KHK ile kapatılan Sarmaşık Derneği Başkanı Mehmet Şerif Camcı, Amed’de yoksullukla mücadelenin yardım dağıtmaktan ibaret görülemeyeceğini belirterek, çözümün yurttaşların karar alma süreçlerine doğrudan katıldığı bir Kent Komünü modelinden geçtiğini söyledi
Amed (Diyarbakır) genelinde işsizlik, güvencesiz çalışma, gıda güvencesizliği ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan kriz derinleşerek devam ediyor. Konuyu değerlendiren Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan Sarmaşık Derneği’nin Başkanı Mehmet Şerif Camcı, yaptığı değerlendirmede, yoksulluğun devlet politikalarından bağımsız ele alınamayacağını ifade etti.
Yoksulluğu derinleştiren devlet politikalarıdır
Amed’de yoksulluğun görünür hale gelmesinin nedenlerini değerlendiren Mehmet Şerif Camcı, sorunun küresel boyutlarının yanı sıra bölgesel niteliğine dikkat çekti. Kapitalist modernitenin üretim ve bölüşüm tercihlerinin yanı sıra devlet politikalarının belirleyici olduğunu kaydeden Mehmet Şerif Camcı şunları belirtti:
“Kürdistan’da yoksulluğu derinleştiren başat sorun, insan eliyle, daha net bir ifadeyle devlet eliyle yaratılan politikalardır. Bununla birlikte Kürdistan ve Amed özelinde yoksulluğu farklı bir karaktere ve derinliğe ulaştıran en temel neden, devletin yüzyıldır Kürdistan’da uyguladığı ekonomik politikalardır.”
Halk vadaka kültürüne terk edildi
Sarmaşık Derneği’nin KHK ile kapatılmasının kentteki dayanışma ağlarını zayıflattığını hatırlatan Mehmet Şerif Camcı, derneğin yalnızca gıda desteği sunmadığını, toplumu pasifleştiren ilişkilere karşı ahlaki ve politik bir öz savunma geliştirdiğini dile getirdi. Mevcut devlet desteklerini eleştiren Mehmet Şerif Camcı:
“Sarmaşık sonrası kent yoksulları öz savunmadan yoksun kaldı. Geleneksel devlet-yurttaş ilişkisine geri döndü. Devletin sadaka kültürünün insafına terk edildi. Devlet, uyguladığı sadaka kültürü uygulamaları ve sözüm ona destek diye sunduğu ulufelerle adeta şunu demeye çalışıyor: ‘Sen bana muhtaçsın, benim sana sunduğum desteklerle yaşayabilirsin’” değerlendirmesinde bulundu.
Çözüm Sarmaşık denemiyindeki kent komünleri
Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının devlet desteğini taklit etmekten vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Mehmet Şerif Camcı, çözüme dair somut bir öneri sundu. Mehmet Şerif Camcı şunları söyledi:
“Yerel yönetimler başta olmak üzere kent dinamikleri, devletin kötü bir kopyası şeklinde sunduğu destek çalışmalarından vazgeçmelidir. Her şeyden önce belirttiğiniz kent dinamikleri, Sarmaşık fikriyatına geri dönmeli. Dönemin ruhuna uygun bir şekilde Sarmaşık modelini güncelleyerek bir kent komünü formunda dayanışma politikalarını hayata geçirmelidir.”
Yurttaşlar dayanışmanın öznesi olmalı
Yoksullukla mücadelenin barınma, gıda, eğitim ve sağlık yardımları ile sınırlı kalamayacağını belirten Mehmet Şerif Camcı, insanların sürekli yardıma muhtaç özneler olarak görülmesine karşı çıktı. Tasarlanan modelin sivil ağlara dayanması gerektiğini savunan Mehmet Şerif Camcı şunları belirtti:
“Oluşturulacak ‘Kent Dayanışma Komünü’nün öznesi sivil yurttaş organizasyonları olmalı. Başlarken kurumlar ve kent dinamikleri bulunmalı, öncülük etmeli. Lakin olabilecek en kısa sürede bu komünün yönetimi yurttaşlar, yoksullar eliyle yürütülmelidir. Yani yurttaşın yurttaşla dayanışmasına dönüştürülmelidir.”
Kaynak: ANF









