Kürt halkının ulusal birliğini sağlaması gerektiğini belirten Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüleri Mehmet Kamaç ve Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, ‘Ulusal birlik talepleri kongreyle taçlandırılması gerekiyor’ dedi
Demokratik Birlik İnisiyatifi’nin Eşsözcüleri Mehmet Kamaç ve Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, yürütülen birlik ve kongre çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kürt halkının kimliğinin, dilinin, coğrafyasının, geçmişinin ve geleceğinin yüzyıllardır inkâr edildiğini belirten Mehmet Kamaç, hem bölgenin hem de tüm dünyanın çok önemli bir süreçten geçtiğini söyledi. Ortadoğu’nun yeni dünya düzeninde kritik bir yer kapladığına dikkat çeken Mehmet Kamaç, “Kimliği, dili, coğrafyası, geçmişi ve geleceği inkar edilmiş bir halktan bahsediyoruz. Böyle bir süreçten geçerken Kürtlerin de diğer milletler arasındaki saygınlığının korunması, temel haklarına kavuşması ve statü elde etmesinin tek yolu ulusal birliktir” dedi.
‘Birlikle nelerin yapıldığını gördük’
Kürtler arasında ulusal birliğin bugüne kadar sağlanamamasının hem iç hem de dış nedenleri bulunduğunu kaydeden Mehmet Kamaç, ulusal birliğin Kürt halkına kazandıracaklarının küresel ve bölgesel güçler tarafından bilindiğini, bu nedenle birliğe karşı tutum alındığını vurguladı. Sorunun yalnızca dış güçlerden kaynaklanmadığını söyleyerek iç sorunlara da dikkat çeken Mehmet Kamaç, ortak çıkarların bireysel, siyasi ve ideolojik çıkarların önünde tutulması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:
“Hiçbir siyasi parti, hiçbir ideolojik veya farklı toplumsal grup kendi çıkarını Kürt halkının çıkarlarının önüne koymamalı. Ama maalesef Kürtlerin kendi içinde böyle bir olumsuzluk var.”
‘Rojava kaybederse her yer kaybeder’
Kürdistan’ın dört parçasının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Mehmet Kamaç, Rojava, Başûr, Bakûr ve Rojhilat’taki gelişmelerin birbirini doğrudan etkilediğini söyledi. Parçaların ortak bir sistemin bileşenleri olduğuna işaret eden Mehmet Kamaç, “Hepsi birbiriyle bağlantılı ve bağımlı tektonik bir sisteme sahiptir” dedi. Bir parçadaki saldırının diğerlerini de etkilediğini vurgulayan Mehmet Kamaç, “Rojava kaybettiğinde her yer kaybeder. Rojava kazandığında ise her yer kazanacak. Parçaları bağımsız bir şekilde değil bütünlük içinde, ortak akıl ve stratejiyle değerlendirmeliyiz” diye konuştu. Kamaç ayrıca, kadınların ve gençlerin ulusal birlikteki rolünün yapbozun parçaları gibi senkronize ve hayati olduğunu ekledi.
Sayyiğit: Ulusal birlik amasız fakatsız elzemdir
Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ise, Kürt halkına yönelik savaş, asimilasyon ve yok etme politikalarının ulusal birliğin sağlanamamasından güç aldığını belirterek, “Kürtler bir 100 yıl daha kaybetmesin diye mevcut konjonktürde ulusal birliğin sağlanması amasız fakatsız elzemdir” dedi. Yüz yıldır ağır bedeller ödendiğini belirten Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, halkın ulusal birlik noktasında siyasi partilerin her zaman birkaç adım önünde gittiğini ve ortak tutumla uluslararası güçlere geri adım attırabildiğini ifade etti.
‘Bütün platformlarda kendimizi anlatalım’
Farklı parçalardaki çatışma ve belirsizliklere dikkat çeken Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin de diğer parçalardan bağımsız ele alınamayacağını dile getirdi. Farklı parçalardaki Kürt siyasi aktörlerinin bir araya gelmesinin önemine değinen Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Kürtlerin ulusal birlik taleplerini ete kemiğe büründürmesi ve bunu bir kongreyle taçlandırması gerekiyor” dedi.
Bir parça kazanırsa üç parça da kazanacak
KNK’nin Birleşmiş Milletler’e yönelik çalışmasına da değinen Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, sözlerini şöyle tamamladı:
“Birleşmiş Milletler’de 60 milyon Kürt için başkaları gidip söz kuruyor. Biz artık bütün platformlarda, uluslararası kuruluşlarda kendimizi kendimiz anlatalım. Tüm Kürtler tek bir ağızdan statü, anayasal haklar, dil ve kültür için ortak hareket ettiğini söylerse adımlar daha hızlı atılabilecektir. Bir parça kazanırsa üç parça da kazanacak, bir parça kaybederse diğer üç parça da kaybedecek.”
Kaynak: MA









