Şirnex’in Gabar Dağı’nda petrol sondajları, Cudi Dağı’nda açık ocak madenciliği ve dinamit patlatmaları Botan’da su kaynaklarını, ormanları ve yaban hayatını tehdit ediyor. Şirnex Barosu raporuna göre ağaç kesimleri hukuka aykırı biçimde sürüyor
Kürdistan’da uzun yıllardır sürdürülen savaş politikalarının toplumsal ve ekolojik sonuçlarının en yoğun yaşandığı bölgelerden biri Botan. 1990’lı yıllarda köy boşaltmaları, zorunlu göç, yayla yasakları ve koruculuk sistemi halkın yaşadığı topraklarla bağını ve geçim kaynaklarını hedef alırken bölgenin toplumsal yapısında derin kırılmalar yarattı. 2015-2016 yıllarında ilan edilen öz yönetim süreçlerinin ardından kent yıkımlarıyla halk yeniden göçe zorlandı. Sonraki yıllarda kalekol ve karakolların yaygınlaşması, özel güvenlik bölgesi ilanları ile yayla ve mera yasakları halkın yaşam alanlarına erişimini kısıtlamayı sürdürdü. Cudi, Gabar ve Besta’da askeri faaliyetlere eşlik eden yol yapımları, enerji yatırımları, petrol ve maden çalışmaları ile ağaç kesimleri ekolojik yıkımı derinleştirdi.
Su kaynakları kuruyor
Gabar, son yıllarda petrol çıkarma faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölgelerden biri oldu. Petrol çıkarma faaliyetleri Gabar’da birden fazla ekolojik tahribata yol açıyor. Arama ve sondaj sırasında yer altına enjekte edilen kimyasallar ve çatlatılan kaya kütlelerinde meydana gelen petrol sızıntıları, yer altındaki su kaynaklarına karışarak içme ve sulama sularını zehirliyor. Sondaj kuyularının açılması sırasında yer altı suyollarının yön değiştirmesi ve yoğun su tüketimi nedeniyle onbinlerce yıllık kaynak suları kuruyarak çevre köylerde ciddi bir susuzluk sorununu meydana getiriyor.
Ağaç kıyımı
Sondaj kulelerinin kurulması, yeni arama sahalarının açılması ve ham petrolün taşınması için gereken yol ağlarının inşası amacıyla Gabar Dağı ve eteklerindeki binlerce meşe, ceviz ve armut ağacı kesildi, bağlar tahrip edildi. Altyapı çalışmaları nedeniyle bir bütünlük içerisinde var olan ekosistemler parçalanıyor ve coğrafi yapı geri dönüşsüz bir yıkıma uğruyor.
Yaşam tehdit altında
Gabar Dağı, nesli tükenme tehlikesi altında olan pezkovîlerin (dağ keçileri), ceylanların ve birçok endemik kuş türünün yanında sayısız canlı türünün karşılıklı ekolojik ilişkiler kurarak evrimleştiği bir ekosistem. Bölgede yürütülen sismik araştırmalar, dinamit patlatmaları, iş makinelerinin gürültüsü ve ağır araç trafiği hayvanları göç baskısına maruz bırakarak ekokırıma zemin hazırlıyor.
Petrol çıkarma işlemleri sırasında çevreye yayılan gazlar ve sondaj sırasında açığa çıkan ağır metaller ile toksik kimyasallar hava kalitesini düşürüyor. Bu durumun uzun vadede bölgede yaşayan insanlar da dahil olmak üzere tüm canlılarda kanser ve solunum yolu hastalıkları riskini artırma ihtimali bulunuyor.
Cudi’de maden talanı
Cudi Dağı ise yoğun madencilik faaliyetlerinin odağında. Açık ocak madenciliğiyle yerin yüzlerce metre altındaki kömür çıkarılmaya çalışılıyor. Bu süreçte dağın zirvelerinde ve yamaçlarında tonlarca dinamit patlatılıyor. Bu kazı yöntemi bölgedeki devasa tepelerin yapısını tamamen bozarken uzaktan bakıldığında dahi çıplak gözle görülebilen derin ve dev çukurlar açığa çıkardı.
Endemik bitki kayıpları
Maden sahalarının genişletilmesi, şantiye sahalarının kurulması ve ağır iş makinelerinin geçeceği yolların açılması amacıyla Cudi Dağı eteklerindeki binlerce meşe ve diğer türlerden ağa. kesildi. Cudi, Ortadoğu florasına özgü birçok endemik bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Yoğun hafriyat ve toprak sıyırma işlemleri bu nadir bitki topluluklarının yaşam alanlarını tamamen yok ederek nesillerini tehlikeye atıyor. Sürekli patlatılan dinamitlerin yarattığı şiddetli sarsıntılar ve gürültü, ağır araç trafiği ve toz bulutları bitkilerin su kaynaklarını tehdit ederken yayılan tozların bitki yapraklarını kaplaması ve topraktaki mineral dengesinin bozulması, tüm bu bitki örtüsünün yaşamı yeniden üretme kapasitesini ciddi oranda sakatlıyor. Göç eden hayvanların tozlaşma ve toprağı havalandırma ve gübreleme gibi ortak ekosistem katkılarının da zayıfladığı koşullarda bitkilerin de biyolojik süreçleri sekteye uğramış oluyor. Hayvanların göçe zorlanması ise onları doğrudan ölüme itmek anlamına geliyor.
Termik santral bağlantısı
Maden faaliyetleri kapsamında patlatılan dinamitler doğal su kaynaklarını kurutuyor. Cudi Dağı’ndan çıkarılan asfaltit kömürü bölgedeki termik santralleri beslemek için kullanılıyor. Bunların başında ise Silopi Termik Santrali geliyor. Maden çıkarma sırasında havaya yoğun kimyasal toz partikülleri salınırken bu kömürün işlenmesi ve yakılması sırasında da çevreye kükürt, karbonmonoksit ve ağır metaller yayılıyor. Bu durum Cudi’nin havasını kirletmenin yanı sıra çevredeki yerleşim yerlerinde solunum yolu hastalıkları ve kanser vakalarında artış riskini epey artırıyor.
Baro Çevre ve Kent Komisyon raporu sayıları ortaya koyuyor
Şirnex Barosu Çevre ve Kent Komisyonu, Şirnex’te ormanlık alanlarda yapılan ağaç kesimlerine dair bir rapor yayımladı. 2020 ile 2022 yılları arasında yayımlanan bu raporda yer alan tespitler şu şekilde:
“Son bir yılda orman kesimleri yoğun bir şekilde devam etmektedir. Ağaç kesimleri ağırlıklı olarak Şırnak il merkezinin yüksek kesimlerinde ve Şırnak-Siirt arasındaki dağlık bölgelerde yapılmaktadır. İdil-Midyat arasında da kısmen orman kesimi yapılmıştır. İhaleler yasal usuller işletilmeden belli kişilere verilmek suretiyle hukuka aykırı biçimde yapılmaktadır. Ormanlar kesildikten sonra ağaçlar 20-25 tonluk kamyonlarla Cizre ilçesi üzerinden piyasa değerinin çok altında çevre illere ve Kayseri, Gaziantep, Osmaniye gibi başka illere gönderilmektedir. Temmuz 2022’de 14 yeni bölgede de ağaç kesimine başlanmıştır. Yaz mevsimi itibarıyla bu kesimler ve tahribatlar hızla artmakta, her gün yüzlerce ton endemik ve tarihî ağaç yok edilmektedir.”
Kaynak: JINNEWS









