumlarca müdahalenin sorumlularının belirlenmesini, surlardaki hasarın uzmanlarca tespit edilmesini ve ilgili mevzuat kapsamında gerekli işlemlerin başlatılmasını ivedilikle talep ediyoruz. Tarihimize, kentimizin belleğine ve ortak mirasımıza sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.”
Kaynak: MA









